Giriş
(3)

Zehirlendim mi?

robin one persie
Kapalı garajda çalışan arabanın içinde yaklaşık 20 dakika kaldım. Camlar kapalıydı. Çok bariz bir belirti yok ama garip hissediyorum. Karbonmonoksitten zehirlenmiş olabilir miyim?
Kapalı garajda çalışan arabanın içinde yaklaşık 20 dakika kaldım. Camlar kapalıydı. Çok bariz bir belirti yok ama garip hissediyorum. Karbonmonoksitten zehirlenmiş olabilir miyim?
0
robin one persie
(24.05.21)
mümkündür, otomobil tamamen kapalı bir kutu değil sonuçta. havalandırma kanalları şusu busu var, ve zaten %100 yalıtım sağlamaz.
0
gkhncnzdgn
(24.05.21)
camlar kapalı da olsa havalandırmadan içeri gelir gazlar, zehirlenmiş olabilirsin de arabayı niye kapatmadın onu anlamadım.
0
reanarchy
(24.05.21)
Başına bu şekilde bir şey gelse, intihar etme teşebbüsü yazarlar hastane kaydında bir ton uğraşırsın :) Kötü hissediyorsan açık havaya çık derim.
0
roket adam
(24.05.21)
(11)

Para verip ev almak mı kredi çekip ev almak mı

condom kurşunu
Almak istediğiniz evin fiyatı kadar birikiminiz olduğunu düşünün, parayı verince elinizde pek bir para kalmayacak. Aile evinde yaşıyorsunuz şu an. Ev ailenizin kira değil. Özel bir şirkette ynetici olarak çalışıyorsunuz 5 haneli bir maaşınız var ama özel sektör neticede yönetim değişikliği şirket d
Almak istediğiniz evin fiyatı kadar birikiminiz olduğunu düşünün, parayı verince elinizde pek bir para kalmayacak. Aile evinde yaşıyorsunuz şu an. Ev ailenizin kira değil. Özel bir şirkette ynetici olarak çalışıyorsunuz 5 haneli bir maaşınız var ama özel sektör neticede yönetim değişikliği şirket dinamikleri sürekli değişebilir kesin bir durum yok yani maaş anlamında. Bu durumda biriyseniz ne yaparsınız?

Bu anlattığım kişi kardeşim oluyor. Ben paran varken al kafasındayım sonra kredi mdemek için yıllarca uğraşma diyorum ama yanlış yönlendirmek de istemşyorum. Siz ne diyorsunuz?
0
condom kurşunu
(24.05.21)
Şu an faizler çok yüksek. Elde para varken kredi çekmek çok mantıklı değil bence. Kredi çekip elindeki parayı faize yatırsa bile alacağı faiz evin kredi faizinden az olacak.
0
robin one persie
(24.05.21)
500 bin liralık evin kira getirisi maks 2000 olur diye düşünüyorum. hadi çok çok 2500 olsun. 32 günlük vadeli 7500-8000 arası. şu an ne dolar ne ev ne araba almak mantıklı geliyor bana. tabi o kadar param da yok yatırımım da bu yüzden kolay geliyor :D fakat faizler de düşeceğe benzemiyor.
0
golgi aygıtı
(24.05.21)
Yatırım olarak değil de alıp içinde oturma olarak düşünüyor aslında.
0
🌸condom kurşunu
(24.05.21)
Kredi ile ev almak demek, 10 yıllık vade ile alınırsa ev fiyatının 2 katından fazlasını bankaya ödemek demek. Şuan kredi faizleri çok yüksek.

Kardeşiniz ticaret ile uğraşsa ve sıcak parayı çevirerek, bu tutardan çok daha fazlasını bu kredi süresince kazanacak olsaydı, kredi çekmesi mantıklı olabilirdi. Amma velakin şuan için onun durumunda, kredi çekmenin mantıklı bir yönünü göremiyorum.
0
cursor
(24.05.21)
ben her zaman bir miktar kredi alınması taraftarıyım. kenarda bir miktar nakit bırakmak iyidir her zaman.

trde gerçek enflasyon çok yüksek ve daha bir süre yüksek seyredecek, ödeyeceğiniz taksitler ilerleyen yıllarda sonra komik rakamlara dönecektir.

ayrıca diyelim konut kredi faizleri 1-2 sene içinde düşerse yapılandırma yapma şansınız var.
0
nuisance
(24.05.21)
şu andaki faiz oranlarını göz önüne aldığımızda nakit tabi ki.
şu an krdi çekerseniz geri ödemesi neredeyse tam iki katı.
geçen seneki 0.64'lük faiz ornaı olsaydı düşünülürdü belki.

yine de bence paran varsa ver nakit parayı al evi.

ama bir ekspertiz raporu çıkartın almadan önce mutlaka.
0
teritori
(24.05.21)
Şimdi şöyle hesapladım:
500 binlik kredi çekersen, 1,39 civarından 1.034.000 tl ödemiş oluyorsun. Yani yaklaşık 550 bin tl ek faiz ödüyorsun.

Elindeki parayı, önümüzdeki 10 senede 550 bin tl'den yükseğe çıkarabileceğini düşünüyorsan evet kredi çekilebilir. Ticaret yaparsın, işyerin vardır, borsaya coine girersin vs vs bir sürü şey.

Ama öyle bir düşüncen, planın, becerin, tecrüben yoksa, boşu boşuna 550 bin tl ek faiz ödemene gerek yok. Yine de nuisans'ın dediği gibi bir miktar kredi almak mantıklı olabilir, tüm nakitini tek eve basmamış olursun.
0
roket adam
(24.05.21)
Bir miktar kredi+1

Kenarda kesinlikle biraz para kalsin, Türkiye'de ne olduğu belli değil.
0
logisticsmanager
(24.05.21)
Geçen seneki 0,64-0,74 olayında krediyle alabilirdin ev. Ama şu anda kredi çekerek ev almak saçma. En azından elinde kredisiz satın alma imkanın varken.. Biz 0,74’le denk getirdik ama keşke biraz daha fazla çekseymişiz.. Arabayı da yenileyebilirdik.
0
silah taciri
(24.05.21)
Bu faiz oranları ile kredi çekmek çok mantıklı gelmiyor. Ben olsam nakit alırdım. Giderin azalacağı için kısa vadede bir birikim oluşur.
0
mesutcang
(25.05.21)
Alsın en kötü işten çıkarsa kiraya verir aç kalmaz
0
photo85
(25.05.21)
(6)

Covid ilaçlama

hrvl
Selamlar. Apartmanımızda pozitif biri çıktı. Ortak alanların, apartman içinin ilaçlanması gibi bir durum var mı? Sağlık bakanlığından vs gelip ilaçlama yapılıyor mu? Nerden talep edebilirim, bilgisi olan var mı?
Selamlar. Apartmanımızda pozitif biri çıktı. Ortak alanların, apartman içinin ilaçlanması gibi bir durum var mı? Sağlık bakanlığından vs gelip ilaçlama yapılıyor mu? Nerden talep edebilirim, bilgisi olan var mı?
0
hrvl
(24.05.21)
İlaçlama falan yapılmıyor, bilinen önlemleri alıp normal yaşamınıza devam ediyorsunuz.
0
roket adam
(24.05.21)
talebinizi belediyeye iletebilirsiniz ama geleceklerini sanmıyorum, araya adam falan sokarsanız birilerini gönderiyorlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.05.21)
Parasını verip yaptırıyorsunuz bizim binada öyle yapmıştık
0
condom kurşunu
(24.05.21)
Kçekmece belediyesi ücretsiz bir şekilde merdivenleri ilaçlıyor.
0
ayhsegull
(24.05.21)
Ya parasini verip sirkete dezenfekte ettiriyorsunuz ya da bulundugunuz ilce belediyesini arayip soyluyorsunuz, onlar ucretsiz yapiyorlar, o da belki...
0
invictae
(24.05.21)
Parasını verdiğim firma maskesi burnundan düşen bi adam yollamıştı
Ciddiyeti siz anlayın artık
0
photo85
(25.05.21)
(18)

Kahve Hakkındaki Düşünceleriniz

bay b
"kahve olmadan asla güne başlayamam""kahvesiz bir hayat dusunemiyorum""bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar
"kahve olmadan asla güne başlayamam"
"kahvesiz bir hayat dusunemiyorum"
"bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"

seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar zarari da olan bir madde, insanlarin bu asiri kahve meraki ve yuceltmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz? Ayrica sizce bu bir bagimlilik mi?

ben bir sure kafein almayacagim diye basladim ve devami da geldikce geldi, komple birakmadim tabi ki ama yarin icsem bile bundan sonra her sabah icer miyim, evde yapar miyim bilmiyorum;iceceksem de disarda guzel yapilmis bir espresso falan icip keyfine varmak icin icerim gibi geliyor. boyle dusunme sebebim de uzun zaman icmiyor olmam degil, gunde 3 fincan kahve icerken de benzer dusunuyordum onu da ekleyim.

fikirlerinizi merak ediyorum, tesekkurler.
0
bay b
(24.05.21)
hayatımda gerektiği kadar içiyorum. önemli işim vardır ve bir miktar daha ayakta kalmak için içerim. spordan önce ve if yaptığım dönemlerde kullandım. bazen de demleme teknikleri farklı olan kahveleri denemek için içtim. saydığınız düşüncelerdeki gibi hayatımda aman aman bir yeri yok sadece ihtiyaçlar dahilinde...

wilson wilson'ın sözü ile kapatalım,

"kafein'i fbi buldu"
0
evimin paspasi
(24.05.21)
Abartıyolar. Bağımlısı olmuşlar. "Bana bi' americano, latte içiyorum" demek bazılarımıza havalı geliyor. Çavdarlı ekmeksiz olmuyor demek pek havalı değil. Gibi gibi.
0
Amory Lorch
(24.05.21)
kafein bağımlılık yapıcı bir madde sonuçta, insanların alıştıktan sonra deli gibi istemesi çok normal. ayılayım diye bir gün içince geri kalan günler mutlaka canım istiyor yine, içmeyince de kendimi kötü hissediyorum ayılamıyorum. günde 1-2 bardak içince bile akşam çarpıntı, sinir, mide yanması ve uykusuzluk yapıyor bende. o yüzden neredeyse tamamen bıraktım kahveyi.
0
roket adam
(24.05.21)
1-2 ay çay dışında kafeinden uzak kalınca ne olduğunu daha iyi anladım. Özellikle ilk 1 hafta yoğun bir biçimde yoksunluk çektim ve ayılmakta çok zorlandım.(O ara çayı da çok azalttım zaten) Bizde kahve kültürü biraz da alkolün ayıplanmasından dolayı bu kadar popüler oldu bence. Dışarıda içecek bir şey bulamayınca kahveye sarıyor herkes.

Keyfine varmak dışında içmenin anlamsız olduğunu düşünmeye başlayanlardanım. Havalı yanı yok ama dışarıda bir yerde oturduğunuzda alternatifi çok az. Ve bunlar dışındaki mekanların çoğu alkollü ya da nargile tarzı. Alkollü mekanlarda alkol dışında pek bir şey olmaması gibi bunlarda da kahve harici bir şey yok. Bazen de mecbur kalıyor insanlar.

Biraz beyaz yaka abartması olan sıradan bir içecek işte. Ve gereksiz pahalı dışarıda.

Spor yapılacaksa içilir ama. Onu ayrı tutuyorum.
0
westblack
(24.05.21)
Ben kahve içmeye çok geç yaşta başladım önce nescafe sonra yavaş yavaş orta türk kahvesi, az şekerli türk kahvesi, sade türk kahvesi sonra sütlü filtre kahveye geldi sonra da sade filtre kahveye.

Hazır içecek de yok denecek kadar azdır hayatımda (kola asla içmem, fanta nadiren, meyve suyu nadiren)

Çayı da aynı şekilde çok geç yaşta içmeye başladım ve dışarıda çok nadir çay içerim dışarıda yapılan çayları beğenmediğim için hep kahve içmeye başladım.

Sevdikçe sürekli dışarıdan almak yerine paket alıp kendim demlemeye başladım.
Evde boş kaldıkça da ya çay ya kahve içiyorsun ya da iş yerinde su bir yere kadar idare ediyor.

Geçenlerde yine burada biri sormuştu ne kadar kahve tüketiyorsunuz diye o zaman ortalama bi hesap yapmıştım şu an yine grama vuramayacağım ama 800 ml french pressle günde 3 bazen 4 kez kahve demlediğim oluyor.

Ve bunu uzun süre tekrarladığında vücut bir yerden sonra arıyor.

Gribal hastalıklarda kahve içmem mesela tam olarak iyileşene kadar ara veririm. Geçenlerde grip olduğum süre boyunca içmedim, grip geçti ama halsizlik ve baş dönmesi kaldı birkaç gün daha yanımda çalışan arkadaşım "sen çok kahve içiyordun ya uzun zaman oldu bence ondan böyle oldun" deyince ufak bi tırstım.
Kahve içtikten sonra da düzelince iyice tribe girdim.
Azaltmaya çalışıyorum.

Yüceltmeye gelince de alt tarafı kahve yani bunu ne kadar yüceltebilirsin ki diyorum, işin şovunu yapanlar vardır mutlaka duyuyorum böyle şeyler komik de olur ama ben denk gelmedim hiç.
0
mutekebbir
(24.05.21)
şimdi inanmayacaksınız ama konuyu kapitalizme bağlayacağım sdkfgl

kafein bağımlılığı da sigara bağımlılığı gibi bir bağımlılık. örnek cümlelerinizdeki kahve kelimesini sigarayla değiştirince hiçbir şekilde sırıtmıyor değil mi? peki neden biraz uyku açma, belki de çok hafif odaklanmadan başka pek de olumlu yanı olmayan şeye böylesine bağımlı bir güruh var?

bu güruha ben de dahilim şu an, tek sebebi ise kapitalizm. 6 ay önce çalışmaya başlamadan önce yılda 10 bardak kahve içmeyen bir insan olarak şu an günde en az 2 bardak kahve içiyorum. gerçekten içmeden kafam açılmıyor ve o ayıklık insanı tam vurmadan işin başına oturamıyorum. işin başına oturamazsam da para kazanamayacağım için mecburum gibi bir şey. ha hala nescafe, türk kahvesi ve white chocolate mochadan başka bir şey içmiyorum o ayrı mesele.

bu kadar insanın basit işlevleri yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu bir şey de kendi kültürünü oluşturuyor elbette. yine sigara meselesine dönecek olursak ilk gençlikte yapılan abi şu sigara iyi bu sigara kötü veya sabah kalkar kalkmaz bir tane yakarım muhabbetinden farklı gelmiyor bana.
0
amugochi
(24.05.21)
Her gün 10 fincan kahve içerim, bir bağımlılığını görmedim.
0
himmet dayi
(24.05.21)
Kafeini sürekli fazla miktarda tüketen insanlarda, kafein yokluğunda fiziksel bağımlılık belirtileri ortaya çıkıyor. Baya madde bağımlılığı gibi. Ama sigaranın aksine kahve bağımlısı olmak çok popi çok cool. Sigara gibi zararlı da değil zaten, ciddi zarar vermesi için insanlık dışı miktarlarda tüketmek gerekiyor.

Ben çok net bağımlıyım diye düşünüyorum mesela, en son ne zaman hiç kahve içmediğim bir gün olduğunu hatırlamıyorum. Bazen yoğunluktan ya da dalgınlıktan günün büyük kısmını kahve içmeden geçirirsem migren atağı gibi baş ağrısı başlıyor ki kahve içince azalsa da hemen geçmiyor. Ama günde 6-7 koca kupadan 1-2 küçük kupaya kadar azalttım.

Bir de daha iyisini içtikçe geri dönmesi zor bir şey kahve. Filtre kahve içmeye başlayınca Nescafe nasıl berbat geliyorsa "taze kavrulmuş çekirdek öğütüp hazırlanan americano"dan sonra Starbucks'ın filtre kahvesi meh, bayat market kahveleri de BİM'in nescafesi gibi geliyor. Tam olarak doğru sıcaklıkta değil de 1 derece yüksek/düşük sıcaklıkta demlenirse kahvenin tadının bozulduğunu düşünen insan tanıyorum, manyak. Bana da kahve konusunda manyak diyenler vardır tabii, normal. Bazıları abartıyor, bazıları popüler dye sevmese de kahve içip poz veriyor falan ama hepsi normal. Çok konuştum.
0
kobuzchu kiz
(24.05.21)
Valla ben kahveye tamamen pragmatist yaklaşıyorum.

Kahveyi sevmiyorum ama kokusu ve french press yapım süreci güzel. Oturup mükemmel kahve tadını yakalamak için ya da damak tadıma uyan kahveyi bulmak için buna mesai harcamaya üşeniyorum, istemiyorum. Vakit kaybı buluyorum. Bu uğurda harcanan efor ve alınan sonuç arasındaki korelasyon beni tatmin etmiyor. Hepi topu 5 dkda soğuyan içilen bir şey.

Kahveyi uyanık kalmak için tüketiyorum. Ya da arkadaşlarla sohbet muhabbet için. En en çok tukettigim zamanlarda bile günde 1 taneyi geçmiyor. Eyyorlamam bu kadar.
0
Amaranta ursula
(24.05.21)
günde 1 lt kahve içiyordum. geçen hafta ailemin yanında gittim. bir hafta hiç içmedim. herhangi bir etkisini görmedim.

ayılmaya etkisi oluyor mu, çok emin değilim. içmediğimde de aynıyım. sabah kahvaltı yapmıyorum, bunun yerine sütlü kahve içiyorum.

türk kahvesini sevmem. arkadaşıma gittiğimde, misafirliğe gittiğimde, iş yerinde verildiğinde herkesle beraberken istemem demem ama içmem kahveyi. elime alıp içiyormuş gibi götürüp lavaboya dökerim. bu da itiraf gibi olsun. normative conformity, deniyor sanırım buna.
0
stewie
(24.05.21)
Bütün cevapları okuyamadım fakat bana göre de kahve orta sınıfın sosyal statü sembolü oldu, eskiden bir çay edebiyatı vardı şimdi de kahvenin farklı bir alıcısı var, ne yapıyorsun denildiğinde boş boş oturuyorum demek yerine kahve içiyorum cevabı daha havalı
0
freebird5406_2
(24.05.21)
"kahve olmadan asla güne başlayamam" vb. sözler bu akım çok abartıldı. 2. nesil 3. nesil bunlar pazarlama stratejileri. ben de kahve seviyorum ama içmezsem ölmem. her şeyi abartmayı seviyoruz.
0
mikahakkinen
(24.05.21)
Valla ben de çok tüketiyorum ancak benim sanırım kahve konusunda çok bir damak tadım yok. Mesela @kobuzchu nun dediği gibi çoğu kişi "filtre kahve sonrası nescafe çok kötü gelir" diyor ancak bende pek bir farkı oluşmadı. Farklı farklı kahve makineleri ile içtim, french press ile içtim ancak sonra Nescafe içmeye başladığımda "bu ne lan böyle" demedim. Kimbilir belki de en son kolonya içmeye çalışan alkol bağımlıları gibi ben de bu şekil kahve bağımlısı olmuşumdur da haberim yoktur :D

Bunun dışında sürekli bir kahve edebiyatı yüzünden de sana hak veriyorum. Devamlı bir "elimde kahve kitap okuyorum', "kahve varsa hayat vardır", "güne kahvesiz başlayamam" şeklinde cümlelere hatta daha da kötüsü fotolara denk geliyoruz. Bu yüzden bazi insanlar da özenti bence. Yani amaç kahve değil amaç kahve ile popüler olmak bazı kişiler için. Kahve nasıl popüler olma aracı olabilir dersen de işte o da popüler kültür.
0
j r r tolkien hayrani
(24.05.21)
Kahve bence de saraptan sonra, en derinlikli icecek. Saraba ilgim var, kahve de cok ilgi cekici geliyor, hakkinda ogrenecek cok sey var.

Evde biraz ekipmanim var, farkli ulkelerden ve farkli aracilardan alim yapiyorum. Kophenhag´dan, coffee collective´den bir paket bulursam, bir arkadasimi da cagirip farkli farkli demleme yaparim, ayrica sosyallesme araci. Disarida icmek zaten oyle...

Hic kahve icmeden yasayabilir miyim? Tabii ki yasarim. Hedonistik konular... Kahve olmazsa surada dusup bayilmam.

Kacinci kahvem oldugunu da bilirim, ictigim kahvenin kaynagini da bilirim. Kahve lüks tüketim, zorunlu degil. Bu kadar sorgusuzca tüketilmesine, kilosuna 3-5 Euro verip iscilerin, ozellikle de cocuk iscilerin köle gibi calistirilmasinin da hic umursamamasina sasiriyorum.
0
buf-e kür
(24.05.21)
söylemeye geldiğim şeyi @freebird5406_2 söylemiş. +1.
0
filteria
(24.05.21)
3,5 sene önce nescafe vs. türevlerini içmeyi bıraktım. zincir kahvecilerdeki kahveleri de oldum olası sevmezdim, sadece içmek zorunda olduğum için içerdim bazen içtikten sonra kustuğum oluyordu :( nescafe vs. de midemi bulandırmaya başladığı için bıraktım. filtre kahve birkaç defa denedim pek damak tadıma uygun değil. türk kahvesini senede on kere ya içiyordur ya içmiyorumdur.

bol bol su tüketiyorum, en kötü 2 günde bir soda içiyorum. her gün çay içiyorum. bunlar karşılıyor sanırım sıvı ihtiyacımı, kahveye ya da başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum.

yani bilmiyorum gerçekten ayıltıyor mu insanı yoksa plasebo etkisi mi yaratıyor diğer birçok şey gibi, bilmiyorum. ama gerçekten kahve içmeden ders başına oturamayacağını söyleyen arkadaşlarım çoktu. belki ders çalışma alışkanlığını sürdürebilmek için kahve yapıyorlardı kendine bir ön hazırlık gibi.
0
black holes in the sky
(24.05.21)
Lezzetli kahve çok az.
Çoğumuz çöp içip kahve zannediyoruz
0
photo85
(25.05.21)
bana hicbir sekilde uyandirici veya daha dinc hissettirici etkisi yok. gunde bir-iki tane icerdim ama subattan beri hic icmedim, en ufak bir farki da olmadi.
0
hot potato
(25.05.21)
(18)

Su sandalye hakkindaki duygu ve dusunceleriniz

buf-e kür
Panton Chair-VitraEve sokar misiniz? Begendiniz mi, taniyor muydunuz? Kült bir tasarimdir deyip, bagriniza basar miydiniz?Bizde atesli bir tartisma baslatti.Yorumlari bekliyorum.
Panton Chair-Vitra


Eve sokar misiniz? Begendiniz mi, taniyor muydunuz? Kült bir tasarimdir deyip, bagriniza basar miydiniz?

Bizde atesli bir tartisma baslatti.

Yorumlari bekliyorum.
0
buf-e kür
(23.05.21)
Valla ben evime sokmam. Beğenmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(23.05.21)
Tasarım ğrünleri severim genelde, cam bir masa ile kendini çok güzel gösterir bence Ok
0
esinikaybetmiscorap.
(23.05.21)
Hele o ayaklar...
Sokmam. Beğenmedim.
0
Amaranta ursula
(23.05.21)
Anneme babama gösterdim evde infial yarattı, babamla biz arne jacobsen'ciyiz annemle kaynım bayıldılar. Ortam biraz yatışırsa çıktılarla gelicem..
0
Jux
(23.05.21)
@Jux, Arne´ye de pek saygi duyarim, ancak Egg chair bir Eames Lounge olabilir mi? Eames´e kalbimi ve servetimi birakabilirim. Siz yine de bir sorun.
0
🌸buf-e kür
(24.05.21)
Şahane tasarım. Fakat ortalama Türk ailesi evinde bu sandalye kelebek gibi durur.
0
kobuzchu kiz
(24.05.21)
oturmaya korkarım. beğenmedim.
0
trajikomix
(24.05.21)
Çok ağır duruyor. Şato gibi bir evim olması lazım bunun için. Hayalimdeki ev tarzı bu değil.
0
roket adam
(24.05.21)
Bir mühendis olarak çok güvensiz buldum. Artık çat diye kırılır mı, devrilir mi, hislerim kötü yönde. Eve sokmazdım o yüzden.
0
dissendium
(24.05.21)
@buf-e kür, eames'lerin mevzusunu açtım, yenidünya tasarımcılarının bu karşılaştırmaya hakaret olduğuna karar verildi. Konuyu uzatmadım çünkü hepsi wegner'in wishbone'u üzerinde oturuyor, kafama sallamalarını istemiyorum.
0
Jux
(24.05.21)
evim ilk fotoğraftakine benzese ya da ben tasarımdan iyi anlayan biri olsam ev içinde kullanmaya cesaret ederdim.
yine de bahçe, veranda, teras, geniş balkon vs'de güzel olabilir.
0
filteria
(24.05.21)
Kult tasarim bi tur yol gosterici artik. Pek cok kult tasarim uzerinden ilerlenerek cok daha sik (en azindan gunumuz zevkine uygun) urunler uretiliyor. Bu tasarim ozelinde bilgim yok ama wassily chairin ilk hali ile gunumuzde ondan esinlenerek uretilen modeller arasinda ucurum var. Ucurum derken orijinal wassily chaire berbat hayatta eve sokmam derken ondan ilham alarak tasarlanmis baska modellere dibiniz duser.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.05.21)
@dissendium,vitra´nin bu serisi 40 yili askin suredir kullaniliyor. 70lerden kalma pantonlar da hala kullaniliyor, cok saglamlar.


@Jux, cok haklilar. siz yine de hayirli bir evlat gibi arkalarina soyle kalin bir yastik koyun, wisebone rahatsiz bir sandalye.
0
🌸buf-e kür
(24.05.21)
@buf-e kür, rahat etmek istediklerinde Rohe'ye geçiyorlar, böyle de rahatına düşkünler napıcaksın...
0
Jux
(24.05.21)
daha önce gördüğümü sanıyorum ama tanımıyordum, alıcı gözle bakınca beğendim. gece elbisesiyle dans eden zarif bi kadını andırıyor hatları. bu bir sandalyede aranacak özellik olmayabilir ama gerektiğinde nazikçe yere yatırıp oğlum için araba atlama & yarış pisti köprü tünel vb olark kullanabilecek olmak beni cezbetti. bu tür imkanlar ayaklı sandalyelerde yok :)
0
engelbert humperdinck
(24.05.21)
Beğendim ama evimin büyük olması lazım almam için.
0
jazzabel
(24.05.21)
Benim evimde çok eğreti durur bu, çünkü eşyalarım genelde toplama, ikinci el, ailenin eskisi falan şeklinde. Dekorasyonla ilgilenen birinin evinde güzel durabilir diye düşünüyorum. Yalnız çok rahatsız duruyor o biraz sorun.
0
peki madem
(24.05.21)
tanıyorum, tasarım konusunda favorilerimden olmasa da, kült olduğu için saygı duyuyorum ama evimin tarzıyla aşırı uyumsuz.

bir de otururken kıpırdanan ve bazen sandalyenin önüne doğru kayabilen biri olarak bu tip tasarımlarda rahat edemeyebiliyorum.
0
blatta hiberna
(24.05.21)
(6)

Şile'ye nasıl gidebilirim? Harem'den mi Esenler otogarından mı daha yakın?

rojhat
Merhaba, İstanbul'a gelip oradan Şile'ye geçeceğim. Nasıl gidebilirim? Harem'de mi ineyim Esenler'de mi? Teşekkürler.
Merhaba, İstanbul'a gelip oradan Şile'ye geçeceğim. Nasıl gidebilirim? Harem'de mi ineyim Esenler'de mi? Teşekkürler.
0
rojhat
(23.05.21)
Haremde inebilirsin. Esenler bambaşka bir yer. Kıtası bile farklı. Kadıköyden otobüse binersin
0
biseysorucam
(23.05.21)
Harem'de in. Üsküdar - Şile otobüsünü bul. O otobüs şile merkeze götürür. Ama şile merkezde pek bir şey yok, gideceğin yer sapa bir yerdeyse oradan taksiye binmen gerekebilir.
0
roket adam
(23.05.21)
haremden üsküdara geçersin. oradna şile otobüsleri var. 139 numara olması lazım. 2-3 saat sürer yol.
0
sutlu nescafe
(23.05.21)
Teşekkürler, internetten öğrenebildiğim kadarıyla Üsküdar'daki iett otobüsü 3 saatten fazla sürüyormuş Şile'ye, ramada otelde işe başlayacağım, sanırım şile merkezdir. Acaba otogardan direkt araba var mı diye merak etmiştim doğrusu. Tekrar teşekkür ederim.
0
🌸rojhat
(23.05.21)
kumbabadaymış. kumbaba sapağı diye bir durak var. orada inip yürümek gerekebilir. merkeze gidip taksi daha mantıklı gibi duruyor.
0
sutlu nescafe
(23.05.21)
Merkeze kadar gitmeye gerek yok, 139-139A-139T Kumbaba'dan geçip şileye öyle çıkıyor, durakta inip Hakmar marketin yanındaki sokaktan biraz gidince oteli görürsün. Yokuş yok düz yol, 5 dk yürünür.
0
John Bloor
(24.05.21)
(6)

dal falan kesmek için küçük elektrikli testere

roket adam
annem bahçe işlerine girdi, geçen dedi ki ağaçtan dal falan budamak, ne bileyim ince odunları falan kesmek için bir alet lazım dedi. biraz araştırdım şu tarz bir cihaz işini görecek gibi ama fiyatı çok pahalı geldi: https://cutt.ly/Gb6Slai bosch easycut, aküsü ve şarj aletini de ekledin mi 1000 lira
annem bahçe işlerine girdi, geçen dedi ki ağaçtan dal falan budamak, ne bileyim ince odunları falan kesmek için bir alet lazım dedi. biraz araştırdım şu tarz bir cihaz işini görecek gibi ama fiyatı çok pahalı geldi:

cutt.ly

bosch easycut, aküsü ve şarj aletini de ekledin mi 1000 lira yapıyor + her yeni testeresi 350 lira civarında. bunun ucuz yollu versiyonunu bilen var mı? bataryalı olmak zorunda da değil, direkt elektrik kablosu çekebiliriz problem olmaz.
0
roket adam
(23.05.21)
tilki kuyruğu işe yarar sanki?
www.hepsiburada.com
0
sutlu nescafe
(23.05.21)
nescafe +1

200-250 bandinda modeller var, is gorur. Bicaklari da ucuz.
0
msb
(23.05.21)
Tilki kuyruğu-panter testereler biraz büyük ve ağırdır, alışkın olmayan biri için merdiven ve ağaç üzerinde çalışmak zor olur.
0
sealth
(23.05.21)
İstediği şey budama makası olmasın?
0
John Bloor
(24.05.21)
Yok budama makası kurtarmıyor, böyle 4-5 cm çapındaki odunları da kesmek istiyormuş. Tilki kuyruğuna bakacağım şimdi arkadaşların belirttiği üzere.
0
🌸roket adam
(24.05.21)
taşlama makinesi varsa urun.n11.com
0
cptxxx
(24.05.21)
(6)

Fotoğraf bastırmak

dissendium
Fotoğrafçıda fotoğraf bastırınca fotoğrafçı fotoğrafları siliyor mu yoksa fotoğraflar bilgisayarda kalıyor mu? Fotoğrafçının fotoğrafları silip silmediği nasıl bilinebilir?Bir süre sonra soruyu silebilirim. Bilgi veren olursa teşekkür ederim.
Fotoğrafçıda fotoğraf bastırınca fotoğrafçı fotoğrafları siliyor mu yoksa fotoğraflar bilgisayarda kalıyor mu? Fotoğrafçının fotoğrafları silip silmediği nasıl bilinebilir?

Bir süre sonra soruyu silebilirim. Bilgi veren olursa teşekkür ederim.
0
dissendium
(23.05.21)
Tutuluyor sanırım. Yıllar önce çektirdiğim vesikalıklarda beyaz çerçeve vardı, kenarında 5 haneli bir sayı olurdu. Yeni vesikalık için gidip bu sayıyı söyleyerek aynı vesikalıklardan almıştım birkaç kez.

Uzun zamandır biyometrik dışında fotoğraf çektirmedim, onda da beyaz çerçeveleri kesiyorlar sayı var mı yok mu belli olmuyor.
0
phoarbix
(23.05.21)
Kendi çektiğiniz ve harici bellekle götürdüğünüz fotoğrafları diyorsanız siliyorlar onu. Öyle bir arşiv tutmazlar. Ama silip silmediğinden emin olamazsınız tabii, gözünüzün önünde silip sonra kurtarabilir de dosyaları.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
@phoarbix, vesikalık ya da biyometrik değil, kişisel fotoğraflar. USB ile ya da e-mail ile fotoğrafçıya bastırılacak fotoğrafları vermekten bahsediyorum.
0
🌸dissendium
(23.05.21)
Fotoğrafçının kendi çektiği fotoğrafların arşivleniyor olması pek muhtemel, fakat sizin baskı için götürdüklerinizin silinmesi insiyatif tamamen.

Yazlık bir fotoğrafçıda çalıştım. Dışarıdan gelen müşterilerin fotoğraflarını silip silmemek benim elimdeydi, ben sildim ama silmesem kimse noluyoruz demezdi.
0
hedep
(23.05.21)
Tamamen fotoğrafçının inisiyatifinde, genellikle tutuyorlar sonra sen de bastırmak istersen diye. O yüzden hassas fotoğrafların varsa canon'un ufak foto yazıcıları var onlardan kullanabilirsin. Canon Selphy CP1300 bendeki, gayet iyi.
0
roket adam
(23.05.21)
Gözünün önünde sadece usb’den açıp geri bile verse emin olamazsın. Print screen’e kısayol atayıp her fotoğrafta basa basa gidebilir. Tamamen fotoğrafçıya bağlı bir durum...
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.05.21)
(9)

ev sahibine depozito kaptırmayan oldu mu şimdiye kadar?

ShadowOfMoon
eve girerken her yerin fotosunu videosunu mu çekmek lazım kanıtlamak için eve zarar vermediğimizi?
eve girerken her yerin fotosunu videosunu mu çekmek lazım kanıtlamak için eve zarar vermediğimizi?
0
ShadowOfMoon
(23.05.21)
Son kirayı depozitoya say dedim evden çıkarkende gelip bak dedim. Bir sıkıntı olmadı.
0
respect
(23.05.21)
3 defa kiralık ev tuttum, hiç birinde depozito sıkıntısı yaşamadım. Emlakçı ve ev sahibi ile evi gezip bir tur attım, kusur varsa sözleşmeye yazdırdım, yoksa olduğu gibidir deyip kirayı devraldık.

He pardon birinde yurtdışındaydım temizlik parası ödedim, onda da adamlar haklıydı evde kavanoz, yiyecek falan bırakmışım. Polemiğe girmeden ödedim parayı.
0
roket adam
(23.05.21)
"Son kiraya/kiralara say ben gidiyorum" diyorum. Ofis sahibi "Balkon kapısını, lambaları almışsın. Dava açacağım, paramı ver." demişti. Kapıyla, lambalar yoktu zaten. Ben taktırmıştım. Giderken de aldım gittim. Hadi len demiştim. Öyle kaldı.
0
Amory Lorch
(23.05.21)
Son evimiz kentsel dönüşüme gittiğinden hem depozitoyu geri aldık hem de evdeki tüm dolapları:) ne de olsa yıkılacak diye ne isterseniz alın götürün dedi.
0
suicides underground
(23.05.21)
Çıkacağım ayın kirasına saydırdığım olmuştu. Sorun yaşanmadı.
0
ruhen hastayim ben
(23.05.21)
Son kiraya saydırdığım oldu. Alamadığım da oldu.
0
stewie
(23.05.21)
Eve zarar vermediğinizi kanıtlamak için her yerin değil sadece arızalı, kırık vs. yerlerin fotoğrafını çekip duruma göre sözleşmeye yazdırabilirsiniz. Sağlam yerleri fotoğraflamanın size faydası yok.
0
mikro patlama
(23.05.21)
kesinlikle ev kiralarken herşeyin fotoğrafını çekin ve ev sahibine de bunları imzalatın. 2 ev sahibim de para koparmak için uydurmadıkları yalan bırakmadılar. istersen on tane tanık getireyim dediğimde güç bela iade almıştım.
0
photo85
(23.05.21)
hiç kaptırmadım. işin sırrı uyuz ev sahibinin evini tutmamak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.05.21)
(5)

Motorcular el atabilir mi kaza yaptim

kushkush
Sagdan gidiyordum trafikte. ondeki araba tereddutlu hareketler yapti donecek gibiydi yavasladim. sonra donusu gecti gidiyor diye gazladim. arka aynaya bakmadan sinyalsiz ve donus yolunun hizasini gecerken birden dondu ustume cikti aracla motor arasina sikistik ben ve hatun yaralandik taksirle yarala
Sagdan gidiyordum trafikte. ondeki araba tereddutlu hareketler yapti donecek gibiydi yavasladim. sonra donusu gecti gidiyor diye gazladim. arka aynaya bakmadan sinyalsiz ve donus yolunun hizasini gecerken birden dondu ustume cikti aracla motor arasina sikistik ben ve hatun yaralandik taksirle yaralama sucu olusmus sikayetci de olacagiz. ben yanindan gecip gitmeye kalkismasam bile o donusten zor donerdi. Ikimize de kusur yazmislar onun madde 67-1/c benim 46-1/a bu kaza raporuna itiraz etmek mantikli mi? Bir de sigortalar her seyi karsilayacak mi?
0
kushkush
(23.05.21)
Şimdi öncelikle takip mesafesini koruyup adamı sağdan geçmeye çalışmasaydın bu kaza olmazdı hatalısın neyine itiraz edeceksin onu anlamadım? kendine o kadar güveniyorsan çıkarsın sola verirsin sinyalini basar sollar adamın önüne geçersin bu sağdan geçme sevdanız teker teker öldürüyor sizi, sinek gibi yapışıp kalırsınız araba şöförüne hiçbir şey olmaz. bir de ne diye şikayet edeceksin onu anlamadım? komik duruma düşürmeyin kendinizi boşu boşuna. Sağdaki yola girebilmesini bırak yol olmasa bile adam sağa çekebilir arabayı durmak için. Onda ne hata bulmuşlar onu anlamadım, sinyal vermediği için sanırım. o da onun hatası ama sen herkes gerizekalıymış gibi düşüneceksin trafikte. ya bunu önceden düşünüp temkinli davranırsın bunları hiç yaşamazsın, ya da maalesef böyle bir olayla yaşarsın. bundan sonra sen de farkedeceksin elin titreye titreye basarsın gaza herhangi bir aracın sağından geçmeye çalışırken. Takip mesafesini koruyun abicim. bir de hatun var diyosun kendinden de sorumlu değilsin yani sadece. Motorsun küçüksün serisin diye hiçbir aracı sağlama cambazlık yapma hakkın yok maalesef.

sigortalar karşılar.

not: motorcu.
0
biseysorucam
(23.05.21)
Şimdi anlattığın kadarıyla yorum yaparsak karşı taraf itiraz ederse suçu %100 size yükleyebilirler diye düşünüyorum. Aynı şeritte aracın sağından geçmek %100 yanlış çünkü. Foto falan olmadığı için net bir şey söylemek mümkün değil tabii..
0
roket adam
(23.05.21)
biseysorucam +1

Sağdan gidiyordum derken sen bile hatalı olduğunu biliyorsun yoksa "sağ şeritteki aracın sağından geçmeye çalıştım" derdin. Tereddütlü hareket yapsa bile takip mesafesi denen şey var. Karşıya diyecek bir şey yok. Sinyal vermemiş ama "o dönüşten zor dönerdi" diyerek hala karşıda suç arıyorsun. Sigorta hatalıyı karşılamıyor diye biliyorum ki böylesi daha bir ders verici nitelikte. Ben güzel bir yere park ettiğimi sandım. Gelip arkasını düzlediler arabanın. Sigorta haklı olmama rağmen vermedi. Karşının şöförü kaçtığı için. Bende bir daha o park ettiğim riskli yer gibi yerlere park etmedim.

Sollamak varken hele ki yanında emanet bir can varken sağından geçmeye çalışman büyük cesaret ve mantıksızlık. Bi' siz bir de otoban fareleri.

Sigorta haklı olan tarafı karşılar diye biliyorum. Üzerinize düşen haklılık payına göre de ödeme alabilirsiniz. Sİgortayla konuşmanız harika olur. Kaza aynen rapordaki gibi olmuşsa itiraz mantıksız.
0
Amory Lorch
(23.05.21)
cesaretinize hayranım. Ben arabayla bile sağdan kimseyi geçmemeye çalışırım ki siz motorla, üstelik çıkış olan bir yerde bu işe kalkışmışsınız. Burada itiraz eden bence karşı taraf olmalı. Ona neden kusur yazmışlar ki? Geçmeseydi sağımdan diye dava açsa kazanır bence.
0
zoghurt
(23.05.21)
Arkadaslar motorlar sagdan gidebilir, soldan da ortadan da nerden bulursa ordan gecer. Nerde yasiyosunuz siz, hepiniz yurtdisinda mi? Kimse soruya cevap vermemis orda maddeleri yazdim. Kaza raporu yuzde50 dedi bastan sonra yuzde75 ben hakli ciktim. Iskembe-i kubradan salliyorsunuz. Solda ya da seritte yol olsa ordan giderim. Agzina kadar tikali trafikte hizlica gitmemiz gerekiyo. Motoru da bu yuzden kullaniyoruz zaten. Trafigi biz mi yaratiyoruz, kac tane araba var yolda toplam kac tane motor var? Bu akil mantiktaki yetersizlik urunu degil tamamen ahlak, vicdan, etik bozuklugu. Ulkenin cogunlugu bundan ciddi duzeyde muzdarip. Etik hukuktan ustundur. Kurallar ne olursa olsun once yaya, sonra bisiklet, sonra motor, sonra toplu tasima araci, sonra diger araclar EN SON ozel otomobiller haklidir. Arabayla cikip tek basina trafik yaratip birsuru olaya sebebiyet verip sonra da hak iddia edemez arabacilar. Cok basit. Bu arada bikac tane de arabam var. Kullanmiyorum siz de kullanmayin bilincli olun, motor surun ondan sonra konusun. Buraya ders almak icin degil yardim almak icin yazdim. Ders almak istiyosaniz ben verym. 33 yasindayim 15 yillik motorcuyum. En cok ıstanbul olmak uzere uc büyük sehirde de yillarca motor kullandim. Karadaki tum araclari da tabi. Istanbulda motorlar sagdan serit acar hatta guvenlik seridinden tum araclar sabuna izin verir kapatiyorsa ozur diler yol verir. Polis de buna bisey demez. Trafik aksin diye. Demek ki bu ulkede her sey sorunlu oldugu icin cozumu de olmasi gerekiyo makul sekilde. Sebepsiz arkadan carpilmam haric 2009'da bi kere kaza yaptim sadece. Demek ki bende hicbi zaman bi hata yok ve olamaz. O olayda da davaya gitsem adami mahvederdim elimde video kamera kayit goruntuleri ve "basit tibbi mudalahale ile giderilemez" diye adli tip raporu vardi. Olayin ciddiyetine gore cok az bi para alip saldim. Cunku iyi niyetliyim. Velhasil i kelam sizin kafanizdaki iyi aile cocugu ezberleri degil onemli olan benim sagligim. Cok sert de vursam arabaya motorla bir sey olmaz icindekine ama araba bana vurduğunda olebilirim. Her sey 1)trafige tek basina 5kisilik kocaman aletle- hatta bircogu kamyondan hallice bunlarin- cikmaya hakkim var mi? 2) bi olay olsa bana ne olur obur tarafa ne olur? Anlayisiyla bakmaya claismanizi oneririm. Bu arada sikayetimizi gerceklestirdigimizde sonucunu buraya yazarim mahkeme adama mi ceza vercek bana mi goruruz hepimiz.
0
🌸kushkush
(29.05.21)
(9)

Çalışan çiftler için kuzeye bakan ev, ne kadar kullanışlı?

damba
Bir ev bulduk. Evin içi harika, yeni yapılmış, konumu çok çok güzel, kirası uygun, ev sahipleri güzel, ev yeni, otoparklı, balkonu var... evde beğendiğimiz her şey var. Tek sorun, kuzeye bakıyor olması ve biraz önünde gölge olması. Eve güneş günün bir saatinde vuruyor, geri kalan zamanlarda bir odas
Bir ev bulduk. Evin içi harika, yeni yapılmış, konumu çok çok güzel, kirası uygun, ev sahipleri güzel, ev yeni, otoparklı, balkonu var... evde beğendiğimiz her şey var. Tek sorun, kuzeye bakıyor olması ve biraz önünde gölge olması. Eve güneş günün bir saatinde vuruyor, geri kalan zamanlarda bir odası güneş alıyor sadece.

Ev aydınlık ama güneş almıyor. Ben güneşe ve aydınlığa önem veriyorum evde, depresif hissediyorum güneş olmayan yerlerde ama, ikimiz de çalışıyoruz ve eve geliş saatimiz 18.00 vs olacak pandemiden sonra.

Haftasonları, tatiller vs göz önünde bulundurulunca, değer mi kuzeyde sadece bir odası (yatak odası) güneş alan evi tutmaya? Daha çok sormak istediğim aman gündüz evde değilsiniz takmayın mı dersiniz?

Ev İstanbul’da, 2.katta ama yanındaki bina yüzünden evin ışığı kesiliyor maalesef, belki o bina olmasaydı ışık alacaktı ya da güneş.
0
damba
(23.05.21)
Şehire göre değişir. İzmir gibi sıcak bir yerde kuzey cephe mantıklı mesela ama Erzurum’da Güney makbul gibi. Soğuktan bir derece korunabiliyor insan ama sıcaktan pek kaçamıyor, o yüzden kuzey mantıklı bence.
0
orient blue
(23.05.21)
Cepheden ziyade evin içi karanlık oluyorsa ben direkt listemden çıkartıyorum, güneş alması çok çok önemli benim için. Öyle evler var ki alt katlarda, cephesi direkt güneşe baksa bile güneş almıyor içeri.
0
roket adam
(23.05.21)
Ankara için konusuyorum. Evimizin cephesini bilmiyorum ama güneş almıyor hic. Salon tarafında da kapalı balkon oldugu için de yazın ekstra soğuk, kışın ekstra sıcak oluyor.

Aile evim de güneş almiyordu. Guneş alan taraftaki evler yazın perde bile acamadiklarini, salonda oturamadiklarini söylüyorlardı.

Açıkçası şu anki evimi hiiic sevmesem de yazın serin serin oturmak çok iyi oluyor.

Ki ev aydınlık diyorsunuz. Diğer ozellikleri de sizi cezbettigine göre ben olsam tutardım.
0
elorelia
(23.05.21)
Ev üst katlardaysa, çok sık yapılı bir sokakta bulunmuyorsa (yani hemen önünde ışığı kesecek başka bir yapı, duvar yoksa), yeteri kadar cam varsa aydınlık olması açısından kuzey cephe dezavantaj olmayabilir. Kuzey cepheden de ışık gelir, kontrollü ışıktır. Batı cephesi pek tercih edilmez, ışık yatay gelir akşam gözünüzü alır, yazları yakar. Doğu ışığı güzeldir. Çok soğuk bir iklimde yaşamıyorsanız ve dairenin ışığını kesecek bir etmen yoksa tercih edilebilir duruyor.
0
gmzo
(23.05.21)
Oturduğumuz binada kuzey cephenin doğal gaz faturası 350 tl'den başlarken güney cephe ortalama 150-200 ödüyor. Hangisi daha çok ısınıyor dersen, 150 ödeyen. Eğer güney sahillerinde değilsen güney cephe olması lazım.
0
biravekahve
(23.05.21)
şehre göre değişir ++ 1
güneş alması ayrı bir konu, odaların karanlık olması ayı bir mevzu.

yani cephesi açık bir ev kuzeyde dahi olsa karanlık olmaz.
0
nuisance
(23.05.21)
Ev İstanbul’da, evin yanında bi bina var ışığı o da kesiyor.
0
🌸damba
(23.05.21)
Kiracı olarak oturulucak ev için cephesi çok mühim bir kriter olmamalı. Belki de en son son bakılacak unsur.
0
nucleon
(23.05.21)
Kira ise umursama.
Satın alıyorsan mühim
0
photo85
(23.05.21)
(14)

Korona aşı tercihi

kondansator
Dahil olduğum meslek grubu sayesinde uzun zaman önce bana da aşı çıktı. Ancak hem güven sorunu hem de aşı hakkındaki spekülasyonlar karşısında aşı olmak istemedim. Şimdiki gidişat da elbet bir şekilde aşı olmak zorunda kalacağız gibi geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Haziran gibi tüm yaş gru
Dahil olduğum meslek grubu sayesinde uzun zaman önce bana da aşı çıktı. Ancak hem güven sorunu hem de aşı hakkındaki spekülasyonlar karşısında aşı olmak istemedim. Şimdiki gidişat da elbet bir şekilde aşı olmak zorunda kalacağız gibi geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Haziran gibi tüm yaş gruplarına sıra geleceği söyleniyor. Aşı olacak mısınız
0
kondansator
(23.05.21)
öncelikli gruptaydım. oldum. sıra yeni gelse yine olurdum.
0
sutlu nescafe
(23.05.21)
Elbette olacağım, dört gözle sıramın gelmesini bekliyorum. Aşı karşıtlarının söylemleri üzerine yorum yapmak istemiyorum çünkü sinirleniyorum, bu kadarını söyleyeyim.
0
kedimedi
(23.05.21)
olacağım tabi.

spekülasyon yapanlar aynı zamanda dünya düz diyorlar. napalım, ona da mı inanalım?
0
tantunisultansuleyman
(23.05.21)
Sıram gelmeden önce olmak için yurtdışında imkan araştırdım geçen hafta. Ne gelirse yaptıracağım. Aşı karşıtlarını destekliyorum, onlar olmazsa sıra bize çabuk gelir diye düşünüyorum + doğal seçilim doğanın kanunu malum. Son olarak bir de yaptığım iş gereği uluslararası seyahat etmem gerekiyor, ülkeler daha şimdiden aşı olmayanı almayacağız demeye başladı. Güzel bir fırsat yakalarsam ve aşı olmadım diye gidemezsem gerçekten rezalet olur.
0
roket adam
(23.05.21)
Olmayacağım.

30 yaş altı, sağlıklı bir insanım, covid de geçirdim. Bu noktada uzun vadeli etkisinin ne olduğunun bilinmediği deneysel bir aşıyı olmak çok mantıklı bir hareket değil.
0
plutongezegendegilmi
(23.05.21)
olacağım. abi en kötü nolacak ya? kısır mı kalacağız? neden korkuyoruz aşıdan bu kadar?
0
dog day afternoon
(23.05.21)
@roket adam +1 inşallah olmak istemeyenleri es geçip isteyen bizlere çabuk sıra gelmesini sağlarlar. Yani onların olmasını beklemezler.
Sıram gelirse ellerinde ne varsa olacağım. Aylardır sıramın gelmesini bekliyorum.
0
gullak
(23.05.21)
Spekülasyon ne bilmiyorum. Eğer asi bizi öldürecekse öldürsün. Annem babam oldu, arkadaslarim oldu. Hep beraber ölürüz iste. Esimin annesi asi karşıtı. Ilk bizi cipleyecekler dedi. Sonra bizi kontrol edecekler dedi. Simdi asi ile bizleri steril yapacaklarmis bir de bagisiklik sistemimiz yerle bir olacakmış sürekli hasta olacakmisiz. Nasil dünyaysa bütün dünya hasta olacak, kim fabrikada calisacak kim lojistigi halledecek hic dusunmemis bu big pharma. Herkes hasta. Bir de big pharma marsta yasiyor, bütün dünyada milyonlarca insani etkilerken kimse birşey yapamayacak. Bu arada bazen big pharma bazen bill gates diyor zor takip ediyoruz. Kendi annem ölüp böyle biriyle başbaşa kalacagima ölürüm ben de aman :)

Ki zaten komplo teorilerinin hiçbirini mantikli bulmuyorum ve genel düşüncelerim de bill burr ile ayni;
youtu.be

Yaklasik 3 dk önce esimle moderna olduk.
0
logisticsmanager
(23.05.21)
İki kere covid geçirmiş biri olarak -ki biri belirtisiz, biri hafif- %10 koruyucu tek bir aşı dahi olsa yaptırırım.
0
elorelia
(23.05.21)
Aşı olacağım yeter ki sıram gelsin
0
photo85
(23.05.21)
Oldum bile. AB kabul ettiği için biontech oldum. Kısırlık diyen büyük resim uzmanları olmasın bir zahmet.
0
zoghurt
(23.05.21)
2. dozu oldum, sıra gelse gene olurum. eğer toplum içinde yaşıyorsak aşı da olmak zorundayız. dağda yaşanacaksa olunmayabilinir.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
Tabii ki olacağım, koşarak. Neyin spekülasyonu? Spekülasyon yapanlar biliminsanı mı? Tanıdığım bütün tıp doktorları tereddütsüz aşı oldu, internet trollerini mi dinleyeceğim.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
ilk dozu oldum, ikinciyi bekliyorum. domuz gribini de olmuştum, hepatit de oldum. ikiyüz senelik bir tıbbi uygulamadan böyle kitlesel oranda korkulabiliyor olması beni dehşete düşürüyor. wright kardeşlerin ilk uçağı 1903, ilk aşı 1796, uçakta da yerin üç* misli radyasyon alıyorsunuz, biraz insafa gelin ya.
*:edit
0
engelbert humperdinck
(23.05.21)
(4)

günümüzün araç tasarım dilini beğeniyor musunuz ?

freebird5406_2
hem güvenlik standartları hem tasarım dili hem de bir çok modelin aynı platformu kullanması sebebiyle son zamanlarda küt ve oyun hamurundan yapılmış gibi tasarımlar varhttps://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTexrjZl3fL5tc9yzI9zAMiqOEALTFiDVS8cA&usqp=CAUmarkaların ortaklığı da çeşitlil
hem güvenlik standartları hem tasarım dili hem de bir çok modelin aynı platformu kullanması sebebiyle son zamanlarda küt ve oyun hamurundan yapılmış gibi tasarımlar var

encrypted-tbn0.gstatic.com
markaların ortaklığı da çeşitliliğin azalmasına neden oluyor

soru biraz dağınık oldu toparlamaya çalışayım, güncel tasarımlar hakkında ne düşünüyorsunuz, beğendiğiniz modeller varsa merak ediyorum
0
freebird5406_2
(23.05.21)
Dış tasarımlarda yine az da olsa çeşitlilik var ama iç tasarımda tüm arabalar resmen birbirine benziyor şu anda. Şu içte her şeyi devasa iç ekrandan halletmek gibi iğrenç bir trend var. Premium sınıf araçlarla standart araçlar arasında bile iç mekanda ıvır zıvır şeyler dışında bir fark kalmadı.

İç tasarım olarak beğendiğim model: yeni BMW serileri, özellikle 3 serisi hem ortadaki yuvarlak kontrolör, hem dokunmatik ekran, hem sesli komut olduğu için bence çok başarılı. Audi kullanıcısıyım, yeni modellerde o yuvarlak zımbırtı kalktığı için tüm premium hissi ve kullanışlılığın gittiğini düşünüyorum. Dış tasarım olarak Audi Q3, Porsche Taycan, BMW Z4, Peugeot 3008/2008/208/5008 bunlar gayet başarılı.
0
roket adam
(23.05.21)
Kesinlikle beğenmiyorum. Otomotiv endüstrisinin zirvesi 60'lar bana kalırsa. Sonrasında da petrol krizi bitişi sonu 1995-2002 arası.

3d print teknolojisi geliştiği halde malzeme kalitesi geriye gidiyor iç mekanda. Dış tasarımda da çok ciddi verimlilik ve güvenlik kaygısı var o yüzden tek tiplilik mevcut.

Evvela ben analog araba seviyorum bu mümkün değil günümüzde, abd'de ekran mecbur hatta. Hafif araba seviyorum güvenlik sebebiyle imkansız. NA motor seviyorum bu da emisyon nedeniyle imkansız.

Hadi geçtim hepsini. Bütün arabalar otomatiğe evriliyor. Ferrari bile direksiyona dokunmatik tuş ekran vs koyuyor. Nerde f40 nerde şimdiki akım.

Bir tek Porsche ortodoks müşterilerine manuel vites ve nispeten tuşlu, kaliteli iç mekan sunuyor, tasarım olarak da retro olması çekici. Mustang ile Ford da bunu başarıyor. Ama bunlar harici gidişat kötü :)
0
bana kedicik derdi
(23.05.21)
beğenmiyorum. e39 m5 kasa daha çok ilgimi çekiyor. ben preminyum markalar hariç tasarımları beğenmiyorum. w204 kasa var arka stopları daha iyi dizayn edilse yeni kasalara göre daha çekici.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
arabadan hiç anlamam, araba muhabbetini de sevmem.

ama günümüzdeki araba dizaynlarını baya beğeniyorum eskiye göre. Zaten klasik arabalardan da nefret ederim görünüş olarak çok hantal ve maço görüntüleri var. Günümüzde elektrikli araba piyasasının artması ve arabaların artık dijital ürün sınıfına girmesiyle daha teknolojik tasarımlar öne çıkıyor ki bu da gayet hoş.

aynı şekilde son iki-üç yılda pek çok araba markası logosunu yenileyip dijital sektöre uygun logolara geçiş yaptı. Bunu da olumölu karşılıyorum. Zaten hayırlısıyla bi 10-20 yılda araba sürmek diye bi şey ortada kalmaz, herkes akıllı araba kullanır. Böyle ilkel bir şeyden de tamamen kurtulup şoför sebepli kazaların sıfırlandığı bir dünyada yaşarız mis gibi
0
nundu
(23.05.21)
(2)

Konut Kredisi Faizi mi Daha Çok Vadeli Hesap mı?

Cryptoricus
500.000 lira civarı ev alacağım. 200.000 liram var. Daha az kredi çekmek için arkadaşımdan 50.000 veya 100.000 lira borç alıp 1 yıl sonra ona vadeli hesap faiziyle ödesem benim için daha kârlı olur mu? Ve bunu nasıl hesaplarız?
500.000 lira civarı ev alacağım. 200.000 liram var. Daha az kredi çekmek için arkadaşımdan 50.000 veya 100.000 lira borç alıp 1 yıl sonra ona vadeli hesap faiziyle ödesem benim için daha kârlı olur mu? Ve bunu nasıl hesaplarız?
0
Cryptoricus
(23.05.21)
Elbette. Siz kredi çekince de banka kazanıyor, arkadaşınız vadeliye yatırınca da banka kazanıyor. Bankanın yanında iki işlemden devlet de kazanıyor. Banka ve devleti aradan çıkarmış oluyorsunuz.
0
signore
(23.05.21)
Kredi çekersen faiz sabit olur. Faizin yükselmesi - düşmesi konuları ile ilgilenmezsin.
Bankaya vadeliye yatırdığında faiz sadece vade süresi boyunca sabit olur. Vade süresini 30 gün seçersen, önümüzdeki ay faiz arttığında arkadaşına daha çok para ödemek zorunda kalırsın - keza düşerse de tam tersi olur.
0
roket adam
(23.05.21)
(3)

Eminoto, fuzuloto, birevim.. Kararsızlık

yamuhu
Bir aile sahibiyim ve İstanbul içi bir yerlere gitmek çoluk çocuk epey zor oluyor. Faiz belasına bulaşmadan bir araba sahibi olmak istiyorum fakat bu saydığım firmaların hepsiyle tel görüşmesi yaptım hepsi cazip şeyler söylüyor. Buralardan araba alanlar varsa şunu yap veya şunu asla yapma gibi hayat
Bir aile sahibiyim ve İstanbul içi bir yerlere gitmek çoluk çocuk epey zor oluyor. Faiz belasına bulaşmadan bir araba sahibi olmak istiyorum fakat bu saydığım firmaların hepsiyle tel görüşmesi yaptım hepsi cazip şeyler söylüyor. Buralardan araba alanlar varsa şunu yap veya şunu asla yapma gibi hayat kurtaran tüyolar verirlerse sevinirim. Teşekkür ederim şimdiden..
0
yamuhu
(22.05.21)
(bkz: #50054113)
0
himmet dayi
(22.05.21)
Aylık sabit 5000 tl ödediğini farz edelim. 3 yıllık ödeme planı yapacaksın. 3x12x5000=180 bin tl + katılım payı ödeyeceksin. Almak istediğin araba bugün 180 bin tl olsun.

Piyango bugün sana çıkarsa problem yok, altına arabanı bugün çekersin, ödemeni yaparsın.

Çekiliş 14. ayda sana çıkarsa, 180 bin tl bugün sıfır araba alırken o zaman ancak ikinci el kağnı alacak.

Bu sistemler işte yüksek enflasyon ortamlarında bu yüzden çalışmıyor. Şikayetvar’a da bak, insanların neden mağdur olduğunu görürsün.
0
roket adam
(22.05.21)
Faize bulaş buna bulaşma
0
duptıs
(22.05.21)
(14)

Kriptoda varımı yoğumu kaybettim

bare gud dømmer meg
Anaparam 120 bin liraydı. 53 binini babamdan almıştım. Kalan para 45 bin lira. 2 gündür üzüntüden ne doğru düzgün uyuyabiliyorum ne yemek yiyemiyorum. Çaresizce zararına satış yaptım... Zararı toparlayabilsem anında uzaklaşırım bu pislik sektörden. Nolur bana bir yol gösterin
Anaparam 120 bin liraydı. 53 binini babamdan almıştım. Kalan para 45 bin lira. 2 gündür üzüntüden ne doğru düzgün uyuyabiliyorum ne yemek yiyemiyorum. Çaresizce zararına satış yaptım... Zararı toparlayabilsem anında uzaklaşırım bu pislik sektörden. Nolur bana bir yol gösterin
0
bare gud dømmer meg
(22.05.21)
2 yıllık maaşımı kaybettim. İşe zaten 2 yıl önce başlamış bir gencim. Bütün birikimim gitti.
0
🌸bare gud dømmer meg
(22.05.21)
uzun vadeli düşünüp, küçük küçük oynayıp biraz kazanmaya bakabilirsiniz.

Hiçbir şekilde tek bir yere yatırım yapmamak gerekli. Risk almışsınız. Kazanabilirdiniz de, ama olmamış.

Maalesef bunu bir ders olarak almanız gerekecek.
0
burfak
(22.05.21)
Neler yaptığınızı yazabilir misiniz?
0
stewie
(22.05.21)
şu an faydası olur mu bilmiyorum ama durumun o kadar kötü ödenmeyecek bir para değil

youtu.be
11.10 dan itibaren izle istersen
0
freebird5406_2
(22.05.21)
Zararına satış yaptıysan zaten parti senin için bitmiş. Bu işleri bırak, daha garanti yatırımlara yönelmen lazımdı. Pahalı bir ders olmuş.
0
roket adam
(22.05.21)
nerden hangi coin alıp nerden sattıgınızı ve şu an hangi coine sahip oldugunuzu yazarsanız belki faydalı bir öneri gelebilir.
0
dafuq
(22.05.21)
zararına satış konusunda durumumuz aynı. öncelikle şunu kabul edelim ikimiz de kriptoda zararına satış yapmaktansa anaparanın eridiğini görsek bile satmayıp beklememiz gerekirdi. ikimiz de satarak hata ettik. ama öte yandan şunu söyleyebilirim ki piyasaya emin ol yine canlanacak. senin yapacağın şey şu an artacağı kesin olan sağlam coinlerden düşüş anlarını bekleyerek düştükleri zaman almak ve sonra unutmak. daha sonra da coinlerin değerinin çok arttığı bir zaman diliminde anaparana tekabul edecek kadarını satıp anaparanı almalısın. sonra zaten kalan para ana paran olmayacağı için kafan rahat olur. kısa vadeli al sattan uzak dur kaldıraça girme. detaylar için özelden birbirimize moral verebiliriz. geçmiş olsun üzülme 6 aya kalmaz anaparanı geri alacaksın ama sakın hırs yapıp büyük riske girme ve benim gibi zarardayken satış verme
0
photo85
(22.05.21)
Gecmis olsun. Varini yogunu cok oynak bir araca koyarak hata yapmissin. Once saglik. Kendini cok uzme. Sonra da hatani dogru anla.
0
dunal
(22.05.21)
borsa da veya kripto da ister teknik analizi, temel analizi çok çok iyi bilin en önemli nokta psikolojik olarak hazır olmaktır. ilk önce hedefinizi belirlemek ve stop loss noktalarınızı belirlemeniz gerekir. eğer stop loss noktanız yok ise zararına satış yaparsınız ki bu sizi geri döndürülemez bir noktaya sokar. şunu ilk olarak anlamanız lazım, bu parayı kısa sürede toparlayıp çıkıcam en büyük yanılgılardan biridir. Panik sizi daha da hata yapmaya iter. Durumu kabullenin, sağlığınızı tehlikeye atmayın. hangi coine yatırım yapacağınızı iyi belirleyin, nerede alacaksınız ve kaç olunca satacaksınız. Stop lossunuz ne olacak bilin. 3 günde bu parayı çıkartmalıyım düşüncesini de aklınızdan çıkartın. borsa veya kriptoda en tehlikeli durum panik yapmak.
0
hlt1985
(23.05.21)
Bu toplanmayacak bir para değil. Para bulunur ama sağlık bulunmaz. İnsanlar neler yaşıyor üzülmeyin.


Ama finansal okuryazarlığınızı acilen yükseltin.
Yatırım için ayırdığın para ihtiyacın olmayacak, kaybedersen de üzülmeyeceğin bir miktar olmalı derler. Yine warren buffet'in bir lafı var "borsa sabırlı insanların, sabırsız insanların parasını aldığı yerdir"

Kripto aslında bir yatırım da değil spekülasyon piyasası.

Mesela yatırım sepeti nedir bunu bir araştırın. Tüm birikimi aynı enstrümana kullanmanın risklerini inceleyin. Buradan çıkaracağınız derslerle ilerde böyle şeyler yaşamamanız dileğiyle.

Bu arada aciliyetle bir psikologla görüşün. Sağlığından kıymetli değil hiçbir şey.
0
anten
(23.05.21)
Herkesin mutlaka böyle kaybettiği paralar vardır ders çıkartmak gerekir babanıza borçlanmak yine iyi bir yerde başka insanlar olmamasından iyidir. Sağlığınız olduğu zaman kazanırsınız halledersiniz, bu dönemde düşünmemek için spor özellikle yürüyüş yapın arkadaşlarınızla konuşun ama lütfen bu konuları çok açmayın açtıkça kafanızda büyür
0
esinikaybetmiscorap.
(23.05.21)
"zarari cikartmak" klasik kumar yanlisidir. dunyanin en spekulatif piyasasinda islem yapmak hardcore kumardir. zararini "sans yuzune gulerse" cikarabilirsin, ama devam edersen orta / uzun vade kalan 45'i de kaybetme ihtimalin DAHA yuksek. Kabullenme ve ders alma asamasina gecmek daha mantikli. gecmis olsun.
0
robokot
(23.05.21)
üzülme 60-70 k para değil. gençsin yerine koyarsın. ama bu işlere girme bir daha. dolar altın al beklet.

birde okuyanlar için bir uyarı: allah aşkına kaldıraç kullanmayın. forex gibi kriptoya göre çok çok az volatil olan piyasada bile nice ocaklar battı. kriptoda kaldıraç kullanmak müthiş bir çılgınlık. normal hali zaten hayvan gibi dalgalı. yapmayın etmeyin.
0
xrated
(23.05.21)
Senin için süreç tamamlanmış ve işlemini zararla kapamışsın. Malesef bu sektör böyle. Bu aşamadan sonra zararınla ilgili kimse birşey yapamaz. Bundan sonra bana göre bilmen gerekenler;

- Borç para ile yatırım yapılmaz. Zararı toplayayım derken o 45 bin TL'den de olursun.
- Hırsla yatırım yapılmaz. Borç aldığına göre demek ki "baba bu işte iyi para var, sen de yatır daha çok kazanalım" yaklaşımında oldun.
- Kısa/orta vadede lazım olacak parayla yatırım yapılmaz. O paraya gerçekten 1-2 sene ihtiyacın olmayacaksa yatırımda tut.
- Kripto piyasaları kısa yoldan kolay para yapma yeri değildir. Bunu bu şekilde görmeyin. Malesef geniş bir kesim daha pis yüzüyle yeni tanıştı.

Doğru bildiğimi tekrar tekrar söyleyeceğim. Bitcoin ve/veya diğer coin'lerin fiyatından bağımsız yıllardır bunu söylüyorum:

- Alt-coin denen varlıkların tamamı (istisnalar kaideyi bozmuyor) nitelikli dolandırıcılık organizasyonudur. Kumar niyetine %3-5'in ötesinde kesinlikle alınmamalıdır. Yatırım yapılacaksa uzun vadeli olarak ve düzenli (aylık/haftalık) şekilde (pat diye 100-150-300-500 bin TL olarak değil) Bitcoin biriktirmeli ve kar ettikçe satmalısın.

- Kriptoda olacaksan tüm varlığının belli bir yüzdesini (10-20-30) kriptoda tut ve o belirlediğin yüzdeyi geçme.
0
Lethe
(23.05.21)
(8)

Macbook Air M1 almak ya da almamak

ireallydontknow
Selam. Yeni bir notebook alacağım ama 2 farklı cihaz arasında kaldım. Daha önce windows dışında bir şey kullanmamış biri olarak M1 çipli Air aklımı çeliyor. Air'in alabileceğim versiyonu 8 gb ram 256 gb ssd. Diğer seçeneğim Huawei Matebook 14 16 gm ram 512 gb ssdye sahip. MS Office, sosyal medya, ne
Selam. Yeni bir notebook alacağım ama 2 farklı cihaz arasında kaldım. Daha önce windows dışında bir şey kullanmamış biri olarak M1 çipli Air aklımı çeliyor. Air'in alabileceğim versiyonu 8 gb ram 256 gb ssd. Diğer seçeneğim Huawei Matebook 14 16 gm ram 512 gb ssdye sahip. MS Office, sosyal medya, netflix, spotify gibi gündelik işler dışında bir şey yapmıyorum ama önümüzdeki senelerde macbook'un 8 gb ram'i yetersiz gelir mi emin olamadım. usb ve hdmi portlarının olmaması durumunu ek bir aparat ile çözebiliyoruz sanırım. Ayrıca daha önce hiç macos kullanmadığım için beni bekleyen başka bir sorun var mı bilemedim.

Görüşlerinizi almak isterim. Macbook'un 8 gb ram'i ilerde yetersiz gelir mi? daha önce macos kullanmamış biri olarak aklıma gelmeyen başka bir sorunla karşılaşır mıyım?
0
ireallydontknow
(22.05.21)
M1 islemcinin ram kullanim sekli farkli. 16 olsa daha iyi olur ama ben olsam hem hafiflik hem diger ozellikler acisindan (maddi deger kaybetmemeyi de ekleyebiliriz) macbook alirim.
0
brkylmz
(22.05.21)
brkylmz +1

16 olsa daha iyi olur tabii ama 8GB RAM Intel işlemcilerdeki gibi olmuyor. Sorun olmaz.
0
himmet dayi
(22.05.21)
6 yildir 4gb ramli macbook air kullaniyorum, zamanin en baz modeliydi. bir tek 4k video acinca takiliyor izleyemiyorum, onun disinda MS Office, sosyal medya, netflix de takilma yok.

Macbook Air candir..
0
cooperr
(22.05.21)
macos'a özel bir ihtiyaç yoksa pil ömrü dışında pek bir artısı yok. daha fazla paraya:

- düşük ram - ssd, daha küçük ekran alıyorsunuz,
- hdmi ve usb-a portlarından vazgeçip ek aparata muhtaç hale geliyorsunuz.

hafiflik, incelik, ekran vs. diyecekler için mba 1.29 kg iken matebook 14 1.49 kg, (ekran büyüklüğü farkı var), yine ince ve 2k ekrana sahip. düşük ayarlarda da olsa oyun oynatıyor, örneğin nba 2k21 low ayarlarda oynayabiliyorum ama m1 macbook bu oyunun arcade versiyonunu oynatıyor. m1'in pil ömrü muazzam, en büyük farkı burada açıyor. çok mobilseniz ve iphone kullanıyorsanız belki ama diğer türlü mantıksız geliyor. windows laptop deyince 15.6 inçlik kalas gibi hdd'li makineler aklınıza gelmesin, ultrabook konusunda epey yol aldı pc tarafı da.
0
signore
(22.05.21)
bende macbook air almayı düşünüyorum aynı kullanım amacıyla hem de. şuan acil bir ihtiyacım yok o yüzden sanırım kasım 2021'de M1X ve yeni kasa macbooklar çıkacak. sızıntılara göre kasa değişiyor.. ben eğer büyük bir indirim vs yakalamazsam şuan için beklemedeyim yeni cihaz için. aceleniz yoksa sizede tavsiye ederim. muhtemelen apple ekran çerçevesini de rakipleri gibi genişletecek çünkü yeni serilerde.
0
outis2
(22.05.21)
bu arada geçen yıl 2020 model i3 işlemcili baz model air satın almak üzereydim 6999₺'ye pt'den. sonra bir şey oldu almadım 2 hafta sonra m1 işlemcili modeli çıkardı apple. şimdi iyi ki almamışım diyorum.
0
outis2
(22.05.21)
Windows’a spesifik bir ihtiyacın yoksa MUTLAKA Macbook M1 al. Üstte yazılan sebeplere ek olarak olur da memnun kalmazsan aldığım paraya satarsın. Huawei ıvır zıvır elinde patlar kalır öyle.
0
roket adam
(22.05.21)
Kimsenin macbook almasını desteklemiyorum her türlü de karşı çıkardım ama bence huaweiden falan kesinlikle bilgisayar alınmaz ya daha kaç yıldır piyasadalar
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(25.05.21)
(10)

istanbulda emlak piyasası

sarper361
selamlar emlak piyasasının kurtları.ev arayışında 1.5 yılı geride bıraktım ve her evde bok püsür bulup aramaya devam etmekten gına geldi. zerre anladığım bir sektör değil ama illa ki burada vardır bu işlerin içinde birileri.Şimdi 500.000 bütçeyle kadıköy örnek mahallesinde eli yüzü düzgün ev bulamıy
selamlar emlak piyasasının kurtları.

ev arayışında 1.5 yılı geride bıraktım ve her evde bok püsür bulup aramaya devam etmekten gına geldi. zerre anladığım bir sektör değil ama illa ki burada vardır bu işlerin içinde birileri.

Şimdi 500.000 bütçeyle kadıköy örnek mahallesinde eli yüzü düzgün ev bulamıyorum. tanıdık emlakçı örnek mahallesinde evlerin taş çatlasa 350.000 edeceğine dair iddiası var. ilan fiyatının 200.000 altına düşünmek gerektiğini söylüyor. bazısı da piyasanın bu olduğunu, ben bekledikçe artmaya devam edeceğini söylüyor.

hasanpaşa vs. yerleri de geçtik çoktan. orada 1+1'ler 600 civarı.

İnanılmaz arada kaldık. bizim pazarlığa oturduğumuz adamlar 15-20k indirime zor diyor. bu işin piyasasında olan insanlar da fiyatlar çok şişik şu an oralarda o paraya ev mi alınır diyor. bekledikçe de fiyatlar artıyor.

Bir yol gösterin kim doğru söylüyor. Bir kere alıyoruz, bakıp bakıp duruyoruz bir yol katedemiyoruz. emlakçılar mı fiyatı yazıyor, yoksa piyasanın normali mi bu?

Kriterlerim: 2+1 olsun, deprem sonrası olsun, zemin kat olmasın. bu kadar.
olabilir yerler: kadıköy sahile yakın muhitler, kurtuluş feriköy şişli civarı.
0
sarper361
(22.05.21)
2018 yılında ev aldık. Ev fiyatları ne öncesinde ne sonrasında düştü. Biz alırken 1 sene boyunca yatay seyretmişti, aldıktan sonra arttı yavaştan. Şu sıralar döviz nedeniyle -hatta pandemiden beri- tavan yapmış durumda. Çünkü yapılan ya da devam eden inşaat yok. Bizim mahallede satılık, kiralık ev bakıyorum, bir tane bile yeni ev yok. Artık müteahhitler bile ev yapmıyor. Arz yok yani. Dolayısıyla hem maliyetler hem de arz nedeniyle fiyatlar arttı. Belki bu sene yine böyle yavaş hızda artar ama düşmesini beklemek hayalcilik olur.

15-20 indirim de rahat yapılır nakit paraya aslında. Neden pazarlıkta inmiyorlar garip. O ilan fiyatının 200 altı diyen de galiba 2018'de kalmış. Ederi o da bulabiliyorsa gitsin bulsun.

Sonuç olarak tavsiyem, boşuna beklemeyin, yavaşça yolunuza bakın. Biz evi 440'tan pazarlıkla düşürerek 400'e aldık. Evi alırken exper geldi, "buranın ederi 360bin" dedi. Yahu iyi de mahallede 360'a ev yok. Zaten 3 senedir 360'a ev de olmadı hiç burda. Eğer niyetiniz "illa kadıköy'de oturacağım" değilse biraz daha doğu'da nezih ve uygun semtte ev bakmanız. Uzun yazmak istemiyorum. Başka sorunuz olursa özelden yazabilirsiniz.
0
prole
(22.05.21)
Hocam olayın Kadıköy ile ilgisi yok.

Sinop'tan Antalya'ya
Edirne'den Kars'a

Bu coğrafyada ev fiyatları hiçbir zaman düşmez, düştü gibi görünür düşmez. 2020 Ağustos ayında Anadolu'nun bir kentinden 1+1 aldım 3. kat 117 bin tl ye yatırımlık, dün aynı binada 1. kat bi ilan gördüm 130 a satıyor adam.

Buldun mu yapıştırcan, bü memlekette her ürünün fiyatı her gün daha da artıyor.
0
paramolacak
(22.05.21)
aynı dertten muzdaribim, 3 aydir interneti talan ettim onlarca ev gördüm. begendiklerime emlaktan anlayan arkadas o para etmez diyor. artık inanmiyorum onlara.

ben kendi tecrübeme bakarim arkadas. aylarca arayip, ev bakan biri olarak artık a az çok bir evin ne kadar edebilecegini az çok kestirebiliyorum. bence siz de oyle yapin. özellikle ev alirken 1,2 kisiyi dinlemeyin. once kendinizi dinleyin sonra baskalarindan fikir alin.
0
buenosdias
(22.05.21)
Ablamlar Üsküdar’da ev arayışında. Bir yıl içinde fiyatların ne kadar arttığını anlatmama gerek yok sanırım. Emlakçının 900.000’den fazla etmez dediği ev için en son 1.250.000 olur ded sahibi. 50.000 bile inmiyor artık. Acelem yok beklerim diyormuş genelde sıkışık olmayan ev sahipleri. Herkes biliyor ki 3-5 ay sonra yine artacak fiyatlar.
0
hrvl
(22.05.21)
200bin indirim isterseniz ev sahiplerinden küfür yersiniz.

garip bir şekilde faizler yüksek olmasına rağmen arz fazla yok istanbul'da. 10-2b0bin pazarlık yapabilirseniz iyi derim.
0
nuisance
(22.05.21)
Örnek Mahallesi Kadıköy’de değil ki:(
Orada yaşamak istediğinize emin misiniz?
0
suicides underground
(22.05.21)
Ben 2019da bu aylarda örnek mahallesinden ev bakıyordum. Yemin ederim metroya yakın kısımlarda maks 5 yıllık ara kat evler 200-250 civarıydı maksimum. Ev fiyatları şu an bence de zirvesinde. Artık bunun da üzerine çıkarsa kim alabilir bilmiyorum. Bence ev almak için en ideal zaman evi alabilecek bütçeyi oluşturabildiğin ilk an. Hiç evlere, fiyatlara falan bok atmadan direkt alınmalı diye düşünüyorum. Bu saatten sonra tl bazında ev fiyatları dahil hiçbir şeyin fiyatı düşmeyecek. Belki alım gücümüz artar diyecem ama onun için de bi ışık yok yakın ve orta vadede.

Bir örnek daha vereyim. Yine 2019 mayıs gibi kozyatağında sıfır daire, ayrı mutfaklı 2. Kat 1+1 380bin idi. İlanı takip ettim adam 15 günde bir 20k koyuyordu üstüne. En son 460 oldu ve ilan yayından kalktı satıldı sanırım. Bugün aynı bölgede sıfır daire kot 1 ya da dümdüz zeminler için 650-700 falan diyorlar.

2 senedir ben de ev ilanlarına bakıyorum, keşke kimseyi dinleyip cesaret edip alabilseydim diyorum. Üzgün olduğum bi konu açılınca içimi dökmüş gibi oldum biraz :(
0
mg3929
(22.05.21)
Kim doğru söylüyor diye sormana gerek var mı? Emlakçı "tanıdığın" doğru söyleseydi şimdiye sana ev bulurdu zaten. Piyasa şişlik değil aksine çok uygun fiyatlar. 500'e bulursan al gitsin ki bu fiyata yeni ev bulamayacaksın zaten.
0
roket adam
(22.05.21)
talep oldukça fiyatlar elbette bu seviyelerde olacak. Dünyada gayrimenkule bu kadar önemseyen kaç ülke var acaba merak ediyorum.

Emlak fiyatları maalesef ülkede gereğinden fazla yüksek. İStanbul'u bir nebze anlayabilirim ama taşrada bile milyonlar konuşuluyor.
0
anten
(23.05.21)
Full paket bmw 1 serisi 476 bin tl
Bu fiyata düzgün 2+1 bulursam alirdim
Kadikoyde zor ama ona yakin ilcelerde rahat bulursun
0
technicalte
(23.05.21)
(11)

Nasıl sneakers alıcaz?

jacque
Fiyatlar 1.000 liraya çıkmış. Instagram'da ithal/outlet sattıklarını iddia eden sayfalar var. Daha önce alışveriş yaptığınız, güvenilir bir yer var mı acaba?
Fiyatlar 1.000 liraya çıkmış. Instagram'da ithal/outlet sattıklarını iddia eden sayfalar var. Daha önce alışveriş yaptığınız, güvenilir bir yer var mı acaba?
0
jacque
(22.05.21)
Instagram'dan sakız almam.
0
himmet dayi
(22.05.21)
Decathlon fena değil hem modeller hem fiyatlar, sneakers tarzı pek yok ya da kaykay ayakkabısı modellerine bakılabilir keten kumaş vans tarzı, günlük kullanılabilecek koşu yürüyüş ayakkabısı modelleri daha çeşitli
0
freebird5406_2
(22.05.21)
ben bir tane alınca yıllarca kullanıyorum mecbur :/ ya öyle yapacaksınız ya da daha ucuz markalardan gideceksiniz. instaya güvenilmez.
0
candide
(22.05.21)
ben de decathlona dönmek zorunda kaldım
0
superb
(22.05.21)
1 tane alıyoruz
10 taksit yapıyoruz
2 sene giyiyoruz
0
paramolacak
(22.05.21)
Eskiden 80 liraya satılan yarım marka ayakkabılara 300 lira verip bir kaç sene giyerek :)

İnstagram teknik olarak alışveriş platformu olmadığı için tutan tuttuğunu öpüyor, gerçekten vergi levhası olan orijinal ürün satan biri instagramdan en fazla reklam yapar satış yapmaz sanki.
0
hedep
(22.05.21)
İndirim kovalayın. Morhipo, boyner, ayakkabı dünyası vs. Daha yeni morhipo ve ayakkabı dünyasından 2 adet adidas ayakkabı aldım 200’er TL’ye. Diğer sitelerde fiyatları 350-400 civarı olan ayakkabılar.
Artık ben indirmsiz bir şey almıyorum, almam da.
0
hrvl
(22.05.21)
Sahte ayakkabı onlar.

Ya orijinalini alın ya da başka markaya yönelin derim.
0
hayirsiz
(22.05.21)
Ben geçende 700’e new balance aldım. Seneye 1000’in altında ayakkabı bulunmayacak kesin.
0
condom kurşunu
(22.05.21)
Instagramdan almayın istisnasız hepsi sahte. Not: ayakkabı sektöründeyim.
0
suicides underground
(22.05.21)
Nike falan bakıyorsan sneaksup gibi sitelerin indirimlerini takip edeceksin. Nike'ta 1400 olan ayakkabılar orada 1000'e falan inebiliyor. 1000 de pahalı diyorsan marka düşeceksin artık başka çaresi yok. Instada full çakma satıyorlar.
0
roket adam
(22.05.21)
(6)

Tefecilere odeme yapmak

mirafiori
Merhabalar, 2 yil once italya’da araba kiralayip ZTL’den ceza yemistim. Adresime belediyeden ceza geldi 100€‘Yu odedim hemen. Odedikten 2 hafta sonra tefecilerden (yasal adiyla borc toplama sirketi) mail geldi kontrata gore ceza yersen 40€ sirkete odeme yapmak zorundasin bir de biz tefeciyiz bize de
Merhabalar, 2 yil once italya’da araba kiralayip ZTL’den ceza yemistim. Adresime belediyeden ceza geldi 100€‘Yu odedim hemen. Odedikten 2 hafta sonra tefecilerden (yasal adiyla borc toplama sirketi) mail geldi kontrata gore ceza yersen 40€ sirkete odeme yapmak zorundasin bir de biz tefeciyiz bize de 20€ ceza vereceksin 60€’yu bize ver diye. Simdi sirket bana mail atsa 40 ver diye verirdim, ama tefecilerden gelince veresim gelmedi. Daha once sirketten hicbir sekilde bize 40€ ver maili almadigimin altini cizmek isterim.

Bu tefecilerin blok olarak ceza databasei satin alip sirayla otomatik mesaj attiklarini biliyorum. 60€ icin yasal yollara basvururlar mi yoksa boş vereyim mi bilemedim sizin fikrinizi sorayim dedim
0
mirafiori
(21.05.21)
Başka ülkedeki adamlarla 40 euro için iş yapılmaz.
0
burfak
(21.05.21)
bi cacık olmaz
yunanistanda çarptığım full sigortalı araba için 1200 eur ekstra para çıkardılar
ödemedim, hiç bi şey olmadı
0
superb
(21.05.21)
Eğer italyada yaşıyorsan, ya da ab içerisinde yaşıyorsan ya da ab içinde yaşama planın varsa bence o kontratını bir incele, hukuki yönünü öğren. Sonra gereksiz sürprizlerle karşılaşma derim.

Ama turistik olarak gittim bi daha da uğramam türkiyemde yaşarım dersen 40 euro için uluslararası hukuk çarkları işlemez, kimse de uğraşmaz.
0
roket adam
(21.05.21)
Benim eski şirket protez diz eklem vs yapıyor. Yabancı bir adam gelmiş ünlü bir hastaneye, en kaliteli protez dizi taktırıp 2 gün sonra parasını ödemeden hastaneden kaçıp ülkesine dönmüştü. Hiç bir şey yapamadık. Ders oldu, yabancılardan peşin almaya başlamıştık.

Bir şey olmaz diyorum.
0
stewie
(21.05.21)
eksiduyu.ru

'60€ icin yasal yollara basvururlar mi' masrafları sonunda sana kitleyecekleri için evet başvurabilirler.
0
emininsel
(21.05.21)
@roketadam Italya'da yasamaktayim, kontrata bakayim tekrar ama daha once baktigimda oyle asiri baglayici bisey gorememistim

@emininsel arkadas trafik cezasini sormus, ben zaten odedim trafik cezasini belediyeye.Mevzubahis 60€yu tefeciler istiyor, havadan.
0
🌸mirafiori
(21.05.21)
(10)

su tarz evlerin ne gibi bir sikintisi olabilir?

buenosdias
2 aydir ev bakiyorum internetten. ve hep karsima su sekilde sisirilmis ilanlar cikiyor. sisirilmis derken, bu butceye uymayacak cinsten esyali, ic dekorasyonu yapilmis, emlakci komisyonu olmayan, tapu masrafini kendilerinin karsiladigi, elektrik-dogalgaz dahil, aylarca satilmadiklari icin bit yenigi
2 aydir ev bakiyorum internetten. ve hep karsima su sekilde sisirilmis ilanlar cikiyor. sisirilmis derken, bu butceye uymayacak cinsten esyali, ic dekorasyonu yapilmis, emlakci komisyonu olmayan, tapu masrafini kendilerinin karsiladigi, elektrik-dogalgaz dahil, aylarca satilmadiklari icin bit yenigi var diye dusunup direkt bu tarz ilanlari pas geciyorum. sizce ne gibi bir problemi vardir?

www.emlakjet.com
0
buenosdias
(21.05.21)
bazen o evler günlük kiralık verilmiş evler olabiliyor. dolayısıyla milletin partilemece ya da daha "farklı" şeyler yaptığı yerler oluyor. bir de apartmandaki diğer daireler de bu dediğim gibi ise normal bir aile/insan orada yaşamak istemiyor doğal olarak.
0
ilgeru
(21.05.21)
Tapu masrafını kendileri ödemiyor, kentsel dönüşümden yapılan projelerde devlet muafiyeti var.

Emlakcı komisyonu yoksa kendileri satış yapıyordur, normal.

Elektrik su gaz ilk abonelik (bağlantı) ücretleri yok diyor, sıfır dairelerde geri alınmayan bir bağlantı ücreti var onları yatırıp saatleri onaylatmışlar, daireyi satın alan ya da kiracı depozitoyu yatırıp kendi üstüne abonelik alacak.

Aslında şüphe uyandıracak hiç bir şey yok, fiyat/bölge/kira vs mantıklıysa olabilir.
0
John Bloor
(21.05.21)
Fotoğraflarda dayamışlar geniş açıyı, hatta neredeyse balık gözünü, olduğundan büyük duruyor, bence acayip ufak bu ev. Ayrıca çok kullanışsız görünüyor, evde hareket edecek alan kalmamış, salonda neyi nereye koyacaksın. Muhtemelen malzeme/işçilik de kötü, muhiti bilemiyorum, belki o da kötüdür. Bu gibi sebeplerden satılmıyor olabilir. Yani ben olsam ben de direkt pas geçerdim.
0
orient blue
(21.05.21)
Genellikle ev arayan insanlar eşyasız ev bakıyorlar çünkü aile evinden çıkıp çat diye ev alabilen kişi sayısı çok çok az. Mesela biz yazlığımızı bu şekilde eşyalı almıştık, gayet memnunuz, ama bazı eşyaları mesela adamın aldığı markadan almak istemezdik, mecburen kullanıyoruz şu anda.

Mesela amerikan mutfağın olduğu yer aynı zamanda salonsa acayip saçma bir yerleşim olmuş. Evde oturup tv izleyebileceğin bir alan yaratman o kocaman koltuklarla imkansız. Kullanmayacağın koltuğun parasını vermiş olacaksın bu durumda.
0
roket adam
(21.05.21)
bence bu evin bir sıkıntısı yok. yakın zamanda ofisten bir arkadaş bu ev ile aynı konumdan bir ev aldı, memnun. sadece internet bağlatırken kriz geçirdiler apartmanca. (yeni bir apartmandı.)
bu arada ben bu eve bakacağım işten izin alabilirsem.
0
irene
(21.05.21)
Kombinin salonda olması :/
Cephe bilgisi yok zaten ışıksız fotoğraf da yok. Muhtemelen kuzey cephesinde ve karanlık :/
0
beetlejuice
(21.05.21)
En konumu sebebiyle o paralara satılıyor
0
otopsicocugu
(21.05.21)
odanın biri göründüğünden daha küçük.
0
silver apple
(21.05.21)
Küçücük bu ev.
0
hayirsiz
(21.05.21)
ilani acmadan kesin kustepe-gulbag tarafidir demistim :) o semtler pek aileye uygun olmuyor. hem muhit iyi degil hem inanilmaz dik yokuslari var. ev de kucukmus ayrica. fiyat bu muhitin piyasasi icin normal.
0
in vino veritas
(21.05.21)
(2)

dijital pazarlama gurularına bir soru

hlt1985
elimizde bir ürün var ve bunu kobi veya daha büyük firmaların sahiplerine veya bu yatırıma karar verici olabilecek IK yetkililerine ulaştırmak istiyorsunuz. Yazılım diyelim bu ürüne. Ancak bütçeniz çok az olduğu için dijital kanalları kullanabilirsiniz. Bu insanlara KOBİ sahibi veya IK yetkililerine
elimizde bir ürün var ve bunu kobi veya daha büyük firmaların sahiplerine veya bu yatırıma karar verici olabilecek IK yetkililerine ulaştırmak istiyorsunuz. Yazılım diyelim bu ürüne. Ancak bütçeniz çok az olduğu için dijital kanalları kullanabilirsiniz. Bu insanlara KOBİ sahibi veya IK yetkililerine dijitalde nasıl ulaşırdınız? Onları nasıl hedeflerdiniz? Çünkü linkedin haricinde şirket veya firma veya title bazlı bir hedefleme ya yok ya da inanılmaz kısıtlı.

Dijital olan her türlü kanal kabulümüzdür.
0
hlt1985
(21.05.21)
bu ürün ihtiyaç olan bir ürün ise (atıyorum muhasebe programı gibi herkesin almak zorunda olduğu) o zaman her türlü dijital reklam mecrasını düşünebilirsin Adwords vs gibi, sonuçta eninde sonunda araştırma yaparken sana ulaşacak.

ama adamın almak zorunda olmadığı, nice to have bir ürünse, anlatılması gereken bir ürün ise b2b için dijitalden pazarlama yapmanız çok zor olur, saha çalışmaları mutlaka gerekecektir. ürün yazılım olduğuna göre pazarlama bütçesini ürün fiyatına yedirebilirsiniz, bu bütçeyle de saha satış üzerine odaklanabilirsiniz. adamlar gider fokus grubunuzdaki şirketlerdeki satış sürecini teker teker yönetir. ya da yazılımı bayilik anlaşmalar üzerinden satarak karı bayilerle paylaşırsınız, bayiler de kendi müşterilerine satacağı için win-win olur.
0
roket adam
(21.05.21)
Dijital reklam, markaların veya işletmelerin ürün ve hizmetlerini tanıtmak için dijital platformlar üzerinden gerçekleştirdiği reklamcılık faaliyetlerini ifade eder. İnternetin ve teknolojinin gelişimiyle birlikte dijital reklam, geleneksel reklamcılığın ötesine geçerek daha hedefli, ölçülebilir ve etkileşimli bir hale gelmiştir.
dipays.com
0
ForzAras
(17.04.25)
(6)

hangi ayakkabıyı alayım anketidir

roket adam
1- https://www.sneaksup.com/nike-air-max-2090-ct1091-1002- https://www.sneaksup.com/nike-air-max-2090-cv8835-0013- https://www.sneaksup.com/nike-air-max-2090-cv8835-100
0
roket adam
(20.05.21)
2, 3, 1.
0
filteria
(20.05.21)
Bunlarda ayağınız pişmiyor mu ya :/ Ben ultraboostlara alıştıktan sonra bırakamadım. Air force yakıyor mesela cayır cayır ondan sonra.

Ama illa alacaksan bunlar arasından turuncu olan güzel bence.
0
ananiyimioguz
(20.05.21)
2
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.21)
3, 2, 1.
0
bluntaf
(20.05.21)
@ananiyimioguz, şimdiye kadar Air Max 90 ve 97 kullandım. 90 tam dediğin gibiydi, 97 biraz daha havadardı ama ikisi de nispeten ağır ayakkabılar. ama 2090'ı mağazada denedim acayip bir rahatlığı, hafifliği var. Air Force gibi de değil. o yüzden bir denemeni öneririm. çok değişik yapmışlar bu modeli.

2'yi aldım bu arada. teşekkürler.
0
🌸roket adam
(21.05.21)
2-3-1
0
turbo sadık
(21.05.21)
(6)

macbook tarzı ürünler ikinci elde nerede satılır?

nuisance
Selamlar,macbook pro cihazımı satmaya çalışıyorum. sahibinden'e koydum fakat araba gibi değil arayan soran yok. bu tarz cihazları ikinci elde satmak için neresi daha uygun olur? bir de ikinci elde fiyatı neye göre belirleyebiliriz?
Selamlar,

macbook pro cihazımı satmaya çalışıyorum. sahibinden'e koydum fakat araba gibi değil arayan soran yok. bu tarz cihazları ikinci elde satmak için neresi daha uygun olur? bir de ikinci elde fiyatı neye göre belirleyebiliriz?
0
nuisance
(20.05.21)
sahibindende satanlar genelde ucuzdan kapatıp pahalıya satmaya çalışan al-satçılar ya da bilgisayarcılar oluyor. acelesi olmuyor onların ve fiyatları genelde yüksek tutmaya çalışıyorlar.

sahibinden ve letgo'dan bakarak kafanızda bi fiyat belirlemeye çalışabilirsiniz. farklı bir mecra da yok açıkcası satmak için.
0
a darkness coming
(20.05.21)
iphone u letgoda 2 ayda satamadik, dolapta 10 saat sonra satildi, dolap uygulamasini bi arkadasim tavsiye etmisti, letgo ve oraya koyun.
0
müptezel dostoyevski
(20.05.21)
sahibinden, letgo, dolap. arayan soran yoksa fiyatı yüksek yazmışsınızdır. azar azar aşağı indirip en güzel noktayı bulacaksınız.
0
roket adam
(20.05.21)
macbook ilanlarında genel olarak temel bir hata yapılıyor. fiyatlamayı doğru yaparsanız aynı gün bile satabilirsiniz. malum sarı sitede ve bir çok platformda 2015-2017 arası eski kasa cihazlara 6-7binlerden fiyatlama yapıyorlar. bakın bu gerçekçi değil. bu fiyattan satılması ancak bu işlerden anlamayan birini bulmakla yapılır. o yüzden aylar yıllar boyunca sa tıl maz!
fiyatlamayı doğru yapmalısınız. kilit nokta bu. ürünün her şeyini eksiksiz ve şeffafça açıklayın. bunun üstüne talep olan bir ürünse gerçekten satılmaması için bir sebep olmaz. hızlı/acil satılsın derseniz zaten fiyatınızdan 200-300 daha düşmeniz gerekebilir.

2017 model 12" retina macbook i5/8gb/512gb donanıma sahip bilgisayarım kütüphanede çalınınca aynısından almak için bir ilanlara bakayım dedim. aman allahın bu kadar mı bu insanlar manyal olabilir dedim. herif 7.5-8k arası fiyatlama yapmış 4 yıl önceki cihaza. 4 yıl önce ben türkiye'den 5499₺'ye almıştım sıfır cihazı. bu ürünler kar amaçlı satılmaz. değerinde satılıp model yükseltmek için kaynak oluşturulur. 2020 model sıfır i3 işlemcili 8gb/256gb cihaz 6999₺ idi 4 ay önce. düşünün... adam 2017 macbook air için 5.5-6-5k arası fiyat biçiyor. e tabi satamaz. satmamalı da.
0
pardus
(20.05.21)
Bu arada cevap yazayim belki gorenlerin isine yarar. Sahibinden.com da bilgisayarcilarin verdikleri rakamin %25 fazlasina sattim.
Satma isi uzun surmedi ayrica
0
🌸nuisance
(12.07.21)
Ben letgo'da, sahibinden vs'nin bi tık altında fiyatla koyup aynı gün satmıştım.
0
plutongezegendegilmi
(12.07.21)
(22)

Araba fiyatlarının normalleşme ihtimali?

gmzo
Bizde hayal tabii ama birçok ülke ciddi aşılama ile pandemi konusunda ilerleme kaydetti. Araç fiyatlarının zamanla normalleşme ihtimali nedir sizce? Yani geri düşmesi bizde tabii pek mümkün değil ama, zamların sınırlı kalması ile 1-2 sene sonra fiyatların bir miktar daha normale dönmesinden bahsediy
Bizde hayal tabii ama birçok ülke ciddi aşılama ile pandemi konusunda ilerleme kaydetti. Araç fiyatlarının zamanla normalleşme ihtimali nedir sizce? Yani geri düşmesi bizde tabii pek mümkün değil ama, zamların sınırlı kalması ile 1-2 sene sonra fiyatların bir miktar daha normale dönmesinden bahsediyorum.
0
gmzo
(20.05.21)
1-2 sene içinde siyasette dengeli bir dönem olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla ekonomide de düzelme olmaz.
0
himmet dayi
(20.05.21)
araba fiyatları düşmeyecek.

olabilecek tek şey; bizim bu 400-500bin liraları daha kolay ödeyebilir hale gelmemiz. yoksa fiyat bakımından bir değişim olmayacak. hep artacak.
0
tchuck
(20.05.21)
@tchuck soruyu okursanız ben de tam olarak onu sordum zaten :)

Evet ülkedeki ekonomik şartlar malum ama, araç fiyatlarının bu denli fırlamasının bir sebebi pandemi sonuçta. Dolayısıyla pandemi şartları hafifledikçe biz daha kolay ödeyebilir hale gelir miyiz ücretleri?
0
🌸gmzo
(20.05.21)
Hayır. Ülkede bölüşüm sorunu var. Maaşlar kuşa döndü. Bunun değişmesi için hükümet ve zihniyet değişikliği gerek. Bu olursa bir derece.
0
dougsampson
(20.05.21)
Bu sabah benzine yüzde 10 zam geldi. Arabaya hiçbir şey olmaz. Hiçbir şeyin fiyatı düzelmez böyle giderse.
0
prole
(20.05.21)
eğer almak için soruyorsanız, hiç durmayın hemen alın. her beklediğiniz gün fiyatı artacak, ödeyeceğiniz para da artacak demek bu. seçim olana kadar herhangi bir şeyin fiyatı düşmez. seçimde de sonucu önemli.
0
ilgeru
(20.05.21)
Temmuz 2020'de aldığım aracın fiyatı (2. el) neredeyse %30 arttı. Ama kaç kişinin geliri 1 yılda %30 arttı? Maalesef araç fiyatları azar azar da olsa pahalılaşıyor.

Bunu satılan araçlardan da anlayabiliriz. Brçok orta sınıf marka/model bile pahalı kaçmaya başladı. Leblebi gibi dacia, fiat egea, renault clio alıyor insanlar artık en ucuz araçlar bunlar diye.
0
anten
(20.05.21)
Yukardakiler çok haklı dolar 1 lira olsa bile araba fiyatları düşmez. Çünkü biz dolarla maaş almıyoruz
0
respect
(20.05.21)
Mümkün değil. Farklı bir hükümet gelse bile çat diye ben ötv'den vazgeçtim, artık oradan vergi almıyorum deme şansı yüzde 0. Araç fiyatlarının bu denli fırlamasının sebebi hatta pandemiden ziyade döviz kurundaki ani yükselme onu da hesaba katmak lazım.

Geçici vergi kampanyaları olabilir bir ihtimal ama max olacağı o.
0
roket adam
(20.05.21)
Sıfır araba fiyatları yüzde 50 oranında düşerse ancak öyle düşer piyasa. Örnek Sıfır toyota 70.000 tl olsun o zaman piyasa normale döner.
0
komando kani var bende
(20.05.21)
araç fiyatlarının artış sebebi çip kriziyle beraber gelen stok azlığından kaynaklıydı. araçlar vızır vızır üretilip satılırsa, böyle bir senaryoda ortalama fiyatlar %10-15 düşer max. uzun vadede artmaya devam eder emin ol
0
avatar is back
(20.05.21)
bunun için tek bir ihtimal var.
o da ötv oranlarının aşağı doğru güncellenmesi. onun dışında fiyatların düşmesi imkansız.
0
burya
(20.05.21)
@burya nın yazdığı gibi ötv oranları dışında bir çözüm yok. Aynı akaryakıttaki ötv'yi düşürmeleri gibi belki seçim yatırımı böyle hamleler gelebilir. Akaryakıttaki ötv niye düştü? Yakıtlara tavan fiyat koydular. dolar 7,49Du şimdi o uygulama bitecek 1 gecede benzin 1 lira fırlamasın diye ötvyi düşürdüler.

Otomobil fiyatlarının çılgın olmasının başlıca nedeni aşırı vergi, sonra döviz (euro kuru)
Enflasyon %17. otomobil fiyatlarındaki artış %100-%110
Neden? Çünkü euro %20 artıyor araç fiyatları vergiden doları %45 artıyor
ekonomide çeşitli dengeler vardır. Optimum vergi oranları vardır. Böyle aşırı alırsan çok başka sorunlara yol açarsın

Bu vergi sistemi ile dolar euro artacak diyorsan döviz alma git araç al. Dediğim gibi kur 1 artıyor araba fiyatına 2 yansıyor 2.5 yansıyor. Çünkü ötv + kdv %112den başlıyor
0
asbe
(20.05.21)
ülkenin durumu bir yana global sebeplerde var. demir-çelik ve çip denen parçalardaki arz sıkıntısı fiyatları yukarı taşıyor. triple falan zam yiyor her ay veya 15 günde bir.

1-2 yıl sonra globaldeki durumlar düzelir belki ama bizim ülke çok düzelmez gibi. dalgalanma bir miktar azalır o zaman. örneğin ayda 10bin zam yiyorsa 4-5bin zam yer.
0
xrated
(20.05.21)
Sadece şöyle bir şey olursa düşer. O da ÖTV, KDV indirimi. Onun dışında düşme ihtimali yok. Bir de dediğiniz gibi zamanla 500leri, 600leri ödeyecek duruma gelebiliriz sonra da 0 atarız herhalde. Ama bunun için min 10 sene gerek. O da şimdilerde ivme yakalayabilirsek bence.
0
westblack
(20.05.21)
Artık "yeni normal", bu... Uzun süre değişiklik zor gözüküyor.

YTD.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.05.21)
2. el araç ithalatına sınırlı da olsa müsaade getirilse fiyatlar da düşüş olabilir. ekonomik olarak ithalat hacmini çok artırmayacak şekilde ucuz yollu belli km. ve model araları ithal edilebilir.
0
marsabil
(20.05.21)
normalimiz artık bu, düşüş neden olmayacağını arkadaşlar açıklamış bir çok açıdan.
pandemi en hafif etkenlerden biri gibi artık.

bu arada ikinci el ithalatı imkansıza yakın, kafanız oraya hiç gitmesin. direkt yurt dışına para saçmak anlamına gelecek bir hareket olur, biz ise yurt dışından memlekete olabildiğince para çekmeye çalışıyoruz şu an.

taaa zamanında katıldığımız gümrük birliği anlaşmasında üreticileri ülkemizde yatırım yapmaya cezbetmek için ikinci el araç ithalatı olmamasına dair bir madde olduğuna dair bir şeyler okumuş/izlemiştim, doğruluğundan emin değilim ama muhtemelen öyle olduğuna inanıyorum.
0
gkhncnzdgn
(20.05.21)
Su an ucuz aslinda.
Katlanir bisikletle, yedek parcalarla oranlarsan daha %50 zam yemesi lazim arabalarin.
0
divit
(20.05.21)
devlet vergi toplayamadığı için araç fiyatları yüksek çünkü patron veya çalışan araba almak zorunda.

o sebeple vergi reformu gelmeden araba fiyatları düşmez.
0
duyurukullanıcısı
(20.05.21)
Arabalar pahalı değil ki!
Döviz bazında fiyatlara bakarsan 4-5 sene öncesine göre kıyasla ucuz bile denebilir. Araba fiyatlarının en önemli bağımsız değişkeni dövizdir. Sıfır araba fiyatları da 2. El piyasası da gayet uygun. Gücün varsa yapıştır gitsin
0
otopsicocugu
(20.05.21)
düşmez. bu halk daha kötüsünü hak ediyor. umarım 200.000 bine şahin satılacak dönem olur yakında.
0
ayseee
(20.05.21)
(7)

Bu taraftarlık nasıl bir şey böyle?

turkce konusan uzayli
Taraftarlık derken bir futbol takımının taraftarı gibi bir şeyden bahsediyorum. bugün beşiktaşa geçtim beşiktaşlılar nasıl mutlular belli değil. hatta vapurda birileri fenere küfretmeyeceksin diye fiziksel kavga bile etti. Ben zaten sadece annemle büyüdüm hayatım boyunca futbolla alakam olmadı. Eleş
Taraftarlık derken bir futbol takımının taraftarı gibi bir şeyden bahsediyorum. bugün beşiktaşa geçtim beşiktaşlılar nasıl mutlular belli değil. hatta vapurda birileri fenere küfretmeyeceksin diye fiziksel kavga bile etti. Ben zaten sadece annemle büyüdüm hayatım boyunca futbolla alakam olmadı. Eleştirmek amaçlı söylemiyorum aksine insanları mutlu eden her şey çok güzel o yüzden merak ediyorum. nasıl bu kadar mutlu olabiliyorlar beşiktaş şampiyon oldu diye. Yani bugünün dünden onlar için ne farkı var?

gerçekten çok içten bir mutluluk böyle bir arkadaşım da var. nasıl bu kadar sevinip üzülebiliyorsun diyorum. anlayamazsın aşk bu diyor. Nasıl bir şey bu çok merak ediyorum.
0
turkce konusan uzayli
(19.05.21)
(bkz: Özdeşleşme)

Mobilim bkz tam oldu mu bilmiyorum ama. Cevabı Freud söylüyor.
0
westblack
(19.05.21)
Jux
(19.05.21)
Futbolla pek bir ilgisi yok. Yani daha geniş bir olayın tezahürü ve iki sebebi var bence.

Birincisi insanın topluluk halinde yaşayan bir tür olması. O yüzden kendine ait bir kabile bulmak, aidiyet hissetmek (ve bu aidiyeti göstermek, bkz: abartılı sevinç gösterileri) hayatın en önemli meşgalelerinden biri. Dini yüzünden burada Hamas savunan da var, 20'li yaşlarında sağlıklı biri olmasına rağmen aşı olmak için çırpınan da var. Bunların hiç birinin konunun kendisiyle mantıklı bir bağı yok aslında, ait olduğun gruba yönelik sinyallemelerle ilgisi var. Çok yaygın bi davranış.

Diğeri de insanın doğanın kaotikliğini kendince düzene sokma isteğiyle ilgili. Kendi alıştığı düzen bozulmasın diye soğuk savaş döneminde nükleer savaşın eşiğine gelmiş bir türden bahsediyoruz. Yani nükleer savaş ABD'ye komünizmin gelmesinden daha kötü bir opsiyondu, buna rağmen insanlar bu uğurda savaşmayı ve ölmeyi göze almışlardı, çünkü "düzen"inin bozulması ölmekten bile kötü geliyor insanlara (burada örneği bkz: fener aşağılanmasın diye kavga etmeyi göze almak, fenerli olmak hayatının düzeninin önemli bir parçası çünkü).

Yani olayı futbola indirgememek lazım. İnsan beyni her yerde böyle çalışıyor.
0
plutongezegendegilmi
(19.05.21)
boş beleş insanların bir gruba ait olma çabası. yani başka hiç bir özelliğin yoksa işte futbol üzerinden gruplaşıyorsun.
0
roket adam
(20.05.21)
Roket adam +15000000
0
mirty
(20.05.21)
Roket adam boş beleş demiş.

Sesli güldüm.

Çok boş beleş bir yorum olmuş.
0
istanbul gecesi
(20.05.21)
Alinti

"biz birey olarak yetersiz bireyleriz genellikle. güzel değiliz, yakışıklı değiliz, uzun boylu değiliz, iyi eğitim sahibi değiliz, enstrüman çalmıyoruz. çok iyi okullarda okumadık, çok güzel kız arkadaşlarımız yok... birey olarak bir şey ifade etmeyince, sokaklardan bakıyor; kalabalıklardan ayrılamayınca ne oluyor? kalabalıklara katılıyor. ben fenerliyim, ben galatasaraylıyım; mahvederim sizi. ben şu partinin sempatizanıyım, nasıl yendik? ben ibrahim tatlıses fanıyım, ben beren saat'e bayılıyorum. kalabalıklara katılıyor bir şey ifade etmek için. birey olarak bir şey ifade etmediği için... birey kalitesi düşük toplumlar bu tarz sıkıntılar yaşamaya mahkumdur. bunun yolu*, toplumsal hareketlerden geçer...."
0
neverletyougodown
(20.05.21)
(9)

Hintlilerle calisma tecrubesi olan var mi?

nefertarii
ya merak ediyorum genelde mi boyleler? boyleler dedigim; Amerika'da da headquarter'i bulunan bir Hint firmasina freelance is yapiyorum. sadece onlar icin degil amerika, avrupa ve kanadali firmalarla da calistim. batililar alabildigine relax ama kaliteden odun vermeyen bir tavir takiniyor; ama Hintli
ya merak ediyorum genelde mi boyleler?
boyleler dedigim; Amerika'da da headquarter'i bulunan bir Hint firmasina freelance is yapiyorum. sadece onlar icin degil amerika, avrupa ve kanadali firmalarla da calistim. batililar alabildigine relax ama kaliteden odun vermeyen bir tavir takiniyor; ama Hintliler:

1) gunun her saati online olur mu insan? bizden 2.5 saat ilerdeler buna ragmen bana gore gecenin bir yarisi olan saate toplanti koyuyorlar, onlar gore saat gece 1-2 filan...

2) deadline'lar asiri siki ve sanirim biraz da guven sorunlari var; hemen takip etmek istiyorlar.

3) ghosting ve fikirden cayma var sanirim. soyle diyeyim; ben gecen sene ocak gibi onlarla calismaya basladim. once seni 6 ayligina kontratli alalim dediler 4x fiyat verdiler. ben de o fiyata calismam dedim; fiyat oldu aninda 10x; sonra bu konunun ustune yattilar lan? kac tane takip e-mail'i attim "bizim bir kontrat vardi noldu" diye; cevap yok. yani komple gormezden gelindim. sonra bu sene subat'ta bir anda merhaba bizim yeni projemiz var dediler filan. asiri global musterilerle calisma firsati vermeseler verdikleri iyi paraya bile cekilecek dert degil. dusunun ki firmanin direktoru (new york'ta) oturup junior birinin yapacagi gorevleri yapiyor (proofreading mesela...).

niye boyleler acaba ya? ya da bana mi boyle denk geldi...
0
nefertarii
(19.05.21)
1 yıldır 3 hintliyle çalışıyorum. aşırı vurdumduymaz ve input-output şeklinde çalışıyorlar. insiyatif alma, analiz yapma, pratik zeka yok.
0
buenosdias
(19.05.21)
benim çalıştıklarımın hiçbiri söylediğiniz gibi değil.
genelde iyi iletişim kuran, sıcak insanlar bana göre.
egoları ve mesafeleri yok.
iletişimde olduğunuz sürece deadlinelar konusunda da yeterince anlayışlı oluyorlar.

benim deneyimim bu yönde en azından.
0
blatta hiberna
(19.05.21)
Tanıdığım biri, üretim yapan bir tesiste çalışıyor. sordum ordaki hintlilerin işle ilgili tutumlarını.
Düşünceleri:

Bilgileri oldukları işte başkasına öğretme konusunda kurnazlık yapıyorlar (sanırım işle ilgili bazı şeyleri öğretmeyi saklıyorlar demek istiyor)
Dışarıya karşı normal davransalarda kendi aralarında ikiye çok çabuk bölünüyorlar.
Bizim Türkler gibi onlarda da gruplaşma ve birbirini örgütleme var. yalaka olduklarını düşünmüyorum.
İnanç ekseninde düşünülürse , bir kesmi çalışma konusunda daha verimli ve ağır başlı. Diğer kesmi alkolik. Çok çabuk kavga ediyorlar.
0
Erva
(19.05.21)
5 aydır çalıştığım yerdeki yöneticim hintli. daha önceki işimde de hintlilerle çalışıyordum ancak bu kadar yakın değildi. bu insanlar hakkındaki genel gözlemim,
olumsuzlar:
- kesinlikle soğukkanlı ve pratik zekalı değiller,
- burunlarından kıl aldırmazlar ve herhangi olumsuz bir durumda sizi veya başka 3. bir kişiyi direkt satabilirler.
- iletişimleri eksiktir, mesela takvimde olan bir toplantı çok önemli bir toplantı değilse haber bile vermeden toplantıyı ekerler.

olumlular:
- ekseriyeti götüme benzedikleri için bizler her daim daha yakışıklı ve güzelizdir. bundan dolayı tribe girdiklerini görmek insana keyif verir.
0
makarnavodka
(19.05.21)
Valla çeşit çeşit insan var. Direkt genellemek saçma bence. Benim çalıştıklarım arasında işini çok süper yapan, başkalarına olabildiğince yardımcı olmaya çalışanı da vardı sürekli kaytarip başkasına iş yıkmak isteyeni de.
0
j r r tolkien hayrani
(19.05.21)
Hocam dünyada herhalde 1,5 milar falan Hintli var, nasıl genelleyelim :)

Benim birlikte çalıştıklarım çok iyi değildi. Genel izlenimim Hint iş ahlakının TR ayarında olduğu. Aşırı kötü değil, ama iyi de değil. İyi para veriyorlarsa idare edilir yani.
0
plutongezegendegilmi
(19.05.21)
ya valla haklisiniz 1.3 milyar hintli var da; abna garip geldigi icin merak ettim baskalarinin tecrubesini. cunku sunu da sorguluyorum, sektor ismi vermeyeyim ama milyar dolarlik, uretimini durdursa hayatimizin kayacagi sirketleri nasil baglamislar diye merak ediyorum bir yandan da...
0
🌸nefertarii
(19.05.21)
Ben 1 sene kadar unlu bir sirketleriyle calistim.

Baslarindaki yazilim mimari adam bizim turkiye'de goremeyecegin derecede akilli ve insiyatif alan bir adamdi. Yazilimci olmasina ragmen finans direktorune finans ogretiyordu

Ama ekipte her cins adam vardi.
Bagira bagira calisan, diger hitlinin ne dedigini anlamayan, ofiste yerde oturup calisan, asiri caliskan asiri kontrolcu.

Verdikleri paraya gore adamlar degisiyor.

Ben en cok kendi aralarinda iletisim kuramayanlara sasirmsitim. Acaba dedik kast sistemi var da o yuzden mi konusmuyor, cozemedik
0
divit
(20.05.21)
Kültürel olarak genellemek çok yanlış olur. Yetiştikleri ortam / bulundukları yer çok önemli. Uluslararası kurumsal şirketlerde bir sürü hintli ile çalışıyorum, dubai'dekilerle falan, herifler gayet iyiler avrupa standartlarında iş yapıyorlar. Ama mesela örnek olarak pakistan'da yaşayan pakistanlı ile muhattap olunca senin dediğin sıkıntıları ben de yaşadım. Yani bulunduğu yerin iş kültürü ile alakalı bir durum maalesef.
0
roket adam
(20.05.21)
(7)

Kredi kartı limiti

les yeux blanches
Arkadaşlar misal kredi kartımın limiti 8000 TL ama tatile gideceğim ve tatil toplam 15000 tutuyor. Ben kartın kullanılabilir limiti yani 8000 in üstüne 7000 TL eklesem o şekilde ekleniyor mu yoksa 8000 i aşmanın bir yolu yok mu?
Arkadaşlar misal kredi kartımın limiti 8000 TL ama tatile gideceğim ve tatil toplam 15000 tutuyor. Ben kartın kullanılabilir limiti yani 8000 in üstüne 7000 TL eklesem o şekilde ekleniyor mu yoksa 8000 i aşmanın bir yolu yok mu?
0
les yeux blanches
(19.05.21)
Eklesem dediğin borç olmadan ödeme yapacağım anlamına geliyorsa evet oluyor o şekilde.
0
Mistyimage
(19.05.21)
dediğin oluyor ancak tek slip. taksitle hayır. öncelikle bu anlattığını bankayı arayarak da onayını al çünkü bazı bankalar karta tek çekim için bile bir üst limit tanımlıyor. isteğin olmayabilir.
0
phonex
(19.05.21)
Her bankada olmuyor +1
0
himmet dayi
(19.05.21)
Artık kredi kartı arttırım talepleri çok hızlı omaylanıyor. Mobil uygulamadan arttırım talebinde bulun istersen tatilden gelince tekrar düşürebilirsin.
0
nihayet
(19.05.21)
8000 TL limitli kart için 7000 TL artı bakiye ekleyemezsiniz muhtemelen. Ancak toplam kart limitinin yüzde 5 ya da 10'u kadar artıya geçirebilirsiniz kartı. Bir dönem banka çalışanıydım, o vakitler öyleydi. Bankaya bir sorun yine de.
0
ultranil07
(19.05.21)
Belirtilen bilgilere ek olarak bazı kartlarda limit aşım ücreti oluyor, ek eklenen paranın bir oranı kadar senden ekstra ücret alıyorlar
0
roket adam
(19.05.21)
her şekilde tek çekim yapacaksan zaten kredi kartı yerine debit kartıyla da alışveriş yapılabilir.
0
anten
(19.05.21)
(4)

AK Partili Babam ve Elektrik Faturası Pandemi Bedeli

algoritma uzmani
Biraz önce TV'de bir adam çıkıp pandemi bedeli olayı yalan demiş. Babam da gelmiş bana çemkiriyor, sizin dediğiniz haberler hep yalan çıkıyor diye. Çıldırmak üzereyim. Karşısına 20 tane haber linki koydum. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/202104211044323015-elektrik-sirketlerine-3-milyar-tl-pandem
Biraz önce TV'de bir adam çıkıp pandemi bedeli olayı yalan demiş. Babam da gelmiş bana çemkiriyor, sizin dediğiniz haberler hep yalan çıkıyor diye. Çıldırmak üzereyim. Karşısına 20 tane haber linki koydum.

tr.sputniknews.com

t24.com.tr

ama tv'deki adam yalan demiş. Bu olayın akıbeti nedir, ben bunu babama nasıl ispatlayabilirim. yalancı durumuna düşüyoruz, çünkü tv'deki adam "yalan" demiş. Lütfen yardımcı olun, sinir krizi geçirmek üzereyim.
0
algoritma uzmani
(18.05.21)
Kendi selametin için lütfen bu savaştan vaz geç, aklı başında ve mantıklı biri olarak kaybeden sen olacaksın sonunda. Lütfen kendine bunu yapma.
0
paramolacak
(18.05.21)
Paramolacak'a katılıyorum. Laf anlatman imkansız. Babanla hatta akrabalarınla yani hayatından çıkaramayacağın kimseyle asla siyaset konuşma çünkü im-kan-sız laf anlatmak.
0
roket adam
(19.05.21)
baktım, biraz yalan biraz gerçek. gazeteci stili.

pandemiden başlamadan önce, 2018'den beri, belli üretim kapasitesinin üzerindeki santrallere yapılıyor yardım, yardıma verdikleri isim "kapasite mekanizması".
bunu da devlet yani biz ödüyoruz.

yardım giden toplamda 5 santral varmış
www.sozcu.com.tr

yönetmelik:
resmigazete.gov.tr

yönetmelikte yapılan değişiklik/şartnameyi gevşetme:
www.epdk.gov.tr

ama ortada "pandemi bedeli" "pandemi yardımı" diye bir ödeme yok, bulamadım. t24 sputnik başlıkları yalan bu sebeple.

gazete nedir, gazeteci ne yapar tanımak lazım, onlar da ekmeğinin peşinde, bu sebepten babanla papaz olmana değmez.
0
comp
(19.05.21)
Ya hani şu koskoca rezilliğin içinde tek dert elektrik faturasındaki pandemi bedeli olsa diyeceğim uğraşma da...
Millet beş kuruş destek almazken iga’nın kirası ertelendi, geçilmeyen yolların, köprülerin bedeli kur farkıyla ödeniyor, bu ülke vatandaşı için Brezilya ve Endonezya’nın tercihi olan aşıya güvendi, söz verilen aşılar yok her gün yüzlerce insan ölüyor. Mafyalardan girerim torpilden tren “kaza”larından çıkarım da daha yazmanın anlamı yok. Ama insan deliriyor bir yandan da neymiş yalan olan? Bütün bu yaşadıklarımız mı? Kaçıp gitmek için fırsat kollayan gençler mi? Sonu ne olacak belirsiz mülteci akını mı? Bu ülkenin dağ kadar birikmiş borcu mu? Beşli çete mi yalan Ruhsar Pekcan mı? Neymiş?
0
not dark yet
(19.05.21)
(16)

Maaş bilgisi

kisa
Merhabalar30-40 milyon tl ciroya sahip, %70 ihracat şirket. Genel Md. Yardımcısına bağlı çalışacak Ar-Ge Md. pozisyon. Aradıkları deneyim 10-15 yıl. Ekip 3-5 kişi.Böyle bir mak muh için ücret skalası hakkında bilgisi olan var mıdır?
Merhabalar
30-40 milyon tl ciroya sahip, %70 ihracat şirket.
Genel Md. Yardımcısına bağlı çalışacak Ar-Ge Md. pozisyon. Aradıkları deneyim 10-15 yıl. Ekip 3-5 kişi.
Böyle bir mak muh için ücret skalası hakkında bilgisi olan var mıdır?
0
kisa
(18.05.21)
10.000-20.000 TL
0
redskull
(18.05.21)
10 bini 2 yıl tecrübeli adam alıyor. 20-40 bin arası olması lazım.
0
jelly bear
(18.05.21)
10 bin çok az gerçekten ama 40 milyon TL ciro dedğiniz 4 milyon Euro gibi bir şey. O da şirketin epey küçük olduğunu gösteriyor. 40 bin de vermezler. 20 bin diyorum.
0
himmet dayi
(18.05.21)
Bizim şirketin cirosu senelik 100 milyon tl civarı. Arge yöneticisi 9k alıyor (8 senelik tecrübesi var), arge müdürü olsaydı da 13 fln alırdı max. Bu rakamlar şirketten şirkete değişir. Ancak 10-15 senelik tecrübeniz varsa, 15den aşağısı bana az gibi geliyor.
0
monicapp
(18.05.21)
15.000 falan verirler.
40 milyon para degil bu arada.
0
turbo sadık
(18.05.21)
40 milyon büyük bir şirket değil.
Tahminim 12.5

@jelly bear 2 yilliga değil 10bin, 5 bin bile vermiyorlar
0
dre mithatoğlu
(18.05.21)
Ciro ile maas her zaman orantili olmuyor.Olsaydi Eregli ve Tupras'in mudurleri piyasada en fazla maasi alan kisiler olurdu
0
turkuaz
(18.05.21)
7-8 bin tl net civarında olur, tamamen sallıyorum.
0
roket adam
(19.05.21)
15 bin +-5 bindir
0
in vino veritas
(19.05.21)
Brüt 18-20
0
stewie
(19.05.21)
@dre mithatoğlu aselsan'da yeni mezun 10k ile başlıyor 2 yıla gerek yok.

Pek bilgim yok ama brüt 20k + yan haklar
0
bluntaf
(19.05.21)
Aselsan,roketsan tarzı yerleri normal piyasayla karşılaştırmaniz yanlış, istisna yerler. 15 net diye sallıyorum bende.
0
mirty
(19.05.21)
Şöyle bir önemli detay var:

Patron şirketi mi yoksa kurumsal şitket mi? Kurumsal şirketse eğer min. 15’ten başlar. Patron şirketiyse 10 verirler.
0
silah taciri
(19.05.21)
@bluntaf yeni mühendis 10k deyip sonra 15 yıllık mühendise 20k brüt diyorsunuz.

20k brüt aralik ayında 10k net gibi bir şey ediyor zaten

İlginç gerçekten
0
dre mithatoğlu
(19.05.21)
@dre mithatoğlu 10k örneğini "2 yıllığa 5 bin bile vermiyorlar"a cevaben söyledim. Yeni mezun maaşlarının ne dereceye kadar çıkabildiğini göstermek için.
Benim düzgün bir üniversiteden yeni mezun mühendisten maaş beklentim brüt 8k civarıdır. Maaş artış hızı da genelde her sene düşer. O yüzden ilk yıl bin tl zam aldıktan sonra "her sene bin tl zam alsa, 30 yıl sonra 40 bin alır" gibi bir mantık kuramayız. Ama yan haklar şirkete bağlı olarak yemek kartı + yol + araba + özel sağlık hizmetleri(psikolog dahil) + gym/fitness + hisse gibi gelişmeye devam edebilir. Ayrıca duyuru sahibinin şuan 12.5'ten fazla aldığına eminim.
0
bluntaf
(19.05.21)
Duyuru sahibi olarak, kendimden bahsetmedim, arkadaşım için sordum. Ben bambaşka sektörde bambaşka bir pozisyondayim.
Tüm yanıtlar için teşekkür ederim.
0
🌸kisa
(19.05.21)
(15)

100 % kusurlu bulundum kusur kimde?

dark2lien
sokak konum: https://goo.gl/maps/hxkkpsagwusyhe3hahttp://prntscr.com/13334ftkirmizi işaret ticari taksi turuncu işaret şahsi arabam2- kaza görüntüsü:http://prntscr.com/13334tltam sokağın kesiştiği noktada bir kamyonet sağ tarafı görme açımı kapatıyor, bu yüzden sağ tarafı görebilmek adına çok küçük
sokak konum:

goo.gl


prntscr.com

kirmizi işaret ticari taksi

turuncu işaret şahsi arabam

2- kaza görüntüsü:

prntscr.com

tam sokağın kesiştiği noktada bir kamyonet sağ tarafı görme açımı kapatıyor, bu yüzden sağ tarafı görebilmek adına çok küçük bir yola çıkış yapıyorum.

3- görüş açisi: bu resimlerde sağ taraf görüş açımın resimleri:
prntscr.com
prntscr.com

4- olayin özeti:

iki sokağın kesiştiği yolda sağ tarafta bulunan kamyonetin görüş açımı kapatmasından ötürü, sağ tarafı kontrol etmek amacıyla “resimlerde de ekli bir araç geçebilecek boyutta mesafe bırakarak” sadece sağ tarafı kontrol etmek adına aracımın burnunu sokağa çıkartıyorum.

iki sokakta levha vs uyarı bulunmuyor zaten. ben her ne kadar sağ tarafı görmek için çıkış yapsam da ticari taksi yolun ortalamak ya da sağ tarafdan gelmek yerine sol tarafdan geliyor ve aşırı hızlı bir şekilde duran aracıma vuruyor. bu yolda bana göre hızı 70kms yukarıda zira kendi aracımın boyu 5metre. ticari araç 6 metreden fazla fren izi var duramadığı için gelip vuruyor.

üstelik ben aşağıda da eklediğim resimlerde göreceğiniz üzere bir araç geçebilecek ölçütlerde yol da bırakıyorum.

fakat hızlı olması, yolu sağ ya da ortalamak yerine soldan kontrolsüz hızla gelmesi gelmesi sonucu trafik kazası gerçekleşiyor.

karşıda bulunan aracın sadece sigortası var, benim kendi aracım ise “1 gün önce aldığım 2021 model “0kms” bir araç” kasko vs var. sizden rica ettiğim konu ise şu;

aramızda tutulan trafik kaza tutanaginda tüm beyanları yanlış yazdılar, ben durumu kabul etmedim ve trafik polisi çağırdım. trafik polisi yaralı bir kaza olamadığı sürece mahkemeye gidersiniz ben tutanak tutmam dedi ve oradan ayrıldı. burada mobesse görüntüleri ve polisi aradığım çağrı kayıtları da var tabiki.


1- bu yalan beyan dolu kaza tutanağının yaptırımı nedir?

2- ben gerçekten nerede suçluyum çok merak ediyorum? kusurum nedir? neye göre bana kusur verirler? gökten vahiy ile sağ taraftan aracın gelip, gelemeyeceğini bilemeyeceğime göre aracımın resimlerde de görüldüğü gibi biraz burnumu çıkartmadan sağ tarafı nasıl kontrol edebilirim? fren yapmış bir durumdayım özellikle bunu tutanağa yazdım

3- aracaım “0” km 1 günlük bir araç, ticari taksi 20 yıllık eski bir araç, şimdi benim günahım ne? aracımın maddi kaybından dolayı ne yapabilirim?

prntscr.com
prntscr.com
prntscr.com
prntscr.com
prntscr.com

son resimlerden de bakabileceğiniz üzere 1 araç geçebilecek (hatta kamyon) mesafe var. kamyon geçişini fotograflamadim ama araç geçebilirliğini fotografladim.

son olarak yalan dolan kaza tutanagida bu. (mutabik olamadiğimiz ve anlamasadigimiz)

prntscr.com

not: ben lisanslı bir boksörüm, olay yerine çok fazla taksici (üşüştüler) gelmesine ragmen sinirlerime hakim olup, bir kargaşaya sebebiyet vermemek adına tutanagi polisler gozetiminde imzaladık. aksi halde olay kavgaya gidecek ve ben lisansli bir boksor oldugumdan sucsuzken bile suç işlemiş olacaktım.

tecrübeli şöför arkadaşlardan ve sizlerden ricam, beni 100% kusurlu bulmuslar. allah aşkına benim kusurum nedir? ne yapabilirim? resimleri detaylı yükledim.

aracım max 10km yok, fren yapmiş durmuşum. yukarıda da yazdım gökten vahiy ile mi bileceğim aracın sagdan geldigini? mevbur en min. mesafe ile yola bakıyorum. ve stop halindeyim.

7 en kötü 5mt fren izi var.

bundan sonraki süreç ve tecrübelerinizi merak ediyorum.


teşekkür ederim.
0
dark2lien
(18.05.21)
sen muhtemelen cart diye çıktın çünkü yavaş çıksan adam görüp hafif sağa kırar ve kazayı atlatırdı. taksici sonuçta.

o denyo da çok soldan gidiyor %100 olmasa da suçlu olan sensin gibi geldi özetle.
0
bohr atom modeli
(18.05.21)
Biraz daha Enter'a basıp daha fazla boşluk bıraksaydın yazıda. Böyle okuması çok zor olmamış.

İlk olarak, lisanslı boksör olmanın olayla ne alakası var onu anlamadım.

Olaya gelirsek, senin hatan kontrolsüz kavşağa çıkarken sağ taraftaki araca yol vermen gerektiğini atlaman. Kavşakta herhangi bir tabela (dur/yol ver) yok. Bu nedenle burası kontrolsüz kavşak. Kontrolsüz kavşakta sağdan gelen aracın geçiş üstünlüğü olur.

Tabii sen yol vermemek amacıyla değil, yolu kontrol etmek amacıyla çıkmışsın. Burada bence kamyonetin de suçu var. Çünkü kavşak giriş çıkışlarında (yanlış hatırlamıyorsam) 50 metre mesafeye araç park etmek yasak. Buna göre bir itirazın olabilir. Ama burada taksicinin suçu olduğunu söyleyemem. Hızını bilmiyoruz çünkü. "Bana göre 70 ile gidiyordu" diye bir şey yok maalesef.

İşin garip tarafı yolda ne şerit var ne de tek yön mü çift yön mü belli değil. Yani şeritler çizilmiş olsa taksici şerit ihlali yapıyor olacaktı muhtemelen. Ama böyle bir ihlal de burada söz konusu olamıyor şerit falan olmadığı için.
0
himmet dayi
(18.05.21)
merhaba

birkaç ay önce çok benzer bir kaza geçirdim. aynı şekilde kontrolsüz kavşakta sağdan gelen araba yola çok hızlı bir şekilde (90-100 km/s) çıktı, arabanın sol arka tarafına çarptım. kendisi aşırı derecede kontrolsüz bir şekilde yola çıkmış olsa da, kontrolsüz kavşaklarda önceliğin sağdan gelen araçlarda olduğu açık bir şekilde söylendiği için sizin durumunuzda olduğu gibi ben de %100 kusurlu bulundum.

bildiğim kadarı ile itiraz hakkınız mevcut. ancak tekrar değerlendirseler bile önceki paragrafta belirttiğim durum yüzünden tekrar sizin kusurlu bulunacağınızı düşünüyorum.

sigorta işleri ile bir uğraşan tanıdığımdan duyduklarıma göre, kaza tutanakları, değerlendirilirken belirli senaryolar ile karşılaştırmalar yapılarak değerlendiriliyor. alt tarafa yazdığınız açıklamaların çok da bir önemi olmadığını söylüyorlar (konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olan arkadaşlar haksızsam düzeltsinler).

ispat edebilir misiniz durumu bilmiyorum, ispat edebilseniz bile komisyonun tekrar aynı kararı vereceğini düşünüyorum. geçmiş olsun, umarım sorunsuz bir şekilde süreci ilerletebilirsiniz.
0
doubletapper
(18.05.21)
Buraya genel olarak yazıyoruz ki başka birinin de başına bu olaylar gelebilir . Hakliyken haksız duruma düşmemek için bazı durumları dile getiriyor olmamın sebebi de bu.
Boksör olmamı soylememin amacı bir bakıma içerisinde de yaşadığım durumun ne kadar tuhaf olduğunu göstermek için. Kaza sonrası etrafinizi anında 5dk içinde 5-10 taksici çeviriyor. 0km aracınıza vurmuş, daha geçen gün sanayiden çıkarttım aracimi diyor. Resmen dövmem için uğraşıyor. Bu konularda tecrübem yok bu adamı benim yerimde başka biri olsa dövse ne olur? Lisanslı siniz haksız duruma düşüyorsunuz. Başkaları da bunu okuyup belki kendine ders çıkarabilir. Ben oldukca soğuk kanlı olmaya çalıştım.

Bana göre 70 ona göre şu demiyorum. Mantık belli 30km hızla 5-7 metre fren izi olmaz. Resimlere bakmamissiniz.

Benim aracım stop durumunda yani benim aslında yola çıkma durumunda yok. Harket halinde değilim, kontrol ederken duramıyor ve vuruyor.

Yön ve serit olmayan yerlerde trafik akışı gereği solunuzu kontrol ederek gidersiniz çünkü sola yapisarak gitmek trafik akışı yönünden sağlıklı bir durum değil. Ya ortalar ya da sağdan akar trafik. Kimse sol şerit ya da tarafta sürmez diye tahmin ediyorum
0
🌸dark2lien
(18.05.21)
kusur cok net sende, duruyor olman onemli degil.
Kamyona suc atabilirisn ama taksici her turlu hakli cikar.

Ayrica taksicinin fontuna ve imzasina da 10 puan verdim.
Ayrica adami dovseydin bir de oradan ceza yiyecektin.
Biri sana vurmadikca vuramazsin, vurdugunda da insan gibi vurman lazim.
Kemigini falan kirarsan cezan ekstra artirilir. Burun kemigi de cok kolay kirilir.
0
divit
(18.05.21)
Ben 100% kusurunu arıyorum. Yok öyle oldu,böyle oldu derdim değil.

Herif diyorum 70km fazla hızla geliyor. Sokak burasi. Sokak arasında hız sınırı yok mu? Velev var o zaman bu kusur bana neden yazılır?

Eşey kavşak ya da tali yollarda sağdan, soldan geliş kavramı ana kavsaklara göre nasıl değerlendirilir? Bilgim yok.


Taksicinin geldiğini dua ederek, istihare namazına yatarak mi göreceğim? İllaki kamyon zaten suçlu. Herif araç geçebilecek mesafe olmasına rağmen (resimlerde kamyon bile geçebiliyor) soldan soldan geliyor üstelik orantısız bir hızla bu bir kusur değil mi?

Bir çok hata satabilirim. Ben kendimi haklı çıkartmaya çalışmıyorum hatamı ariyorum. Yolu kontrol etmeden geleni görmem nasıl bekleniyor?

Her şeyi geçtim. Saki 70km hızla gelip, kontrolsüz çıkış yapmışım gibi yazılar yazıyorsunuz. Öyle olsa o araçla ve bu hızla kafa kafaya çarpar, lastik ya da sağ kapından darbe alırım. Benim fren izim bile yok Max 5-10 km ile sokaktayim ve stop halindeyin zira adamı gormemle durman arasında saniyeler var.
0
🌸dark2lien
(18.05.21)
***Kontrolsüz Kavşak Geçiş Hakları
Geçiş üstünlüğüne sahip araçlara
Tramvayla kesişen yollarda tramvaylara
Tramvay yoluyla kesişen yollarda, tramvayın bulunduğu yoldaki araçlara
Soldan gelen araçlar, sağındaki araçlara
Dönüş yapacak araçlar, düz giden araçlara
Motorsuz araçlar, motorlu araçlara
İlk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Başka bir ifadeyle kontrolsüz kavşakta geçiş hakkı kuralları yukarıdaki sıralamaya göre yapılır***

Dostum sen dönüş yapacak bir araç olarak, düz giden aracı bekliyor olmalıydın. Orada kamyonetin olması, görüşünün engellenmesi vs senin durumunu hafifletmiyor maalesef, çünkü taksi direkt mağdur yolunda dümdüz giden bir otomobil olarak. Adamın hızlı olması da durumu değiştirmiyor. Ben olsam bir boksör olarak öncelikle oradaki kamyonetin sahibini döverdim. Suç tamamen sizde olduğu için değer kaybı almanız da mümkün değil diye biliyorum (ben bir kere değer kaybı parası aldım ama suç direkt %100 karşıdaydı) Bir de aracınız baya şeridin ortasına kadar gelmiş zaten, yani arabam duruyordu aslında derseniz o zaman yolun ortasında neden duruyorsun kardeşim de diyebilirler haklı olarak.

Kazadan kaçınmak için böyle durumlarda durup, çok yavaş bir şekilde burnu çıkartıyorum, zaten karşıdan gören yol gveriyor en sonunda, vermezse de bana çarpmadan geçebiliyor. İlla ki biri yol verecek acele etmeye gerek yok. Geçmiş olsun tekrardan.

Edit: bir de kaza tutanağındaki mutabık olmak zorunda değilsiniz zaten. Sen kafana göre yaz o kafasına göre yazsın. O yüzden 2 tane kutucuk var. Ama sonuç olarak adamlar bir kural kitabına bakarak değerlendiriyor, bu noktada senin açığın olmuş maalesef.
0
roket adam
(18.05.21)
Bu arabayla bu durumda kazadan kacinamazsin o kisimda hatan yok zaten, yine ayni yere gelsen yine o kaza olur.
Tabi yolda stop halinde olman imkansiz oyle olsa taksici gorup dururdu. Az bir hizla burnunu cikartmissindir.

Sedan araclarin sikintisi bu(bende de var), volvo,merso bu yuzden oraya goz koydu benzer durumda taksiyi gorup frenliyor.
0
divit
(18.05.21)
Yol göründüğü kadarıyla çift şerit rahat akacak kadar geniş değil ve böyle yollarda genelde ortalı gidilir ama taksinin bu kadar sola yanaşık gitmesi belki az bir kusur payı yaratabilir. Bana göre, deneyimli bir sürücü taksinin yerinde olsa, kamyonun görüşü kapattığı bir yolda bu kadar sola yanaşık gitmezdi, aynı şekilde sizin yerinizde olsa, görüş olmadığı durumda arabanın burnunu çok çok yavaş (yürüme hızından yavaş) kavşağa çıkartırdı ki, eğer gelen araç varsa henüz uzaktayken fark edip fren yapabilecek zamanı olsun. Ben ara yollarda camı daima aralık bırakıyorum ki dışarıdaki sesleri, motor, insan vs duyabileyim. Bu basit tedbirler trafik kuralı olarak geçmez ama kaza riskini çok azaltır veya hafif atlatmayı sağlar. 70km tahmininiz ise imkansız. O hızın durma mesafesi 40m civarı en az ve bu durumda ortalık savaş alanına dönerdi. 50km bile mümkün değil. 70km ile giden aracın 7 metrede durabileceğini düşünerek araç kullanıyorsanız ciddi anlamda tehlikedesiniz demektir. Bunun dışında önerim kusuru kabul etmeniz. Görüşü kapatan araçlar gerçekten baş belasıdır ama göremiyorum o halde sorumlu değilim düşüncesini haklı çıkarmaz.
www.random-science-tools.com
0
mikro patlama
(18.05.21)
Herkese verdiği cevaplar için teşekkür ederim.
0
🌸dark2lien
(18.05.21)
Ben geçmiş olsun demeye geldim, 10 km bile yapılmamış araç ile kaza tam talihsizlik olmuş. Burnu bir tık fazla çıkarmışsınız sanırım ama taksici y.vşakların maganda gibi araç kullandıklarını herkes bilir. O daracık yolda makul bir hızla gitmediğine eminim, yoksa rahatlıkla dururdu o da.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.05.21)
gecmis olsun, benimde en korktugum seylerden biri bu. yasadigim yerde ara sokaklarda suratle sagdan soldan cikanlar var ve burun buruna geldigimde olmustur. bir avukata danisirsin, artik olan olmus eger yapilacak bir sey yoksa da uzulmeyeceksin daha beteri olmadigi icin sansliyim diye dusun.
0
tahtakafa
(19.05.21)
Abicim çok geçmiş olsun. Burnunu çıkardığında orada araç varsa çarpmama ihtimali yok gibi. Yani burnunu çıkardıysan olduğun yerde durmanın mantığı yok, dönüşünü yap git.

Ben böyle durumlarda olduğum yerde kalmıyorum. Dönüşümü hızla yapıyorum. Sen de orada donup kalacağına dönüşünü yapsaydın büyük ihtimal taksi sana arkadan çarpacaktı.
0
stewie
(19.05.21)
diğer taksicileri, o şoför çağırdı, karşı taraf yan çizerse/kaçmaya çalışırsa bastırmak için. (99%)
taksicilerde böyle bi fenomen var, müşterisi zor bi tip sarhoş vs olunca da, inmeye yakın vakitte başka taksicilere sinyal çakıp elini kuvvetlendiriyorlar.
0
comp
(19.05.21)
gecmis olsun.

kusur sizde hocam. bayagi yolun icine girmissiniz, birazcik bakmak icin arabanin ucunu cikardim degil bu. muhtemelen araba yeni oldugundan tam hakim olamadiniz. caninizi sikmayin.

yola giris de yanlis, cok genis almissiniz. yola dik duruyor arac neredeyse. saga donuslerde daha dar ve aracin ucunu cikaracak sekilde donmek gerekli.

100% kusur olayini bilemeyecegim ancak cogunlugu sizde maalesef.

aslinda oncelikli olarak kusur sehir planlamacilarda ancak konumuz bu degil.
0
antikadimag
(19.05.21)
(14)

Sözlükte ciddi ciddi sözlük olayını bilmeyen bir güruh mu var?

ms brownstone
Tamamen uydurma bir örnek veriyorum. Mesela başlık “Kaş mı Fethiye mi”. İlk giri “hangisine gideceğime karar veremedim. Sizce hangisi güzel?” Başka bir örnek de mesela başlık “pasaportumu babamın alması”. İlk giri yine “saatleri bana uymadığı için babam gidip alabilir mi?” Hadi başlığı biri açmış d
Tamamen uydurma bir örnek veriyorum. Mesela başlık “Kaş mı Fethiye mi”. İlk giri “hangisine gideceğime karar veremedim. Sizce hangisi güzel?” Başka bir örnek de mesela başlık “pasaportumu babamın alması”. İlk giri yine “saatleri bana uymadığı için babam gidip alabilir mi?” Hadi başlığı biri açmış da bir sürü insan da altında yorum yazıyor “bence Kaş’a git”, “yerinde olsam Fethiye’yi seçerdim” tarzında.

Yeni başlık da şart değil bu arada. Mesela giriyorum “Berlin” başlığına. “Fransa’dan aldığım vizeyle giriş yapabilir miyim?, “sizce kalacak en iyi semt neresidir” tadında bir sürü entry görüyorum. Bunları tamamen uydurdum şu an ama bunlara benzer belki yüzlerce entry var diğer yazarlara direkt soru soran.

Sözlüğün kalitesinin düşüp düşmediğini sormuyorum çünkü kalitenin yerlerde olduğu herkesin malumu. Benim anlamadığım bu insanlar ciddi ciddi sözlüğün olayının ne olduğunu bilmiyor olabilirler mi gerçekten? Mesela benim neslim çok küçükken de internette yapılabilecek şeyler daha sınırlıyken Ekşi Sözlük okuyordu ama Z kuşağı çok daha fazlasına doğduğu için gerçekten anlamadılar mı acaba sözlük işini? Gerçi olay Z kuşağı mı ondan da çok emin değilim. Sözlüğün yarısından fazlası yazarların sorularıyla dolmuş durumda.

Sizce gerçekten ne olduğunu bilmeden sözlükte mi yazıyorlar yoksa sadece umursamayıp işini görmek mi bu?
0
ms brownstone
(18.05.21)
bilmiyorlar. sozluk de kendini anlatmaya, ogretmeye calismiyor artik. sozluk yoneticileri buna izin verdigi icin boyle bence.
0
lemmiwinks
(18.05.21)
format zorunluluğu yok artık, yönetimin öyle bir kaygısı yok. öyle olunca herkes kafasına göre yazabiliyor.
0
roket adam
(18.05.21)
evet. Ben hala banlanmayayım diye tanım yazmaya çalışıyorum ama hiç dikkat etmeyen dümdüz konuşan, soru soran, tek kelime yazan vs. büyük bir kitle var. Eskisi gibi moderasyon da bunlara karışmıyor.
0
nhk ni youkosu
(18.05.21)
Sözlüğün olayını belirleyen şey kuralların uygulanmasıydı zaten. GG olmadığı sürece entry'lere müdahale edilmiyor artık neredeyse. Tanım, tanım devamı, soru başlığa cevap entry girmek vs. eskiden uçma sebebiydi. artık entry'leri silmiyorlar bile. Kuralların uygulanmadığı bir yerde formattan bahsetmek mümkün olmaz. Sözlüğün olayını bilenler olsa da kurallara uygun olmayan entry'leri görenler de olayın dışına çıkmakta bir beis görmüyor.
0
himmet dayi
(18.05.21)
sözlük dediğimiz ortam "sözlük olayı"nı ciddiye almak için biraz fazla large değil mi?

misal, türkiye'de yaşayan birinin her gün yaşanan türden bir hukuksuzluğa şahit olup "abi burası hukuk ülkesi değil mi, insanlar buranın hukuk ülkesi olduğunu bilmiyorlar mı" türünden bir soru sormasına benzemiş.
0
del piero10
(18.05.21)
sözlük formatı 15 yıldır yok demek biraz abartı ama 2010'dan sonra biraz gevşedi ve 2013'te bitti denebilir.

bunları temizlemek hiç zor değil aslında da erbest bırakıyorlar ki tıklansın. yoksa 2006 öncesine bile döndürürsün istesen.
0
bohr atom modeli
(18.05.21)
sözlüğün geçirdiği evrime şahit olmadınız sanırım.
0
burya
(18.05.21)
Hala cayır cayır 1 sene bekletilirken çaylaklar bu kadar alakasız kalmayı nasıl başarıyor insanlar ben de tam anlayamıyorum hala.

Hani format falan yok olalı çok oldu da dediğiniz gibi "yok artık ebe yoğurdu" tarzı tepki verdirten entry'ler de oluyor bolca.

Bi yaptırım da olmayınca format ile alakalı koptu gitti ortalık, hayır madem yüzbinlerce kullanıcı istiyorsun niye hala 40 50 bin kişi sıra bekletiyorsun ki yeni üye alımında. Reddit olduk biz hacı de geç zaten terkedecekler terketti çoktan.
0
hedep
(18.05.21)
Bilemiyorum ancak bu durum oldukça canımı sıkıyor. Sözlük bunların elinde sakız gibi oldu ya, ona üzülüyorum.
0
simderun
(18.05.21)
İnsanlar değil sözlük yönetimi artık formatı umursamıyor. Daha çok yazar, daha çok entry, daha çok kaos, daha çok site trafiği daha çok reklam geliri ve para demek.
0
iwasbornonamountainside
(18.05.21)
başka bir örnek
(bkz: 14 mayıs 2021 üst komşu rezaleti )

yeni yazarların çoğu entry girmeyi bilmiyor, soru sorma, fikir alma yeri olarak görüyorlar. içi dolu entry giren suser sayısı azaldı. eskiden moderasyon çok dikkat ederdi ama artık takmıyor.
0
false pretension
(18.05.21)
evet, özellikle 1 eylül 2012 ekşi sözlük moderasyonu istifasından beridir sözlük formatı diye bir şey sallanmıyor sözlük yönetimince.

örneğin olmamış olaylar hakkında olmuş gibi başlık açmak diye bir şey çıkardılar, böyle başlıklar açanlar yadırganıyor vs. hâlbuki olmamış olaylar hakkında açılan başlıklar sözlük olayının temeliydi, zira sözlüğün mottosu bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir idi.

ya da gördükleri her cinsel içerikli başlığa “bu mudur kutsal bilgi kaynağı”, “uçurun bunu” vs. entryler girenler türedi. işin ironik tarafı eski, 2012 öncesi sözlükte ilk uçurulanlar bunlar olurdu.

sözün kısası dürüm adam sözlüğü kendi formatından çıkarıp reddit benzeri bir komünite hâline getirmeye çabalıyor, ama taklitler asıllarını yaşatır. olan eski sözlüğe oldu bu arada.
0
anlztrk
(18.05.21)
ben sözlüğün format işini tamamen kaldırmasını istiyorum. reddit gibi isteyen istediğini yazsın. adı da sadece ekşi olsun.
0
xrated
(18.05.21)
Kanzuk’un kız arkadaşı üşenmişti nedir format, nasıl yazılır diye bir araştırmaya. Düşün yani. Ama ben formatın kısmi de olsa devamı taraftarıyım. Entry akışını çok daha okunabilir hale getiren şey format. Zaten belli bir kemik kitle dikkat ediyor.
0
not dark yet
(19.05.21)
(9)

Çok güzel hareketler, güldür güldür falan...

redskull
Bu tip programlardaki skeçleri ve yapılan esprileri seven ve hatta bunlara katıla katıla gülen ciddi bir kesim var yakın çevremde.Bana nerd esprileri gibi geliyor ve çok yavan ve itici buluyorum. Bunu dile getirince de tepki alıyorum. Bende mi bir sorun var acaba?
Bu tip programlardaki skeçleri ve yapılan esprileri seven ve hatta bunlara katıla katıla gülen ciddi bir kesim var yakın çevremde.

Bana nerd esprileri gibi geliyor ve çok yavan ve itici buluyorum. Bunu dile getirince de tepki alıyorum. Bende mi bir sorun var acaba?
0
redskull
(18.05.21)
Ben nerd'den ziyade "cringe" buluyorum. Arada nadiren de olsa komik espriler var elbette ama sürekli bağırılan, şive şakası yapılan programlar bana da komik gelmiyor.
0
himmet dayi
(18.05.21)
nacizane mizah konusunda kendimi fena görmem.
damarlarımda 20-25 yıllık leman, lemanyak, vs... kültürü dolaşır.

çghb'ye katlanamıyorum, gülene de neden gülyosun demem.
ama güldür güldürde çok sevdiğim skeçler var.
güldür güldür gerek skeç yazarları gerekse de oyuncular açısından daha profesyonel bence.

gülüp gülmemek tabi ki bir yargı aracı değil. herkesin farklı bir mizah anlayışı var.
ama ben güldür güldüre gülüyorum.
0
teritori
(18.05.21)
@teritori +1

tv'deki saçma bişeye bakıp "çok gülüyorum bu zındıklara" diyen imam karikatürü vardı. çgh'ye gülenleri imama benzetiyorum biraz. güldür güldür nispeten iyi.

edit: i.pinimg.com
0
IncredibleMau
(18.05.21)
13-14 yaşımda hıyarlı baba esprileri yapardık. çghb'deki dolmuşta fordlayan keko tiplemelerine de baya komik gelirdi. O dönemki mizah anlayışı belki öyleydi veya popüler olduğu için gülüyoduk bilmiyorum ama şimdi çghb'nin eski bölümlerine gülmüyorum, yeni bölümlerineyse izlemeye bile katlanamam. Güldügüldürün bazı sahneleri komiğime gidiyor ama çoğu yapmacık geliyor onların da. politik mizah içerikli bazı sahnelerine gülebiliyorum. ama genel manada cringe
0
onkiloversemtamamım
(18.05.21)
Teritori+1
0
primetime
(18.05.21)
çok güzel hareketler = cringe

güldür güldür = gayet iyi
0
dafuq
(18.05.21)
Bu kadar seri üretim bir televizyon işinin çok kaliteli olmasını bekleyemezsin ya da amerikadaki gibi çok iyi bir senaryo ekibi kurmak gerek, conan obrien gibi talk şovcuların bile bir ekibi var, esprileri yazıyorlar

Türkiye standartlarında bakarsak güldür güldürde iyi skeçler de oluyor, önceden önyargılıydım ben de
0
freebird5406_2
(18.05.21)
valla çöp tiktok mizahına bile hayvan gibi gülebilen, mizah konusunda çıtası epey düşük bir insan olarak ben de sana kesinlikle katılıyorum. gülümseyemiyırum bile, o atmosferin içine giremiyorum yani.
0
roket adam
(18.05.21)
Çghb yeni bölümlerini hiç izlemedim, ergenlikte ilk çıktığı zamanlar izlerdim ve gülerdim ama şimdi eski bölümleri izlemek beni güldürmüyor. güldür güldür evde izlenirken denk geldim ve tahammül edemedim. Cringe ve gülene de kıl oluyorum özür dilerim herkest...
0
Mossy
(18.05.21)
(1)

İlk arabanızı aldığınızda ne hissettiniz/neler yaptınız?

ovungec zeus
Sb
Sb
0
ovungec zeus
(18.05.21)
ilk aracım bir şirket aracıydı. önce annemi babamı alıp bir tur attım. sonra da akşamları geceleri paso dışarı çıkıp gezdim. biraz süre sonra da şehrin uzak noktalarına ya da şehir dışına çıkmaya başladım. baya keyifliydi.
0
roket adam
(18.05.21)
(12)

mutlu musunuz?

0zlem
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
0
0zlem
(17.05.21)
Mutlu olmak için de sebeplerim var mutsuz olmak için de. Geçmişe takılmazsam mutluyum
0
okumakserbestbegenmeksart
(17.05.21)
Mutluyum, zekaliyim
0
abuzer
(17.05.21)
Para var ama huzur yok
0
stewie
(17.05.21)
iş yok, para yok, özgüven yok. geçmişe takılma var, dolandırılma var, yaş 30 saçlarım ağarıyor. mutlu olmayı başaramıyorum, değilim.
0
spartamed
(17.05.21)
sıfır. 10/0
0
ayseee
(17.05.21)
Evet, kısmen
0
etna
(17.05.21)
www.youtube.com

Hayır, harranliyam.

Bu güzel espriden sonra mutlu da değilim mutsuz da değilim diyorum. O değil de ben bunun aynısını başka başlıkta da yazmıştım bugün. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(17.05.21)
mutluluk genel bir ruh hali değil bence. en fazla olduğunda 1 gün süren bir şey. hadi çok leylasındır 1 hafta sürsün. mutlu eden şeye düzenli maruz kalmadıkça genel anlamda mutluyum demek zor bence. işin kötü yanı, bu şeye düzenli maruz kalmak ondan alınan mutluluğu da azaltıyor zamanla.

mutsuz da değilim ama. nötr. mutlu olup olmadığıma çok takılmıyorum, bunun üzerine düşünmek bile başlı başına insanı mutsuz eden bir şey çünkü.
0
Jux
(17.05.21)
değilim genel olarak
0
Mossy
(18.05.21)
Genel olarak mutluyum. İmkanlarım dahilinde hayatımı yaşadığımı düşünüyorum, yapmak istediğim şeylerin büyük kısmını yapabiliyorum. Ama kişilik olarak küçük şeylerden mutlu olan biriyim yani, hemen şu an norveçte somon yemek istiyorum gibi ütopik zevklerim yok.
0
roket adam
(18.05.21)
şu işteki sıkıntılarımız bitse manitamın da benim de, dünyanın en mutlu insanları olabiliriz.
0
Hallegadola
(18.05.21)
Bu hayatı gerçekten yaşadığımı düşünmüyorum.
Bu hayatı gerçekten yaşayan çok az insan olduğuna inanıyorum.
Sonuç: mutluyum
İyi günler
0
frontrow
(19.05.21)
(10)

haftasonu yasagında denıze gırme

zenc
plajı olan bir otelde haftasonu yasagında denıze gırmek serbest mı?sorumun cevabı evet ıse gunubırlık otel plajı kullanabılmemız ısletmecının ınsıyatıfınde mı olacaktır?
plajı olan bir otelde haftasonu yasagında denıze gırmek serbest mı?
sorumun cevabı evet ıse gunubırlık otel plajı kullanabılmemız ısletmecının ınsıyatıfınde mı olacaktır?
0
zenc
(17.05.21)
otellerin restoranlarında, otelde kalmayan kişiye hizmet verilmiyor. aynı mantıkla otelde kalmayana plajı kullandırmamaları lazım.
0
co2s2
(17.05.21)
benim 17günlük kapanmada 2 3 günlük gittiğim otel, tanıdık 1 2 aileyi günübirlikçi olarak almıştı.
Yer bodrum, torba.
0
summatinyourteeth
(17.05.21)
@co2s2 haklısın ama otelde konaklasam plajını kullanabılıyorum degıl mı?

yanı yasak sadece parası olmayan sınıfa mı? param varsa gıdıp otelde kalıp restoranda yemegımı yıyıp ıckımı ıcıp, gunduz plajda denıze gırıp bıra pattıs yapabılıyor muyum?
0
🌸zenc
(17.05.21)
plajlar otellere ait degildir. kamu malidir. sezlongunu kullanamazsin, tesisinden faydalanamazsin ama denizine girebilirsin. tabi boyle diyince burasi turkiye, adam sikayet eder picligine, polis gelir sana ceza yazar. plajla otelin baglantisi yok. ama yasak sirasinda denize girme kismi ile ilgili her sey olabilir.
0
do you remember me
(17.05.21)
tamamen farazi konuşuyorum, polis jandarma gelse kimlik sorsa otel rezervasyonunu gösteremeyene ceza kesmeleri lazım şu anki durumda. ama polis gelip otele sırayla turistlere kimlik sorar mı, sanmıyorum. otel bu sorumluluğu alır mı, onu da sanmıyorum. bence bu iş sıkıntılı.
0
roket adam
(17.05.21)
@do you remember me : haklısın ama gidip otelin kapısında "plaj sizin kardeşim, istediğim gibi girerim" diye kavga etmek de hiç mantıklı değil, sonuç alamayacağınız da garanti gibi.
0
co2s2
(17.05.21)
@co2s2 tam tersine, eğer arkası olan bir otel değilse, ihbar ettiğinizde ceza kesiliyor. ha size bir faydası var mı yok ama olsundu.
ama yasak zamanı, ben denize giricem diye kapısına dayanmayın tabi.
0
halanne
(17.05.21)
Kıyı kanunu gereği "otelin plajı" diye bir şey yoktur. Dolayısıyla belki otelin havuzuna girebilirsiniz ama denize giremezsiniz.
0
tss
(17.05.21)
Yeni genelgeye göre bir konaklama tesisinde kalıyorsanız sokağa çıkma ve seyahat yasaklarından muafsınız. Elinizde bu durumu ispatlayan belge olması koşuluyla.
0
hayaletimsi
(17.05.21)
@halanne : uygulamaya ben de karşıyım ama sonuç alamamaktan kastım başka. otelin kapısına gidip "bilader ben gireceğim bu plaja, sokmamazlık edemezsiniz" diye ne kadar uğraşırsanız uğraşın. almazlar sizi içeri. haaa ihbar edip ceza aldırmak mümkün olabilir ama o gün o plaja giremezsiniz.

bir de otellerin çoğunluğunun bir tanıdığı vardır. kimse kafasına göre kapatmıyor. kurumlardan resmi izin alınmasa bile, birilerinden birşeyler karşılığında izin alınıyordur. kaldı ki, bir ticari işletme bu şekilde sahili kapatıyorsa, ceza kesmeye yetkili kurumun adamları gidip "ya arkadaş siz burayı kapatmışsınız ama olmaz böyle, bizim müdürümüz/amirimiz bilmem kim bey/hanım sizinle bir görüşmek istiyor" gibisinden uyarıda bulunurlar. sonra işin oluru halledilir.
0
co2s2
(17.05.21)
(5)

Google kendi ofislerne temizlikçi gibi pozisyonlar için nereden ilan açıyor

spartamed
Merhaba, google career'daki ilanlarda hep mühendis ve yönetici gibi pozisyonlarda açık var. Acaba temizlik vs gibi pozisyonlar için burayı kullanmıyorlar mı?
Merhaba, google career'daki ilanlarda hep mühendis ve yönetici gibi pozisyonlarda açık var. Acaba temizlik vs gibi pozisyonlar için burayı kullanmıyorlar mı?
0
spartamed
(16.05.21)
çok yüksek ihtimalle bir facility management şirketi ile anlaşmışlardır onlar halleniyorlardır. böyle büyük şirketler genelde taşere eder bu tarz işlerini.
0
roket adam
(16.05.21)
Outsource ediyorlar öyle pozisyonları. Ofis yönetim şirketleriyle, temizlik şirketleriyle hallediyorlar. Uluslararası büyük şirketlerin Tr ofisleri genelde böyle.
0
Jux
(16.05.21)
Outsource. Google hele cok büyük, googledan küçük firmalar bile outsource ediyor bu isleri.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
örnek olarak iss; www.tr.issworld.com
0
archmage mahmut
(17.05.21)
itü teknokentin tüm güvenlik ve temizlik işlerini ISS yapıyor mesela. kendi kadrolu personeli değil.
0
orpheus
(17.05.21)
(3)

Airpods'un boyutu kablolu Iphone kullakligi ile ayni mi?

pike
Airpods almayi dusunuyorum ama pro olmayaninin kulagimda nasil duracagi konusunda endiselerim var. Normalde telefonun kendi kulakligi kulagima pek oturmuyor, harket ederken dusuyor bazen. Su modelden bahsediyorum: https://sosyalmedya.co/wp-content/uploads/2015/02/earpod-kullanimi-940x470.jpg Airpods
Airpods almayi dusunuyorum ama pro olmayaninin kulagimda nasil duracagi konusunda endiselerim var. Normalde telefonun kendi kulakligi kulagima pek oturmuyor, harket ederken dusuyor bazen. Su modelden bahsediyorum: sosyalmedya.co

Airpods da tip olarak buna cok yakin ama kablosuz oldugu dusunulerek dizayni daha konforlu bir hale getirildi mi yoksa ayni mi? Kablolusunda rahat edemeyen bunda da edemez mi? Ona gore pro'ya bakacagim.

Tesekkurler.
0
pike
(16.05.21)
Evdekileri yan yana koyup ölçtüm de, airpods’un sap kısmı daha kalın. Sap mı denir bilmiyorum da, kulağa girmeyen kısmı işte. Kulağa giren kısımda fark yok sanırım.
Edit: mobile.twitter.com
0
irene
(16.05.21)
Kulak içi kısmı aynı ama kablolu kulaklığa göre şöyle bir fark var; kablo kulaklık kısmını aşağı çektiği için kulaktan çıkıyor bi süre sonra ya da hareket ederken. kablosuz kulaklıklarda koşsan da yerinden oynamıyor, kulaktan düşmüyor.
0
himmet dayi
(16.05.21)
apple'dan alırsan belli bi süre sorgusuz sualsiz iade edebiliyorsun. direkt apple.com.tr'den alıp dene derim. çünkü pro ile normal AirPods arasında ciddi bi fark var oturma ve konfor olarak, eğer gürültü engelleme aramıyorsan pro'ya hiç bakmanı önermem.
0
roket adam
(16.05.21)
(25)

yurtdışında yaşayanlar Türkler neden böyle?

alko ikarus
ahali merhaba. sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçüms
ahali merhaba.

sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçümsemeleri.

şimdi anlamadığım bir insan memnun olmadığı bir ülkesini terk ettikten sonra neden ülkesinin gündemini, toplum olaylarını takip eder ki? neden akıl veriri ki?
bakıyorum twitter'a gittikleri ülke alakalı bir tane tweet atmamışlar. varsa yoksa türkçe ve türkiye ile alakalı.

şahsen ben abd'ye gitsem şehirle, ülke ile alaklı şeyleri takip eder yazarım.

bunun sebebi ne ola ki?

edit : aklıma geldi şimdi. kanada'ya bir çift göç etmiş. gider gitmez kadın bizleri aşağılayan bir yazı yazmıştı epey olmuştu.

edit : tam ifade edemedim sanırım. nefret edip, gemileri yakıp gidenlerden bahsediyorum.
0
alko ikarus
(16.05.21)
- diğer ülkeye entegre olmaya çalışmaktansa, mevcut bildiği yer hakkında yorum yapmak daha kolay. göçmen olarak zaten hakim olmadığı bir yerin jargonunu öğrenip, yorum yapıp, göçmenliğinin yüzüne vurulma riskini göze almaktansa tr'ye odaklanmak daha konforlu ve risksiz, ayrıca -->
--> ülkemizde yurtdışında yaşayanlara ekstra bir hürmet gösteriliyor, ıvır zıvır ne anlatsa aaa adam orada abi biliyordur gözüyle bakılıyor.
- yurtdışına siyasi sebeplerden kaçmak zorunda kalan çok ciddi sayıda insan var, onların ciddi kuyruk acısı olduğu için bırakamıyorlar
- sosyal medya bu ülkede daha etkin kullanılıyor, bu şekilde takipçi kasma ihtimali daha yüksek, son dönemde bu tarz içerikler çok izleniyor takip ediliyor
- tamamen arabesk sebeplerden, gitse de kalbini ya da beynini burada bırakan çok insan var.
0
roket adam
(16.05.21)
Cunku giden siz degilsiniz, onlar. Onlar da ailesinin, esinin dostunun yasadigi yere ilgi duyuyorlar. Yasanan olaylara fikri ve duygusal bagliliklari var. ne yapsin adam ohio eyaletindeki yolsuzluk hakkinda mi twit atsin mesela? O olayla bagdaslasacak altyapisi yok, kisi ve kurumlar hakkinda bilgi sahibi degil. Kulturel ve sosyolojik birikimi yok henuz. Bunlar zamanla olusan seyler. Gider gitmez butun olaylari cozup yorum yapacak duzeye gelmek imkansiz.

Kucumseme konusuna bisey diyemiyorum, kisisel olabilir.
0
icim urperiyor
(16.05.21)
o zaman bunlar gerçek anlamda nefret edip ayrılmamışlar. şekil yapmak olayları.

hangimiz nefret ettiğimiz işten ayrıldıktan sonra o iş yerini takip ettik ki?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
ben de gittim.
ama tabiki bu ülke hakkında yorum yapacağım ne hakkında yapayım?
neden gittim ben? o yorum yaptığım pislikler yüzünden gittim.
Tepkimi gösteriyorum.

3 hafta eve kapatıp, aşı maşı yapmayıp, tekrar açıyor adam
ne değişti 3 haftada? hiç
napiym? aferim mi diyim.

bu durum beni etkiliyor tabii, gelemiyorum gidemiyorum, kırmızı liste bok püsür.
türkiye evlerimden kira alıyorum, ekonomi sıçtıkça aldığım kiranın buradaki karşılığı çöp oluyor, ne diyim? aferim mi diyim?

ne demek gittin ve senin yorum hakkın yok.
sen gelemedin diye mi öfkelisin?

edit: iş yeri örneği pek doğru değil.
Eski iş yerinin sana borcu varsa, yorum yaparsın.

Benim de bu ülkede evim, akrabam var.
tabi yorum yapacağım
0
summatinyourteeth
(16.05.21)
@summatinyourteeth

sakin :) gemileri yakıp, nefret eder halde gidenlerin bu halini anlamıyorum olay o.
ne öfkem var ne de kimseye niye gittin diyorum.

sen gemileri yakmamışsın.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
severek gidenlerde yoktur bence bu. en azından küçümseme yoktur diye düşünüyorum.

ama çoğu insan para araba almak için falan gidiyor. Bir de orada bulunduğu durumu justıfy etmesi lazım hep.
iyi ki burdayım vs. e nası yapacak? kalanları gömerek :)
eziklikten başka bir şey değil.

ama mesela youtubeda kanadaya göç diye bir youtube kanalı var. onların durumunda dışarıda daha iyi hayat şartlarının olduğunu bizimkilere göstermek ve bizde de olmalı hatta daha iyisi olsun demek var bence.
0
sonsuz
(16.05.21)
Genel olarak haklisin. Turkiye kulturu ASIRI ice donuk ve bu yuzden de yurtdisina giden vatandaslarda genel olarak entegrasyon zayif. Bir cogu yasadigi ulkenin siyasetinden gundeminden asiri habersiz, veya haberdarsa da algisi fikirleri cok yuzeysel.

Hem yasadigi ulkenin yerlileriyle kaynasma, kulturu ozumseme eksikligi (en basit ornegi mutfak) hem de anavatandan kopamama eksikligi var. Ikisi birden.
0
hot potato
(16.05.21)
Bence bu empati yapması o kadar zor bir konu değil.

Ülke yangın yeri olmasaydı kimse o tweetleri atmazdı. İnsanların doğup büyüdükleri yer, sevdiklerinin yaşamaya devam ettikleri ülke. Tweet atmaktan başka yapabilecekleri çok fazla bir şey yok.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Çok genelleyici ve soyut bir başlık olmuş. Ortada herhangi bir örnek, savını destekleyecek biseyler yok. Onu da geçtim varsayımların, vardığın sonuçlar da hatali. Dolayısıyla nereden tutarsan tut, elinde kalıyor.

En başından, bir ülkeyi terk edenler o ülkeden nefret ettikleri için terketmez. Herkesi bu şekilde kabul etmek yanlış. Kişi ülkesini sevse bile başka bir yerde daha iyi bir yaşam şansını görürse terk edebilir. Ülkeyi terk etti diye ülkenin olaylarına kendini kapatması da saçma. Aile, arkadaş vs olmasa bile kişi uzunca süre bir ülkede kaldığı zaman doğal olarak ordaki gelişmeleri merak edebilir. Konu hakkındaki görüşlerini de paylasabilir. Hatta ve hatta hiç yaşamadığı, görmediği yer hakkında da fikir beyan edebilir. Olayın sekilcilikle vs de alakası yok genel olarak.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@sonsuz

eziklik konusuna katılıyorum.

yıllardır sözlükten takip ettiğim kadın badilerimden giden nefret ederek gittiler hatta kurtulduk dediler. hepsi gittikten sonra sözlükte daha fazla takılmaya başladılar. resmen sözlükte yaşıyor gibi oldular. sonra bir çoğu geri dönüş yaptı. işle alakalı problemleri yoktu.

olay şu, cinsel açlığın afrikası ülkemizde çok ilgi görüyorlardı ama o ilgiyi orda bulamışlar. kadın egosunun kırılması bu bir. ikincisi orda farklı olamıyorlar. nasıl olacaklar ki? bizde herkesten farklı yapan şeyler mesela eşcinsellere destek vermek, hayacan hakları, insan hakları gibi meseleler orda yok. haliyle farklı da olamıyor sıradan oluyorlar. bunu kaldıramayıp dönüyorlar.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
nereye giderse gitsin tabi ki doğup büyüdüğü ülke gündemini takip edecek ve yorum yapacak. çocuğu olsa o bile büyüyünce yorum yapacak türkiye için. türkiyeden gidenlerin türkiyeyi tamamen silmesi gerektiğini düşünmeniz çok yanlış.
0
dafuq
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

örnek çok yazıyı uzatmak istemedim.

mesele üslup. yukardan bakış, küçümse. resmen bunun için göç edilmiş gibi bir hal var.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yurtdisinda yasayan ve Türkiye pasaportuna sahip olan kac milyon insan var, farkinda misiniz? Nasil genellendi bunlar, bu kadar basit olarak?

Almanya´ya 40 sene once gocmus uzaktan akrabalarim, sürekli Türkiye´yi ovuyor, sifir elestiri ile. Boyle milyon tane insan var burada. Tabii, twitter hesaplari yok. Algida secicilik bu biraz.

1. Ulkesinden ayrildiktan sonra, ulkesinin halini durumunu takip eden ve hatta ulkesinin gundemine direkt etkisi olan insan topluluguna diaspora denir. Diaspora illaki kotu degildir; egitimli ve etkili bir diaspora her goc veren ulkenin yararinadir. Yoksa "siz"i uluslararasi alanda iteklemeye devam ederler. Sosyal medyada Türkiye elestirisi yapan insanlarin hepsi, Türkiye´nin bulunduklari yerde kara propagandasini yapiyor demek degildir.

2. Her insan, insan oldugundan oturu, dusunur ve etrafindaki seyleri karsilastirir. Bakarsiniz ki bazi seyler ülkenizdekinden cok daha iyi, farki ya da kotu, bunlari paylasirsiniz. bkz. insan olmak.

3. Bu noktayi anladim. Türkiye de oyle bir bela iste. Ama Türkiye tek degil. Bakiyorum, bol dertli ulkelerden gelen tüm gocmenler, ulkelerinin derdiyle dertleniyor. Bu insanlar köksüz degil, aileleri ve arkadaslari orada. Geldikleri yerle ilgilenmeleri kadar dogal bir sey yok. Bu da, bulunduklari yerde bir hayat kurmalarina engel degil.

Ayrica, baska ulkede yasayan ve Türkiye ile ilgili paylasim yapmayan insanlarin sayilarini nasil tespit ettiniz? Adanali biri Danimarka´da yasayip Danca paylasim yapsa, zaten ondan nasil haberiniz olacak?

Türkiye ilgili paylasim yapmiyorum, sosyal medyamda Türkiye ile ilgili icerik sifir. Ama profesyonel alanim, Türkiye ve Orta Dogu odakli. Beni saydiniz mi? Benim gibi tonlarca insan var, hepimizin ozelligi "sizi kucumsemek" degil. Siz, biz ne gercekten? Bu gidenler nelerden, nicin bu derece "rahatsiz" olmuslar, bir anlamaya calistiniz mi?
0
buf-e kür
(16.05.21)
Ek olarak, bakış açında çok ciddi survivorship bias var. 100 kişiden 10 kişi tweet atsa, sen sadece tweet atan insanları görüyorsun ve yurt dışında yaşayan insanlar onlardan oluşuyormuş algısı oluşuyor.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Hocam mesele üslupsa senin bu başlıkta yurtdışında olanlara karşı takındığın üslup da küçümseyici. Sen de kendince onlara tepeden bakıp onları kucumsemeye çalışıyorsun. Yok orada ezik oluyorlar, yok sekilcilik yapıyorlar vs.

Olay çok genelleyici ve hesap sorucu tarzda. Birkaç kişiden herkese çıkarım yapip, üstüne de anlamaya çalışma kisvesi altında bişekil saydırma amacı guduyorsun gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

hocam allesen ne küçümsemesi yapıyorum :)
göç etmiş olsam hayatımı yaşarım beni mutsuz edip göç etmeme sebep olan şeylerle meşgul olmam. e zaten olay mutlu olmak değil mi? göç onun için değil miydi?

geri dönüş yapanların, orda mutsuz olanların dediklerini aktardım.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yani sorduğunuz sorunun sorulma sekli sacma. Herkesi bir kaba koyup üstüne etiket yapistirmissiniz.

Ben diyorum; türk insaninin yüzde 70ini sevmiyorum. Ayni yerde bulunmak istemem. Ülkedeki sacmaliklar beni bezdirirdi. Ayrildim cok mutluyum. Ülkede ailem, arkadaslarim dışında özlediğim bir iki şey var; deniz ve gece de açık olan yerler. Yoksa Fransa insanini türk insanina tercih ederim.

Neyse, ben kendimden bahsettim simdi de soruya cevap vereyim; Fransa'da 4 yildir yasiyorum ve ne chirac dönemi yasadim ne sarkozy ne hollande. Ne de yasadigim yerlerin eski belediye başkanlarını gordum. Buna ek olarak yaşadığım sehre bağım olusmadi çünkü yaşadığım sehre is icin geldim (Fransa'ya ise normal geldim, is yoluyla değil). Yani ben gidip azicii deneyimimle ne diyeyim Fransızca; marine le pen mi konuşayim? Macron mu diyeyim? Ki bir Türk'e göre burada yapilanlar hafif bile geliyor. Bir tarafin devlet başkanı "hakkinizi helal edin" diyor, diğer bir tarafta 500 milyar euro yardim paketi söylendi.
Bir tarafta süresiz ücretsiz izin çıktı bir diğer tarafta devlet maasin tamamini karsiladi.
E bunları gördükçe bana macron süper geliyor ama bir fransiza göre super falan degil. Işte benim bu farki anlamam icin bir 10 sene daha değişim gecirmem lazim, ben halkini ezen, vergilerle cebindeki uc kurusa goz diken, yasalari kafasına göre uygulayan ülkeye alismisim.

Neyse kısacası; benim dert olarak gördüğüm sey ile Fransızin gördüğü farksiz. Ben 50-60 sene geriden geliyorum alistigim devlet olarak.
Sosyal medyada eksiduyuru disinda bir yorumum yok ama ailem var, arkadaslarim var. Tamamen kopamam ülkeden.

Bu arada burayi da takip ediyorum. Ama burasi hakkinda yorum yapacak bilgi, yetkinlik ve yasanmisliga sahip değilim.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
@logisticsmanager

hocam göç mutlu olmak için yapılıyor. mutsuzluğa sebep olan şeylerle göç ettikten sonra ilgilenmek mutsuzluğun devamı demek. hayatı yaşamak varken, adapte olmak varken napayım ben türkiye gündemi.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam bak yukarda yüz kişi farklı bakış açısı ve farklı gerekçeler sundu sana. Sen ise hala gelmiş "X böyle olmalı" şeklinde kendi düşüncenin, kendi tanımının doğru olduğuna yönelik cümle kuruyorsun. Gerçekten anlamaya çalışan birinin yapacağı bir olay değil bu.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

peki sorayım öyleyse. mutsuzluktan giden insanlar neden mutsuzluk veren şeylerle ilgilenir?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam yine başa döndük, ailesi oradaysa eğer ordaki mutsuzluk onu da etkileyebilir. Onu geçtim kişi tekrar oraya dönüp mutlu olmayi amaçlayabilir. Onu da geçtim o mutsuzluk veren sey için bişeyler yazmayı ya da yapmayı kendisine bir görev sayabilir. Var da var yani. Olay öyle ülkeden çıktım, herşeye reset atayım olayı değil. Herkesin gerekçesi farklı olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
Valla benimki tamamen katıksız akp nefreti. Ülkede hükümet değişse dönüp bakmam siyasetine falan. Akp'nin bana yıllardır yaşattıkları var ve inanılmaz şekilde kinliyim, öfkeliyim. Dünyanın öbür ucuna da gitsem bu kini ve öfkeyi içimden atabilmem münkün değil.

Tek sebebi o yani.
0
garavel
(16.05.21)
toplum olaylarını takip eder ki?
- yillarimizin gectigi, sevdiklerimizin, arkadaslarimizin oldugu hadi hic biri yoksa anilarimizin oldugu bir ulke. Kim turkiye'nin kotu durumda olmasini ister ki? Olaylari takip ediyoruz cunku sevdiklerimiz orda, hic sevdigimiz biri yoksa yuzlerce ani biriktirmisiz. Yurt disindaki imkanlar(hem ekonomik, hem siyasi, hem sosyal) turkiye'de olsa kim giderdi ki? Yarin obur gun turkiye'ye donebilecegim bir ortam olusursa donmek isterim tabi ki, sevdiklerimin cogunun oldugu yerde yasamayi secerdim. Yurt disinda yasayarak elde edilen ekonomik, sosyal, politik rahatlik karsiliginda bedel olarak sevdiklerinden ayri kaliyorsun.

neden akıl veriri ki?
- akil vermeyi genel olarak sevmiyorum, turkiye'de akil verenler yurtdisindayken de veriyor. Bulunduklari yerle ilgili pek yok bence.
0
fakyoras
(16.05.21)
Yurtdışına çıkanın sesi daha rahat çıkıyor. Bilirsin toplumda içerisinde genel alışkanlık, adet ve geleneklerin tersine hareket eden veya konuşan nadir olur.
Başlarına ne geleceklerini bilirler çoğu zaman.
Eskiden beri böyledir malum.
Bunun yanında normal bir muhalifi ya da ülkesine karşı iyi şeyler hazırlanmasına, proje üretmesine rağmen gerekli karşılığı alamayan gönlü kırıkları saymazsak, bu ülkeye karşı eleştiri işini artık hainlik derecesine vardıran şu an bulunduğu ülkenin sadık uşağı olan kimseler de yok değil.

Gündemdeki son bir kaç haftadır olan olaylardan sonra youtube artık nasıl bir algoritma varsa bana hep dışarıdan Türkiye hakkında "aleyhte" konuşan bazısı da bildiğim kadarıyla gazeteci olan kişilerin kanalını, videosunu önerir oldu.
Bir kaçına baktım artık kimin adamları ise bunlar varsa yoksa devleti yada hükümeti ya da bazı uygulamaları olayları eleştiri.. eleştiri.. eleştiri.. başka bir şey yok.
Güya temiz, güzel bir şey kalmamış.
Fetöcüsü ayrı mesele zaten. Onlar da meslek hayatlarını oralarda sürdürüyorlar.
Bulundukları devlet yatak,yemek agi de verdi mi tamamdır. Artık gelsin Türkiye aleyhine açıklamalar..

Türkiye'de bulunmasına rağmen meseleleri tahlil etme noktasında yine bu ülke içinde olan biten şeylerin eleştirilerini samimi olarak söyleyenleri de anlarım.
Hak verdiklerim var.
Ama o dışarıdakiler bulundukları, artık mensubu oldukları yeri eleştiremezler."Yapamazlar"

Sadece para için yurt dışına arkasına bakmadan sözüm ona beyin göçü olarak gittiğini sanan zaten oralıdır. Sadece Türkiye'de bulunma süreleri dolmuştur. Dolayısıyla öyle beyin göçü gibi entel etiketlere gerek yok. O beyinden fazlası Türkiye'de de var.

Halen Türkiye'ye bir şekilde küsmüş(!) ve yurt dışına gitme niyetinde olmasına rağmen dikiş tutturamama kaygısından dolayı beklemede olanlar da yok değil.

Gittikten sonra dediğin üzere bir de gittikten mektup yazanlar var.
Yazanları geçtim bu mektup kimin elinde haber oluyor ve şekilleniyor diye düşünmemek zor.

Kanadaya göç eden çift..
Karavanla dünyayı gezen çift..
Bilmem x teknoloji firmasında çalışan Türk.
Abd'deki Türk bir doktorun başarısı..
Bilmem hangi ülkedeki Türk milletvekili..
Bize ne ? Evet bize ne bunlardan?
Rahatı keyfi için dışarıya gidenin arkasına biz mi takılacağız?
Bu da yeni haber. Bir çok yerde
yayımlandı:
m.bursahakimiyet.com.tr

Hayat böyle değil mi zaten? kim tarafından besleniyorsa ona çalışılır.

Bazen dediğin üzere kimi Türklerin hayatlarına geçmişlerine bakarım.
mesele öyle yerlere varıyor ki . Onlar Türk değil aslında . Sadece Türkçe konuştukları için biz Türk zannediyoruz. Kısacası Türklük sadece bir gizlenme yolu bu topraklarda birileri için.
0
Erva
(16.05.21)
Orada yeterli ilgiyi goremiyorlar. Sosyal hayatlari da tirt oldugu icin bize sariyorlar.

Bizden bi mudur kadin gitti, burada kral gibi hayati vardi.
Mini etegi giyince it ekibini pesine takiyordu.
Herkes 10 aliyorsa bu 15 aliyordu.
Mudur oldugu icin is yapmasi da gerekmiyordu.

Gittigi ulkede butun kadinlar bunun 2 kati boyunda, kafasi kadar memesi var hepsinin, maas olarak herkes ayni parayi aliyor, herkes 1 euro'ya kahve iciyor.
Kizin hicbir ozelligi kalmadi tirtin onde gideni oldu.
Zaten ulkede kiyafeti sallayan da yok.

Gunde 3 kere story atiyor, oradan kimse sallamiyor. O da buraya satasiyor :)

Baska bir arkadasim gitti 2 sene ulke cok super kizlar cok super diye kafamizi utuledi, simdi turkiyeden eski kiz arkadasina donmus :)
Muhtemelen kesin donus yapacak.
Onla beraber en az 5 kisi taniyorum donus yapan.

Bu dediklerim modern cagdas dil bilen insanlar. Belki kaosa alismislardir duzenli hayat zor geliyordur.
Gidip de 10 numara mutlu olan cok az adam gordum.
0
divit
(16.05.21)
(8)

aşı olan 65 yaş üstü

gelmeistemem
Gezmek serbest olmuş. Yanlış değil mi? Aşı oldular diye hasta olmayacaklar mı?
Gezmek serbest olmuş. Yanlış değil mi? Aşı oldular diye hasta olmayacaklar mı?
0
gelmeistemem
(16.05.21)
Yanlış değil. Aşı oldular, hasta olacaklar ama çok hafif atlatacaklar, ölüm riskleri çok daha düşük. Abd de böyle uyguluyor şu an.
0
roket adam
(16.05.21)
dünyanın her yerinde böyle knk aşı olan genç yaşlılara abd'nin bazı yerlerinde maske takmasanız da olur diyolar
0
nahtoderfahrung
(16.05.21)
2 doz aşı olanların yasak saatleri dışında gezmeleri serbest oldu evet. aşının koruyuculuk oranı yüzde 80-90'larda. muhtemelen ya olmayacaklar ya da çok çok hafif atlatacaklar.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
aşı olup tekrar yakalananların sayısı az, yakalanırsa da ağır geçirenlerin sayısı da az. burda tek problem aşı olsalar bile taşıyıcı değiller mi? evet taşıyabilirler.

diğer yaş gruplarını serbest bırakıp 65 yaş üstünü yasaklamanın bir anlamı yok bu durumda. belki aşılı olmayan 30 yaşlı birine göre daha güvenli durumda oluyorlar.
0
aziz dostum jack
(16.05.21)
Hasta olacaklarda çok daha kolay atlatacaklar. Aşılı olanların hastaneye yatış oranı %99 mu ne daha azdı. Aşının amacı o zaten hastalığı engellemek değil önce ölümü sonra sağlık sisteminin çöküşünü engellemek.

Önümüzdeki 2 yıl boyunca her gün 10bin sabit vaka olacağını bilsek mesela full açılır normal zamana döneriz. Sıkıntı hastaneye yatış ve ölüm oranlarının artmasında
0
avatar is back
(16.05.21)
Gezmek serbest oldu yanlış tabi aslında... Kısıtlamalara yine uyacaklar sadece kısıtlama olmayan günlerde serbest oldu, aşı olmayan 65 yaş üstü de aynı günlerde zaten 2 saat serbesti pek bir şey değişmiyor.
0
koskoca kirpi
(16.05.21)
Aşı olanlar da enjoy aşılarım tam maskesi mi takacak, aşı kartı veriliyor mu bu yaşlılara?
0
condom kurşunu
(16.05.21)
@condom kurşunu

enabiz'dan aşı kartı oluşturulabiliyor.
0
aziz dostum jack
(16.05.21)
(6)

TT yazlık internet alacağım ama adres çıkmıyor?

the real brad pitt
Selam. Türk telekom’un yazlık internet şeysi var. 2-3-6 ay satın alma opsiyonlu. Tam istediğim. Fakat gel gör ki bizim yazlığın adresini bulamıyorlar sistemlerinde. Her türlü baktı çıkmadı. Deneme amaçlı netspeed in sitesinden ben de altyapı sorgulamayı denedim adres girip, son adres kısmına kadar b
Selam.

Türk telekom’un yazlık internet şeysi var. 2-3-6 ay satın alma opsiyonlu. Tam istediğim. Fakat gel gör ki bizim yazlığın adresini bulamıyorlar sistemlerinde. Her türlü baktı çıkmadı. Deneme amaçlı netspeed in sitesinden ben de altyapı sorgulamayı denedim adres girip, son adres kısmına kadar buldum ama bizim daire no orada da çıkmadı. Ben buna nasıl bir çözüm bulsam?

Çünkü superbox vs taahhütsüz satmıyormuş anladığım kadarıyla artık. 2 sene bağlayamam oraya.

Başka opsiyon kalmadı elde. En fazla bi cep telefonunu modem yaparım ama o da sağlıklı olmuyor.

Bi yardımınızı rica ederim yok yöntem bilen varsa.

Sağolun şimdiden.
0
the real brad pitt
(16.05.21)
bulunduğun adreste telekom altyapısı olmayabilir, komşular falan telefon kullanıyor mu?

eğer varsa türknet bağlatabilirsin, o da aylık ödeniyor taahhütsüz.
0
roket adam
(16.05.21)
sistemde altyapı gözükmüyorsa hiçbir sağlayıcıdan bağlatamazsınız. komşular kullanıp sizin daire çıkmıyorsa telekom genel müdürlüğüne gidin orda sistemde sizi tanımlasınlar.
0
mr.goodcat
(16.05.21)
o bölgedeki TT bayine gidip sormanızda yarar olabilir.
0
atom karincanin torunu
(16.05.21)
www.extranet.com.tr

şuradan kontrol edip altyapı hakkında bilgi alabilirsiniz. eğer adres çıkmıyorsa boşta port olmayabilir.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(16.05.21)
Sagolun. Altyapı var boş port yok. Diğer servis saplayıcılardan sorguladım.

Telekomun kendisi bulamadı henüz adresi :)

Turkcell mobill wifi 200gb sanırım taahhütsüz. Aylık 316 tl. Mecbur bu olacak gibi gözüküyor.
0
🌸the real brad pitt
(16.05.21)
turk telekom mobil çekiyorsa daha uygun fiyatları. ama en üst 100gb

bireysel.turktelekom.com.tr
0
mr.goodcat
(16.05.21)
(17)

Korona yasakları saçmalıktır

dafuq
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. B
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.

Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. Bizim gibi yasak isteyen milletlerin de geldiği yer ortada. Amerikalılar ne büyük insanlar yahu

www.eksiduyuru.com
0
dafuq
(16.05.21)
biraz eksik görmüşsün bence pandeminin başındaki newyork şehrinde ölüm nüfus oranlarına bir bak, bence başlarda böyle bir uygulama zaman kazanmak için gerekliydi, günümüzde ise tamamen yönetim beceriksizliği
0
freebird5406_2
(16.05.21)
Valla fikrini değiştiremem, çünkü sonuna kadar haklısın.

Gerçi Amerika'da da "aşı olanlar maske takmasın" dediler, şimdi hala "hayır ben açık alanda bile maske takmaya devam edicem" diyenler mevcut. Her yerde var böyle manyaklar, yapacak bir şey yok.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
Ilk baslarda mesafeli olmak icin yasaklari destekleyen taraftim cunku tum dunya ayni sekildeydi.
Ama bu son yasaklarda yok filistin, yok sampiyonluk, yok bayram namazi derken bizim gibi aptallara yasak digerlerine bir yasak olmadigi ortaya cikti. Kusura bakmasinlar ama bu saatten sonra yasaklar benim icin yok hukmundedir. Yasaklar sacmaliktir fikrini degistiremem +1
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(16.05.21)
Valla yasaklarin pek ise yaradigini dusunmuyorum. Sokaga cikma yasagi degil de belirli sure kafelerin barlarin sinemalarin vs kapatilmasi makul geliyor bana sadece ama o da bizde fazla uzadi. Ha maddi destegini versin 1 sene kapatsin da bu haliyle buyuk sacmalik.

Ben de olen olsun kafasindayim. Diyorlar ki ama saglik calisanlari cok yoruluyor. Hayatlari boyu saglik calisanlarindan daha fazla yorulan milyonlar var bu ulkede ve yaptiklari is ulkenin gelirinin temelini olusturuyor ama orada da ust sinif alt sinif vatandas ayrimciligi var bariz olarak
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
Zaten bütün mekanlar kapalıyken 21:00 sonrası nasıl bir bulaşma artışı olacak? Hiçbir destek vermeden esnafı ekmeğinden de ediyorlar. Aç kalan esnaf gık bile demiyor, özgürlüğü kısıtlanan halk kırbaçlasalar bile ağzını açmaz. Türkiye bütün dünyanın en büyük eğlencesi bence, bütün kötü olayları hak eden bir topluluk.
0
biravekahve
(16.05.21)
Kısıtlamaları eskiden savunuyordum, belki eski duyurularımı hatırlayanlar vardır. Ama şu andan itibaren a'dan z'ye saçmalık haline geldi diye düşünüyorum. O kadar çok istisna var ve yasaklar o kadar karmaşık hale geldi ki artık hiç bir mantığı kalmadı. 17 gündür mal gibi evdeyiz, o süreçte filistin olayları, maç kutlamaları, saçma sapan bir sürü mesele için insanlar sokağa döküldü. Ne manası kaldı kısıtlamanın.

Ya tam yapılır ya hiç yapılmaz. 55 yaş üstü isteyenler zaten aşılandı. Artık ölen ölsün moduna geçilmeli bence de. Kafayı yiyorum artık her saniye küfür etmekten yoruldum.
0
roket adam
(16.05.21)
Amerika'da yasaklar vardı yalniz, neden yasak yoktu dediniz anlamadim?

Türkiye bu konuda çok kötü yönetiliyor (ne konuda iyi yönetiliyor ayrı konu). Eksiduyuruda sürekli su yasak mi bu yasak mi sorusu var ki anliyorum herkesi.

Fransa'da bayadir aksam 7de couvre feu vardi. O zamana kadar sikinti yoktu yani. 19 mayista o 9'a cikiyor, restoranlar, kafeler falan teraslari aciliyor, haziranda da spor salonlari falan. Disari cikarken de couvre feu saati, telefondan belge doldurup cikiyorsun 5 sn aliyor.

Amerika'nın iyi olmasinin sebeplerinden biri asi. Asi konusunda cogu ülkeden iyiler ki normal. Ama amerika covidde cok iyi falan dogru onerme degil. Olu sayilari falan düşük değil.

Türkiye'nin rezil durumda olması yasaklarin ise yaramadigini göstermiyor bence. Türkiye yasaklari zaten takmadi ki ise yarasin. Kendi hükümeti takmadi yasagi.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
Ha bu arada; kendi hükümeti kongreler, yemekler yaparken halkina evde kal, hakkini helal et diyen bir ülkeden yasaklara uyulmasi da beklenemez. Hele hele her işyerini kapatip "allah vere" kafasiyla yardim etmezsen insanlar kafayi yer. Bu ikisini yapamayacaksan yasak falan koymayacaksin.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
tam kapanma dedikleri şeyde resmi olarak izinli olanların sayısı 8 milyonun üzerindeydi. yani tam kapanma falan yoktu zaten. işi gücü olanlar çalışmaya devam etti, işsizler kendi mahallelerinde gezdi, yaşlılar zaten kafalarına göre yürüyüşe çıkıyor, gençler sokaklarda takılmaya devam ediyordu. okula giden bir avuç öğrenci de evden devam etti. oturduğum sokaktan ne araba ne çocuk sesi eksikti. yasak boyunca 3 kere markete çıktım. ana caddeye çıktığımda durum vahimdi. herkesin elinde bir poşet insan trafiği vardı resmen. sokak köşelerinde oturanlar, sağda solda sohbet edenler daha neler neler. halka sıfır destek ver, üretene sıfır destek ver, işsize sıfır destek ver, sonra ben sizi eve kapatıyorum de, yok öyle şey. bizim insanımız biat etmeyi anadan babadan öğrendiği için amerika'daki gibi kitlesel bir yeter artık isyanı anca bıçak kemiğe dayanınca olur. o da bu iş 1 sene daha devam ederse anca olur.

bakın mesela bir kısım ads şampiyon olunca sokağa döküldü, öbürleri israil'i protesto ettiler, beriki beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutladı. kimse de bir şey diyemedi. çünkü insanlar örgütlü olarak dışarı çıktılar. halk örgütlü olursa, birbirlerinin yanında olursa her istediğini alır.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
yarim yamalak yasak koymak bir koyup bir kaldirmak sacmalik evet. ama ciddi manada yasaklama ve kisitlama bu isin en etkili cozumu. son derece siki yasak getiren ve bu yasaklari ciddi sekilde uygulayan Cin, Kore gibi ulkelerde asidan cok once virusu kontrol altina almislardi. yasaklari kaldirip normal hayata donen Hindistan'in da iki hafta icinde ne hale geldigi ortada.
0
crucio
(16.05.21)
ABD'de 140 milyon doz aşı uygulanmış (Mart 2021 haberi)
Bizde aşılama yeterli mi? Aç kapa ile idare ediliyor.
Ne bakımdan iki ülkeyi karşılaştırıyoruz burada?
Fikrinizi değiştirmeye hiç uğraşmam.
Ben sahada gördüğüme bakarım. Öyle karar veririm saçmalık mi değil mi.
0
pro9it9is9
(16.05.21)
Süreç en başından beri yönetilemedi.

- Hatırlarsınız şubat-mart 2020 civarı Türkiye'nin tüm çevre ülkelerinde covid vakaları varken, Avrupa ve İran kırılırken, bu ülkelerden uçaklar Türkiye'ye gelirken olan vakalar açıklanmadı.

- Hidroksiklorokin denen ilaç, hiçbir faydası olmamasına hatta zararı olmasına rağmen ve bas bas bağırılmasına rağmen stoklandı, şimdi tedavi protokolünden çıkarılıyor.

- Vaka sayıları şeffafça açıklanmadı. Belki ülkede günlük 60-70 bin vaka varken her gün dalga geçer gibi 1500-2000'li sayıları gördük. Pozitif çıkan insanların kaç olduğu dahi gizlendi.

- Aşı konusu tam bir felaket. 20 gün sözde tam kapanma oldu, ilerleme bir arpa boyu. Türkiye'de üretilecek denen Sputnik, milyonlarca doz gelecek denen Sinovac ortada yok, Nisan ayında yerli aşı çıkacaktı o da ortada yok.

- Vatandaş, esnaf yeterince desteklenmedi, kaderine terk edildi. Şimdi de helallik isteniyor.

- Zincirleme yanlış politikalar, 3 kuruş döviz için "I'm vaccinated" saçmalığını birlikte getirdi. Yabancı sahilimizin, denizimizin tadını çıkarırken Türk'ler aşağılandı. Kur 6,8 TL iken aklı başında herkes bas bas bağırdı MB rezervlerini kuru tutmak için satmayın diye. Hatalar, israflar, liyakatsizlik, cahilce ekonomi politikaları şu saçmalıkları beraberinde getirdi. Hazırlıksız yakalanıldı.

- Sözde tam kapanma var, İsrail protestoları, bayram namazları, şampiyonluk kutlamaları vs. herkes dışarıda dip dibe. Devamlı uzaktan çalışan kurumda olan kişilere dışarı çıkabilsinler diye izin kağıdı veriliyor. 1 hafta sonra vakalar yine her gün 3-5 bin artıyor olacak.

Hiç zannetmiyorum ama umarım artık vatandaş aklını başına alır.
0
Lethe
(16.05.21)
hükümetin bu süreci düzgün yönetememesi ve yasaklara bizzat uymayarak her şeyi çorbaya çevirmesi elbette yasakların gereksiz ve yararsız olduğu anlamına gelmiyor. yukarıda birkaç kullanıcı daha açıklayıcı bir şekilde anlattığından tek tek yorum yapıp fikrinizi değiştirmeye uğraşmak istemiyorum fakat amerika hakkındaki söylemleriniz bazı popülist twitter hesaplarının gazlaması sonucu ortaya konmuş temelsiz düşünceler olarak yansıdı bana.
0
kedimedi
(16.05.21)
roket adam +1

Ama bir yandan da kısıtlamalar varken bir yolunu bulup izin belgesi çıkarıp keyfine gezenlere, ev partileri verenlere, ay bayramlaşmadan olur mu diye oradan oraya gidenlere hâlâ kızıyorum. Ailece mangal partisi verip hepsi hastalanan akrabam var; genel müdür toplantı yaptı diye hastalanan, ailesine bulaştıran, kayınpederiyle üç gün arayla ölen yakınım var; kısıtlamaların faydasız olduğuna asla katılmıyorum. Ama uygulamayı beceremediğimiz için hiçbir işe yaramıyor.
0
kobuzchu kiz
(16.05.21)
yasakların hiçbir işe yaramadığı düşüncemi hiçbir zaman değiştirmeyeceğim. artık kesinlikle sürü bağışıklığına geçilmeli.
0
nothing in my way
(16.05.21)
"Amerikalılar ne büyük insanlar yahu"

hahah

kapatmamakta ısrar eden brezilya'ya, abd'ye, ingiltere'de yüzbinlerce insan öldü. faşist bolsonaro hala kapatmamakta ısrar ediyor, insanlarına aşı olmayın diyor. herkes adama küfrediyor brezilya'da. ingiltere de "sürü bağışıklığı" stratejisinden vazgeçmek zorunda kaldı, çünkü ölümler alıp başını gitmişti. abd'nin de hali ortada, biden biraz tersine çevirmeye çalışıyor.

avrupa'da yasak yok mu sanıyorsunuz? sizin "biz geri ülkeyiz, o yüzden bizde her şey yasak" algınız var ki çok yanlış. hemen hemen her ülkede yasaklar var. ben pek takip etmiyorum artık ama geçen sene italya'da ordu sokağa inmişti yasakları uygulayabilmek için. mesela fransa: www.dw.com

hangi ülkedeydi hatırlamıyorum, avrupa'da olması lazım, geçenlerde bir futbolcu evinde 15-20 kişilik bir parti verdi diye adama ceza kesmişler.

"ölen ölsün kafasında" olanlar, ingilterece denenmiş ama vazgeçilmiş sürü bağışıklığını savunanlarla aynı ortamda bulunmaktan da ar ediyorum. bu insanlar lütfen gidip anne babalarını arayıp "benim hayatı yaşamama engel oluyorsunuz. ölsenize siz, umrumda değilsiniz" desinler. dürüstlük bunu gerektirir.
0
hlot
(16.05.21)
@hlot annem babam olmek istemiyorsa disari cikmasinlar. Bu kadar basit. Bunu diyebiliyorum yeterli mi? Biraz abartiyorsun gibi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
(21)

Karpuz-peynir-ekmek üçlüsünü kim yiyor?

Jux
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
0
Jux
(16.05.21)
4 kuşak istanbul beykozlu bir birey olarak vazgeçilmezimiz
0
delikedidilimiyedi
(16.05.21)
adana'da meşhur olduğunu biliyorum. hatta sokak satıcıları plastik kaplara karpuz peynir kesip satıyorlardı. ekmeği hatırlayamadım. diyarbakır'da yaşayan dayım arada aile grubunu fotolarken bu kombinle çok foto atmıştı yaz dönemlerinde. belki de karpuzu meşhur olan illerden çıkıp yayılmış bir gelenek olabilir.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
Hatay Antep bölgesi önde gelir sanırım bu konuda. Kırıkhan ilçesinde de zaten kavun üretilir. Karpuzun yerine geçer bazen
0
Erva
(16.05.21)
7 göbek istanbulluyum, dedem takım elbiseyi vitali hakkodan alır karpuzu peynire bandırır yermi$.
0
goodz
(16.05.21)
Nevşehir’de genelde bağa tarlaya çalışmaya gidilince orada yenir. Yeni nesil yemiyor tabi.
0
hepbiarayisicinde
(16.05.21)
her yerde yenir ki, asıl sizin kimseyi görmemeniz garip.
0
candide
(16.05.21)
@candide, her yerde yendiğine nasıl bu kadar emin olabiliyoruz? Yenmesini garip karşıladığımı düşünüp önyargılı yorum yaptığınızı düşünüyorum. Halbuki öyle bir ima içermiyor sorum.
0
🌸Jux
(16.05.21)
izmirli göcmen cocuguyum. cocuklugumuz bu üclü ile gecti.
0
spivak
(16.05.21)
istanbul dogumluyum, kendimi bildim bileli yerim. aile dedeler falan dogu anadolu, onlar da yerler. ancak ekmek olayini gormedim hic ben de, karpuz + peynir sadece.
0
robokot
(16.05.21)
yazın sabahları işe gitmeden yapıyordum. valla mükemmel gidiyor herkese öneririm. sabah kalk çay koy bayat ekmeğe reçel sür falan hiç uğraşmaya gerek yok.

dolaptan çıkar buz gibi karpuzu, biraz da peynir, bunun yanına ekmek bile yesen bayat gibi gelmiyor.

kimden çıktığını hiç bilmiyorum. ben de istanbulluyum hep çevremdekiler seviyor bunu.
0
bohr atom modeli
(16.05.21)
biz de istanbulluyuz, gayet severek yiyoruz. yazın bildiğin ara ara ana akşam yemeğimiz bu oluyor.
0
roket adam
(16.05.21)
herkes yer bunu.
0
baldur2
(16.05.21)
Tüm Türkiye
0
yarey
(16.05.21)
denizden gelince ne yicen, kahvalti gibi cikarip yeriz biz.
0
durgunfoton
(16.05.21)
Bütün dünya her:)
Şaka bir yana, Trakya da, İstanbul un çeşitli yerlerinde, Çanakkale, Ayvalık, Karadeniz sahil şeridi, Ankara, Gaziantep, Hatay, Mersin, egeyde bir çok yerde yendiğini gördüm.
Ekmek her zaman eşlik etmiyordu ama sevilmediginden değil, asıl unsur olmamasından.
Evet sizde yenmedigine göre teknik olarak her yerde yeniyor diyemeyiz elbette ama belli bir hata payı içerisinde her yerde bilinen ve yenilen bir şey diyebiliriz.
0
kisa
(16.05.21)
bulgar göçmenleri de yer.
0
slow like honey
(16.05.21)
Antalya'da karpuz toplarken bizde yerdik.
0
komando kani var bende
(16.05.21)
Marmara'da doğdum büyüdüm, çevrede garipseyen görmedim. Yöresel değil, genel bir fenomen gibi ama böyle şeyler aileye de bağlı biraz. Ben de karides yeme fikrine sıcak bakamıyorum, annem böcek gibi derdi çocukluğumdan beri. Sevmiyorum değil, yeme fikri kötü geliyor. Belki sizin ailede de böyle bir durum varsa, yenmemiştir. Aile dışında da dikkatinizi çekmemiştir.
0
evrim halkasi
(16.05.21)
garip gelecek ama fransa'da bile yeniyor :D

chevre denilen keci peyniri, karpuz, pancar veya kayisiyla falan salata yapiliyor.

ayrica yesil uzumle de cok guzel gider bu kombinasyon.
0
chezidek
(16.05.21)
Marmara'nın tam olarak neresindensiniz bilmiyorum ama ben Balıkesirli olarak sürekli bu döngüdeyim. Görmemenizi garipsedim
0
laputa
(16.05.21)
Yalovalıyım, Ankara'da yaşıyorum, inşaata gelen işçiler hariç hiç görmedim ben de.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
(3)

Covid Cezaları Tahsil Ediliyor mu?

nuisance
Soru başlıkta her hafta binlerce kişiye ceza yazılıyor, peki bu bu cezalar tahsil ediliyor mu gerçekten?mesela mtv ödemediniz diyelim, kısa bir süre sonra hesabınıza bloke koymaya kadar gidiyor.bu cezalar için durum nedir?
Soru başlıkta her hafta binlerce kişiye ceza yazılıyor, peki bu bu cezalar tahsil ediliyor mu gerçekten?

mesela mtv ödemediniz diyelim, kısa bir süre sonra hesabınıza bloke koymaya kadar gidiyor.

bu cezalar için durum nedir?
0
nuisance
(15.05.21)
evet e-haciz geliyor belli bi süre sonra www.cnnturk.com
0
roket adam
(15.05.21)
Mahkemeye verip iptal ettiriyor cogu, cezanin dayandigi bir kanun yok cunku.
0
divit
(16.05.21)
Zamanınız geçmediyse uyap üzerinden e-dilekçe verip iptal davası açın.

E-haciz ile banka hesapları ve taşınmaz mülklere bloke koyuyorlar. 3 ay blokeden sonra meblağ mal müdürlüğü hesabına aktarılıyor, ödemiş oluyorsunuz. Taşınmaz mülkünüz, maaşınız banka hesaplarınız yoksa idari para cezası olduğu için bu şekilde devam edebilirsiniz. Hapis cezası yok çünkü
0
neysene
(16.05.21)
(6)

Sizce fotoğrafçı suçlu mu?

gelmeistemem
''Fotoğraf ve video ekipmanlarını yangın musluğuna asan fotoğrafçı gelin ve damadın en güzel günlerini kabusa çevirdi. Yangın musluğunun patlaması sonrası Özlem-Mustafa Kanık çifti fotoğrafçı Özkan Taşkıran’a 12 bin liralık tazminat davası açtı.''Bilerek yapmamıştır bence. Sizce kazanırlar mı tazmin
''Fotoğraf ve video ekipmanlarını yangın musluğuna asan fotoğrafçı gelin ve damadın en güzel günlerini kabusa çevirdi. Yangın musluğunun patlaması sonrası Özlem-Mustafa Kanık çifti fotoğrafçı Özkan Taşkıran’a 12 bin liralık tazminat davası açtı.''

Bilerek yapmamıştır bence. Sizce kazanırlar mı tazminat davasını?
0
gelmeistemem
(15.05.21)
Tabi ki bilerek yapmamış da sonra 80 poz çekim sözünü de yerine getirmemiş, asıl sinir bozan o. Yoksa başta fotoğrafçının bi suçu yok kaza olmuş işte
0
olaylar olaylar
(15.05.21)
mücbir sebep var. suçlu değil diye düşünüyoum.
0
ankara06
(15.05.21)
Mücbir sebep nerede var?

Bilerek yapmamıştır tabii ama hem kendi ekipmanının sağlamlığı hem yangın güvenliği için acayip saçma bir iş yapmış.
0
kobuzchu kiz
(15.05.21)
Bence burada fotoğrafçıdan ziyade üstüne fotoğraf makinası asılınca açılan yangın musluğu ile alakalı bir problem var gibi geldi bana.
0
roket adam
(15.05.21)
Ciftin aylık geliri 12 bini geçiyorsa kazanırlar (salladim)
0
yuzo
(16.05.21)
Zararı temin edecek ücretten fazla istendiğinde zenginleşme mevzusu ortaya çıktığından dolayı hayır. Manevi tazminat davasını bilmiyorum ama telafi edilebilecek bir şey olduğu için hakimin pek umursayacağını sanmıyorum.
Fotoğraf çekimi ne kadara yapılıyorsa aşağı yukarı o kadar ödenir. Atıyorum 4000 tl
0
neysene
(16.05.21)
(11)

Bir şeyi istediğinizi nasıl biliyorsunuz?

plutongezegendegilmi
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var. Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kri
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var.

Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kriter olarak nelerden hoşlandığını bilmek (yine denemişsindir, sarmıştır) mantıklı, ama bu kadar spesifik istekleri olan insanların, neye dayanarak bu kadar spesifik olabildiklerini ve bu isteklerinin nasıl farkına varabildiklerini merak ediyorum.

Araba konusu mesela, param olsa Tesla alırım çünkü iyi bi araba gibi geliyo bana, ama bunu "Tesla istiyorum" diye ifade etmem. Araba lazım bişey, Tesla da iyi bi seçenek gibi, ama özellikle "bunu istiyorum" gibi bir durum yok, sadece "param olsa bunu tercih ederim" gibi bir durum var. Şu an Tesla yerine Hyundai'm var ve gayet de memnunum, başka bir şey istemek için bi sebep göremiyorum.

Bi başka örnek, çevremde çok yaygın "dünyayı gezmek etmek istiyorum" diyen insanlar var. Baya istiyorlar yani bunu, para falan biriktiriyorlar bunun için. Bir insan dünyayı gezmek istediğini nasıl bilebilir? Biri gelip "dünyayı gezmek ister misin" dese hayır demem, ama bu, bunu özellikle istiyorum demek değil.

Kendime bakıyorum, bende hiç böyle spesifik bir istek yok. Yani "bu işi bu akşam bitirmek istiyorum" var, "canım akşam 2 bira içmek istiyor" var, ama kısa vadeli ya da anlık şeyler bunlar. Uzun vadeli bi kaç planım var ama onları gerçekten istediğimden de emin değilim. Acaba istiyor muyum gerçekten? Nasıl bilicem?

Nereden geldi bu düşünce? Bayadır kafamda "çalışmaktan çok sıkıldım, keşke şöyle 1-2 yıl çalışmadan takılsam" diye bir 'istek' vardı. Şirket battı falan işsizim, 1 ayda sıkıldım. İstediğimi zannediyordum ama demek ki o kadar da istemiyormuşum. E bu böyleyse, diğer şeyleri isteyip istemediğimi nereden bileceğim? Belki de sadece istediğimi zannediyorum??

Ne diyorsunuz bu konuda?

Edit: bu bişeyi istediğini ifade edememekten farklı bi durum. Karışıklık olmasın diye özellikle belirteyim dedim.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Biraz kendini tanımak ve analitik olmakla ilgili bence. Neyi istediğini bilmek aynı zamanda neyi istemediğini bilmeyi de içeriyor. Bunu neden istiyorum, beni nesi mutlu eder, olmazsa neyim eksik olur gibi sorularla durumu analiz edebilirsin mesela.
0
Jux
(15.05.21)
@Jux aslında demek istediğim biraz da öyle bişey. Yani neyi istemediğimi biliyorum, ama neyi istemediğinle neyi istediğin ve tabi nelerden hoşlandığın birbirinden alakasız üç şey. "İstememezlik ettiğin şeyleri istiyorsundur" gibi değil bence. Ama o aradaki farkı nasıl algılayacağız, o konuda emin değilim.
0
🌸plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Neyi neden istemediğini bildiğinde seni mutsuz edecek şeyi biliyor oluyorsun. Demek ki onun zıttı olan şeylere bakman lazım. Tesla istemiyorum çünkü çünkü motor sesi yok. Demek ki motor sesi istiyorum, bu da tüm elektriklileri eledi. Sonra motor sesi olanlara bakıp onlarda neyi istemediğini beğenmediğine bakıp ona göre ilerleyeceksin.

Seçenekler böyle böyle azaldı ama elde kalanları da istemiyor musun? O zaman almayacaksın, yapmayacaksın. Zorla bir şey almak saçma neticede. Ama bu her seferinde böyle oluyorsa, hiçbişi istemiyorsan o zaman daha farklı bir sorun var demektir.
0
Jux
(15.05.21)
Valla genel olarak ne istediğini sen özellikle secmiyorsun bence, o gelip seni buluyor gibi. Yani şöyle düşün bir şeyin istek olması için o şeyin sende olmaması gerekir. Yani bişeyin yokluğu ona ait bir istek oluşturur. O istek de yokluk durumunda karşılaştığın sıkıntılar veya elde ettiğinde ele geçirmeyi düşündüğün arzular, beklentilere bağlıdır bence.

Misal araba örneği, varsayalım ki benim arabam yok. Günün birinde çok acil bir işim çıktı ancak arabam olmadığı için halledemedim. O zaman "keşke arabam olsaydı" şeklinde bir istek oluşabilir ve bunu amaçlayabilirim. Ya da arabam var ancak arkadaşın teslasini gördüm ve arkadaş çok havalı duruyordu o zaman ben de Tesla yı arzulamaya baslayabilirim. Tesla aldığımda ben de havalı olacağım ve herkes beni kıskanacak şeklinde düşünebilirim.

Dünyayı gezme örneği mesela, varsayalım ben yaşadığı şehirden ilk kez universite için çıkmış biriyim. Üniversitede arkadaş ortamında herkes birbirine gezdiği ülkeleri anlatıp bişekil yarışma moduna girdi. Ben de ezik hissettim ve kendi kendime o an "ulan ben de dünyayı gezeceğim" diye bir söz verdim.

Kısaca o istekler ona sahip olmadığın zaman ne yaşadıklarına bağımlı. O yüzden onlar seni buluyor gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.21)
Olaya biraz felsefik bakınca aslında isteklerimizin bizim değil bi üçüncü kişinin istekleri olduğunu görüyorum. Ha ben de bu duruma yenik düşüyorum ama neden arabam olsun? ihtiyacım var mı yok mu bilmiyorum ama olsun istiyorum. Hayat bu isteklerin peşinden koşmak değil mi zaten
0
olaylar olaylar
(15.05.21)
deneyerek anlıyorsun işte, saydığın tarz insanlar denemeyi seviyorlar. ben mesela saydığın grupta bir insan olarak yeni şeyler yeni deneyimler denemeye bayılırım. muhafazakar değilim, gerekirse bir çok şeyi riske de atarım, ama aklımda olan bir şeyi hoşuma gidecek mi acaba diye denemek isterim yani.
0
roket adam
(15.05.21)
bunu ben de düşünüp duyuruya sormuştum. tatmin edici cevap alamamıştım. genelde deneme yanılma yöntemi cevabı gelmişti.
0
candide
(15.05.21)
Spesifik olan ve olmayan dilekler şeklinde bağlamı da biraz kendi anlayışıma göre daraltarak cevap vereyim. Ben bu ayrımı ulaşılabilir hedefler/dilekler ve ulaşılması zor ya da imkansız olanlar şeklinde yapıyorum. "dünyayı gezmek" benim şu an ne maddi ne de zaman açısında altından kalkabileceğim bir şey değil. Eskiye kıyasla dünya turu yapmak sadece zengin eğlencesi değil aslında. Türlü ucuz barınma ve seyahat yöntemi olduğunu düşününce birine "dünya turuna çıkmak istiyorum" deyince kişinin aklına cebimdeki para değil bunu göze alıp almadığım geliyor. Yani bunu yapıp yapamayacağımı sadece ben biliyorum. Karşımdakini bunu yapabileceğime inandırabilirim. Ama 6 ay sonra "hani dünya turu noldu?" derse eğer küçük düşeceğim için büyük laf etmiyorum peşinen.

Dolayısıyla benim için cevap; istediğim şey ulaşılabilir bir şeyse eğer o konuda spesifik olabiliyorum. Biraz daha netleştireyim. Spesifik olarak belirttiğim şeye sahip olmak için imkanım varsa eğer neden özellikle o şeyi tercih ettiğimin nedenleri de belirginleşiyor.

Bu benim kendi bakış açımdı. Başkalarında daha farklı şeyler gözlemledim. Uç bi örnek olacak. "ilerde tesla almak istiyorum" diyen birinin ne iş yaptığını, çapını bilmiyorsan eğer torna tezgahında çalışan bi işçi olduğunu varsayamazsın. Teslaya uygun olacak bi imaj çizer sende bunu söyleyerek. Buradan hareketle insanlar spesifik şekilde hedeflerini/dileklerini belirtebiliyorlar çünkü olmak istedikleri, görünmek istedikleri kişinin profili onların kafasında çok spesifik.

Soru baya geniş perspektif istiyor o yüzden nereden yaklaşayım bilemedim.
0
IncredibleMau
(15.05.21)
Kendini tanımakla, kendine kulak vermekle ilgili diye düşünüyorum neyi istediğini ve istemediğini bilmenin. Tamamen senin keyfine kalmış, başka hiçbir kısıtlamaya tabî olmayacak bir konuda canın neyi yapmak, neyi seçmek istiyor? Ne sana lezzet veriyor? Bunlar üzerine düşünülecek ve deneyimlerle desteklenecek şeyler. Bu şekilde isteklerimizi keşfediyoruz.

İstekler ise gerçekleştirmeye yetecek imkan olup olmamasına göre ya hayal olarak kalır ya da hedeflenen bir şey haline gelir. Örneğin akademik kariyer hedefim var. Araştırma yapmaktan, soyut kavramlar üzerine düşünmekten, bilgiyi işlemekten bağlantılar kurmaktan keyif aldığım için sosyal bilimler alanına yöneldim. Ama bir şeyden keyif almak, onu hedeflemek için yeterli değildir. Yöneldiğim bu şeyde başarılı olacak niteliklere sahip olup olmadığımı irdelediğimde cevap evetse bunu halletmek artık elimde olan bir şey. Dolayısıyla bu bir hedef artık. Aynı şey dünyayı gezmek için geçerli. İnsanlar neden dünyayı gezmek istiyor? İnsanlık tarihinde önemli yere sahip yapıları görmek istiyor olabilirler, farklı kültürlere ait lezzetleri tatmak istiyor olabilirler vs... demek ki kilit şeylerden biri de merak. Siz neleri merak ediyorsunuz ya da neleri deneyimlemek size keyif verecek?

1 2 ay çalışmadan takılsam deyip sonra bundan memnun olmamanız da bir çeşit kendinizi tanıma aracı bence. Vaktinizi nasıl geçirdiniz o 1 2 ay boyunca bilmem ama demek ki istediğiniz şey o yaptığınız şey değilmiş. Artık bunu biliyorsunuz *-* Belki o süreyi daha farklı değerlendirseniz fikriniz bu yönde olmayacaktı.

Dünyayı açık haritalı bir oyun gibi düşünüyorum ben, bedenim de yönlendirdigim bir avatar gibi. Keyfim ne istiyor diye düşünüyorum, neyi kurcalamak istiyorum, neyi merak ediyorum, ne bana zevk veriyor, ne gönlümü hoş ediyor... Bunlar zaten herkesin kendi içine bakınca cevabını bulacağı sorulardır.
0
Micella
(15.05.21)
Ailen ihtiyaç fazlasını sağlıyor muydu?
Yani aslında ihtiyacın olan şey bir çikolatadır ama yaramazlık yapmaman için, daha çabuk susman için, daha fazla ilgilenmiş olmak için sana cikolata + oyuncak verilmiştir. Bu yetiştirme tarzı ileride arzu/arzuya ulaşma bilincinde sağlıksız sonuçlar doğuruyor. Tabi ki bu tek seferlik davranış biçimiyle açıklanacak bir durum değil, ailenin genel tutumu fazla vermeye yakınsa tatminsiz, istek bilinçsiz bireyde en önemli etken olarak karşımıza çıkıyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.05.21)
Tamamen karakterle alakalı.
Her konuda kararsız kalan ve onu şöyle yapsam bu nasıl olur diye düşünen birisi olduğun için ben de kararlı olan kişileri anlamıyorum:)
0
neysene
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(12)

Bekar birisinin ev alması ne kadar mantıklı?

anarsika
Kredi çekilecek ve o evde oturulmayacak. Ev nispeten öğrencilerin yaşadığı tarafta 1+1 gibi küçük olacak ve bu eşyalı kiraya verilecek. Şöyle söyleyeyim ev 150bin, eşyalı kiralık 1250-1500 arası olarak düşünüldüğünde saçma bir iş mi olur? Yatırım ve kendini güvende hissetmekle ilgili birazda soru. D
Kredi çekilecek ve o evde oturulmayacak. Ev nispeten öğrencilerin yaşadığı tarafta 1+1 gibi küçük olacak ve bu eşyalı kiraya verilecek. Şöyle söyleyeyim ev 150bin, eşyalı kiralık 1250-1500 arası olarak düşünüldüğünde saçma bir iş mi olur?
Yatırım ve kendini güvende hissetmekle ilgili birazda soru. Dövizde duran az buçuk parayla, bir şeylere sahip olma arasında gidip geliyorum.
0
anarsika
(15.05.21)
çok farklı bir yorum yapacağım. yarın öbür gün ülkede enflasyon fırladığı zaman yiyecek paran varsa ev al. ama o gün geldiğinde nakiti olan kral olacak. evi yiyemezsin. dövizde tutmak mantıklı. benim bakış açım bu açıkçası. standart bir ülkede yaşamıyoruz.
0
do you remember me
(15.05.21)
100 ayda kendini amorti edebilecek bir yatırım kulağa çok iyi geliyor. Ancak her zaman ilk ev olarak kendi oturacağınız evi almanız tavsiye edilir, kiradan kurtulmuş olursun. Bence biraz daha parayı tutup kendi oturacağın ev için krediye girmen daha mantıklı olur.
0
roket adam
(15.05.21)
Kiracıya güvenerek yola çıkmamak lazım. Bilinen, tanınmış insanlar bile ev sahibine zorluk çıkartabiliyor. Babamdan biliyorum. Öğrenci de olsa ünlü de olsa evin maliyeti kaç olursa olsun sorun yaşamadığı kiracı olmadı diyebilirim. Ev bence siz oturacaksanız alması mantıklı bir eylem.
0
ruhen hastayim ben
(15.05.21)
ayda 1500 lira kira alabileceğin bir evi 150 bin liraya alabiliyorsan kesinlikle düşünme bile.

250 kira hesabına göre o evin bedelinin 350'den aşağı olmaması lazım. Bana pek mantıklı gelmedi o evin 150 bin olacağı ya da 1500 lira kira getirebileceği.
0
himmet dayi
(15.05.21)
Aynısını yaptım

Pandemi döneminde düşük faiz ve 10 bin tl peşinat ile 100 bine 1+1 aldım , içinde kiracısıyla. 60 ay vade yaptım.

İyi ki almışım.
0
paramolacak
(15.05.21)
himmet dayi +1

150 binlik eve 1.500 kira olsa sana gelmeden o evden büyükbaşlar 15-20 tane alır sanki. fiyat / kira oranı gerçek olamayacak kadar iyi.

şöyle söyleyeyim 2019’da 315 bin tlye sattığımız evden aldığımız kira 1100 tl civarıydı. 2019 diyorum.
0
garavel
(15.05.21)
@garavel

benim de 2,5 yıl önce 1350 lira kira verdiğim daire 325 bine satılmıştı. Bi yanlışlık var ortada.
0
himmet dayi
(15.05.21)
Kira getirisi farazi zaten arkadaşlar. Ev yeni, eşyayı da içine ben koyacağım okul çevresi 1250'den aşağı olmaz diye düşünüyorum. Çamaşır mak, yatak döşek.
0
🌸anarsika
(15.05.21)
@paramolacak ne kadar kira alıyorsunuz şu an? Ev fiyatı kesin sonuçta ve cillop gibi ev. Ne kadar az olabilir diye düşünüyorum.
0
🌸anarsika
(15.05.21)
kira hesabi yaparken evin bos kalacagi sure, sorun cikartan kiracilar, odenmeyen kiralar. kiraci ciktiktan sonra eve yapilacak tadilat, vs. de hesaba katilmali.
0
crucio
(15.05.21)
@anarsika Normalde 700 alıyordum ama pandemi koşulları nedeni ile 500 e düşürdüm kiralarını. Burası Ortadoğu burada ekonomi kitaplarda yazdığı gibi karşılığını bulmaz, ev her zaman değer kazanır , varsa gücün yapıştır hocam. Hiç bir şekilde zararı olmaz. Ha yarın öbürgün nakit mi lazım, milletin ağız kokusunu çekeceğine ya da gıdım gıdım para biriktirme sarmalına döneceğine satarsın alırsın paranı.
0
paramolacak
(15.05.21)
Üniversite işi biraz sorun. Neredeyse iki yıldır üniversiteler kapalı. O ev şu an sizin olsaydı iki yıl kira alamayacaktınız. Ne zaman açılacağı da belli değil. Bir yıl daha açılmasa bir yıl kira alamayacaksınız. Şu an için bunu da düşünmek lazım. Evli olmayan birinin ev alması mantıklı ama şu an için mantıklı gözükmedi. Bu arada 1+1 ev için 1250 kiranın çok olduğunu düşünüyorum. Bu fiyatı ödeyenler genelde elektrik, su, doğal gaz, internet dâhil ödüyor. Sadece eşya kurtarmaz.
0
dissendium
(15.05.21)
(2)

Şantaj Virüsü

scholes
Merhaba arkadaşlar,Bilgisayarıma şantaj virisü bulaştı. Hiçbir dosyayı açamıyorum, para istiyorlar. Bütün dosyaların formatı değişmiş. Bunu çözebilecek yerler var mı?
Merhaba arkadaşlar,

Bilgisayarıma şantaj virisü bulaştı. Hiçbir dosyayı açamıyorum, para istiyorlar. Bütün dosyaların formatı değişmiş. Bunu çözebilecek yerler var mı?
0
scholes
(15.05.21)
Bunları deneyebilirsin ama %99.9 ihtimalle işe yaramayacaktır: noransom.kaspersky.com Ya parayı ödeyeceksin ya da dosyalarına güle güle diyeceksin.

Antivirüs tarzı bir uygulama kullanman gerekirdi.
0
roket adam
(15.05.21)
Geçmiş olsun gittiler. Parayı veremiyorsanız dosyaları unutun.
0
zoghurt
(15.05.21)
(8)

Özel üniversite ücretlerinde indirim yapılıyor mu?

mkrk
İyi bayramlar,Aslında sormak istediğim burs vs haricinde farklı yollardan pazarlık yaparak indirim yaptırmak mümkün mü? Özel sağlık sektöründe bile insanların sağlık hizmeti için pazarlık yapıp indirim yaptırdığını biliyorum. Ama özel eğitim sektöründe bu tip şeyler mümkün mü bilgim yok. Tecrübesi v
İyi bayramlar,

Aslında sormak istediğim burs vs haricinde farklı yollardan pazarlık yaparak indirim yaptırmak mümkün mü? Özel sağlık sektöründe bile insanların sağlık hizmeti için pazarlık yapıp indirim yaptırdığını biliyorum. Ama özel eğitim sektöründe bu tip şeyler mümkün mü bilgim yok.

Tecrübesi ve bilgisi olanlar paylaşabilir mi?

Teşekkürler.
0
mkrk
(15.05.21)
arkadaşım %75 ile kazanmıştı, %50 ödüyordu. olabilir yani.
0
rose parks
(15.05.21)
Özel üniversitede burslu okudum. Daha "bunun bize oluru nedir" tarzı indirim alan arkadaşım olmadi.

Belli indirimler var; sporcu, mezun ailesinden, vs vs ama bunlara girmeyip indurim alan görmedim.

Bana göre oluru yok ki böyle pazarlık usulü öğrenci alacak yerde de nasıl okunur bilemiyorum.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Mümkün,

Sonuçta oralar üniversite falan değil ticarethaneler. Ayakkabı aldığın esnaf mantığı ile aynı mantık
0
paramolacak
(15.05.21)
kardes indirimi, pesin odeme indirimi, ib school indirimi, tercih siralamasi indirimi (bize ilk 3te yer ver, su kadar indirim al gibi)... bunlar disinda hic duymadim. bunlar da normal seyler zaten. yani pazarlikla olmaz bu isler. en azindan isim yapmis olanlarda olmaz.
0
Kittie
(15.05.21)
Ben lise sondayken bi özel üniversitenin programlama yarışmasına katılıp birinci olmuştum. "Bizi tercih et gel, puanın yetmese bile %100 burslu yaparız seni" demişlerdi. Kötü bir üniversite de değildi. Oluyor yani böyle şeyler, ama en azından burssuz girecek kadar puan alabilmesi lazım öğrencinin.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Pazarlıkla indirim yaptırdım yüksek lisansa başlarken, bilgi üniversitesiydi yeni açılan bir bölümdü, iyi mezunlar istiyorlardı vs vs
0
roket adam
(15.05.21)
Barajı geçemeyen tipler bile yalvar yakar, torpille oralarda okuyabiliyor. Bizzat şahit oldum.
0
ruhen hastayim ben
(15.05.21)
"Mütevelli Heyeti Bursu" diye geçiyor mesela bizimkinde, diğerlerinde de benzer bir uygulama olabilir. Tamamen yönetimin kanaatine bağlı olarak çok farklı burslarla okunabiliyor.
0
tel tokasini duzelten samuray
(15.05.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.